Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '12

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
593
 

Rahmetliyi nasıl bilirdiniz

Rahmetliyi nasıl bilirdiniz
 

— Rahmetliyi nasıl bilirdiniz?

- İyi bilirdiiiik!!!

- Rahmetliye hakkınızı helal ediyor musunuz?

- Helal olsuuunnn!!!

Ya o sana hakkını helal etti mi acaba?

Şayet ona sorsalardı seni;

— Nasıl bilirdin onu? diye,

- İyi bilirdimmm...

Der miydi acaba?

- Yoksa;

- Gayet iyi bilirim ben onun ne kadar hain, ne kadar düzenbaz, sahtekar, kötü fikirli olduğunu, kimin ağzından dişini canlı canlı sökebilecek kadar cani olduğunu, gözünün yaşına bakmadan öfkesini kusacağını, akrep gibi soktuğunu, mikser gibi ortalığı karıştırdığını. Nelerini bilirim ben onun. Onun içinin gayya kuyusu gibi pis olduğunu, o pisliği fırsat buldukça insanların üstüne kustuğunu... İnsanların başına ne çoraplar örmeye kalkıştığını çok iyi bilirim... Ben onu kendimi tanıdığım kadar iyi tanırım mı derdi acaba? O sana hakkını helal edip mi gitti?

Alışkanlık olmuş, gidenin arkasından laf olsun torba dolsun diye, mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın falan denir ya. Hatta moda oldu şugünlerde facebookta falan hemen yazılır, falanca kişi hakkın rahmetine kavuşmuştur, Allah rahmet eylesin falan falan…

Bazılarının  terlikle ağzına ağzına vurasım geliyor o sözü duyduğumda. Otuzsekiz numara ayağa otuzaltı numara ayakkabı geçirmiş gibi sıkıyor o kelimeler onları, farkında değiller. Ya da dişsiz kalan ağzına dedesinden kalma takma dişleri takmış gibi...iiiğğğğğğ...

Eğreti kalıyor, yakışmıyor...

Yaşarken canından bezdir, elinden geleni ardına koyma, hakkın rahmetine kavuştuğunda da arkasından timsah gözyaşları dök, vah vahlar içerisinde,  dostlar alışverişte görsün misali yalancıktan laflar et. Yapacaksan dünyadayken yap iyiliğini, göster merhametini, şefkatini sonrada ağız dolusu helal et hakkını, uyduruktan gibi olmasın...

Benim ardımdan iyi bilirdikkkkk, helal olsuuunnnn diyenlere tek tek bakmak isterim,  geceleri  hortlayıp, rüyalarına girip hesap sorabilmek için. İşim yok gücüm yok nasılsa orada… Hem ahir ömrümde bana yaşattıkları sıkıntılar için,  hem de öldüğümde ardımdan riya yaptıkları için...

N.Dilruba ÖRS

21.02.2012 Bilecik

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Adın gibi karmakarışık güzel harika şeyler yazmışsın..)) çok güzeldi.Toplumumuzun buna benzer ne yaraları var... yüreğinize sağlık...

Metin TOPÇU 
 05.07.2014 15:59
Cevap :
Teşekkürler...Sevgilerimle.  07.10.2014 14:40
 

Ölümün kendisi korkunç değildir aslında. Korkunç olan ölen için yapılan çoğu gereksiz abartılı törenlerdir. Günlerce rüyalarınıza girer. Tabut, kefen, mezar. Hepsi birer korku unsurudur. Daha doğrusu cehaletin elinde bu hale gelmiştir. Oysa bunlar çok normal, çok doğal ölenin uygun bir şekilde toprağa verilmesini sağlayan güzel araçlardır. Bunlara ilahi birtakım korkular ve manalar yüklemenin hiç gereği yoktur. Örneğin kefen. İnsanı çırılçıplak toprağa koyamazdık ki. En uygunu budur. Keza tabut. Yine keza mezar. Bunları korku unsuru haline getirmenin gereği yok ki. Aslında bence feryadı figan da pek gerekli değil.

Kerim Korkut 
 06.03.2012 17:49
 

— Sizi rastladığınız ilk mezarlıkta "öleyim de beni şuraya gömsünler" diyecek hale getirmektedirler. Hep korkuturlar. Siz hiç mezarlıkta ölenin hurilerle beraber olabileceğini söyleyeni duydunuz mu? Oysa İslam inancına göre bu da mümkündür. Ölen sanki mezara girer girmez yanmaya başlayacakmış gibi nedense hep dinin ceza yönü işlenir. Sanki bunlar insanları sindirmek için bilinçli yapılıyor gibidir. *Siz hiç "mafya babalarının " cenazelerine katıldınız mı? Onlarda böyle zavallılık, gözyaşı feryadı figan yoktur. Siyahlar giyinmiş kadınları kapkara gözlüklü erkekleri tek damla gözyaşı dökmeden bir heykel gibi dururlar. Siz daha tabutu kucakladığınız zaman kabirde azap çekmeye, cehennemde yanmaya başlarken onların göstermelik çelenklerinden başka hiçbir şeyleri yoktur ölüye verdikleri.

Kerim Korkut 
 06.03.2012 17:49
 

Milyonlarca inanan Allaha sadece cehennem korkusuyla ibadet etmektedir. Ölüm bunların en etkili silahıdır. Ölüme çare yoktur. Ölüm kaçınılmazdır, diyerek bir de bu konuda insanların hissiyatını etkileyecek ayin ve törenlerle insanlar düşünemez hale getirilir. Oysa ölüm doğal bir olaydır. Normal bir olaydır. Aklı başında bir insan yaşamının bir gün sona ereceğini bilir. Aslında bizlerdeki ölüm korkusu cehaletle beslenen yobaz din uygulamasının bir sonucudur. Yıllarca korkutmuşlardır bizi. *Bu tamamen normal hayat olayı bir hastalık hali gibi tabii karşılanmalıdır. Elbette ölüm kolay bir şey değildir. Çünkü netice de bu dünyadan temelli ayrılıp gidiyorsun. Elbette sevilen insandan temelli ayrılmanın verdiği üzüntü de var. Bunlar tamamen normal. Ancak "kabir azabı, cehennem ateşi." diye diye geride kalanlarda korkunç bir moral bozukluğu ve üzüntüye neden olmaktadırlar.

Kerim Korkut 
 06.03.2012 17:48
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 899
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1563
Kayıt tarihi
: 18.12.08
 
 

Yaşamayı seven, yaşamı dürüst ve içten yaşayan, evi, eşi ve iki yavrusunun annesi... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster