Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
305
 

Ramazan’a dair!

Ramazan’a dair!
 

Din ile mantığımı bir noktada birleştirmeyi, bir noktada da ayırmayı bildim, hep, çok şükür!

İnanç ile dinin aynı olmadığını, safsata ile aslın uyuşmadığını…

Amacın aslında insanları korumak olduğunu, insanlara bir takım değerleri, bir takım gerçeklerin farkındalığını sağlamak amacıyla belli şeyler söylendiğinin de ayrımındayım!

Yoga yapmış birisi olarak namazın amacını bilirim, örneğin!

Hoş, dokularımda vardı, bilişim belki de çocukluğumdandı, o nedenle dil, din,ırk ayrımı yapamadım hiç, o nedenle havalara giremedim, çirkince bir kızın karşısında utanmışlığım da ondandır, ilahi adalete hep inandım, o nedenledir ki belki mavi gözlerimin bedelini fazlasıyla ödedim!

Oruç nefse hakimiyet anlamındadır!

Nefse hakim olmak için ille ki Ramazan ayını beklemek de elbette dini anlamamak ve kötüye kullanmaktır!

Orucun amacı nefse hakim olmak ile birlikte aç insanların durumunu anlamaktır!

İftarda yiyeceği çeşitli yiyecekleri düşünerek oruç tutan bir insan nasıl olur da bulamayanı anlar?

Anlaması için iftarda da ekmeksiz kalması lazım!

Aslında yaptırımları, niyetleri anlasa ya, oruca bile gerek kalmayacak!

Dokularımdan biliyorum, amaç anlatmak, amaç görmelerini, bilmelerini sağlamak!

Tok iken açın halinden anlıyorsan ve Ramazan olması gerekmeden, paylaşıyorsan eğer lokmanı, oruç tutma zaten!

Dersini geçmişsin sen!

On bir ay boyunca her türlü sapkınlığı yapıyor, insanların hakkından çalıyorsan, oruç da tutma ne olur!

Hani bu kadar basit değil bence…

Oruç tutmam! Namaz kılmam! Hatta şu haliyle Müslüman’ım da demem!

Yalanım yok!

Benim diyenden daha iyi anlamış olduğumu düşünüyorum yine de Allah, Tanrı, adı her ne ise, tüm bu yaptırımlarda varılmak istenen bir yer var: Empati!...

Nerede, hangi surede der, bilemem, ama demiştir, eminim, “kendin gibi bil herkesi!”…

Sana yapılmasını istemediğin bir şeyi yapma başkasına!

Kimsenin kimseye güç gösterme hakkı yoktur, eşittir her insan, anlamıyorsan, kork benden!

Aslında korku yoktur sevgide, Allah, Tanrı, ya da ne ise adı, korkutmak değildir amacı ama öyle bireyler vardır ki aramızda, ama kocadır, ama baba, anne ya da teyze, anlamazlar bir türlü Allah adıyla geçmedikçe…

Yanlış oldu, korkmadan dizginlenemezler, bu nedenle ilahi bir güç olarak korku denenmiştir, bu gibi şahsiyetler düşünülerek!

Ama… Dokularımdan biliyorum ki… Allah, ya da Tanrı, adı her ne ise, önemli olan enerji, istediği gibi bir insanım, namaz kılmasam, oruç tutmasam da…

Basamak olarak kullanamam bir insanı, emeğine saygısızlık edemem…

Bir başka kişiden kendimi daha özel hissedemem!

Bana yapılmasını istemediğimi, bıçak saplasalar başkasına yapamam!

İhanet de edemem, yalan da söyleyemem!

Başkasının lokmasında gözüm kalması ne kelime, paylaştıkça lokmamı sevinirim! Son rızkımdı diye üzülmem!

Kimsenin mutluluğunda gözüm kalmaz, mavi gözlüyüm diye korkanlar olsa da…

Olabildiğince yargılamam!

Boş bulunup ufacık bir konuda yargılasam bile, bin katını yaşarım, “Yakışmıyor sana” diyor sanıyorum adı her ne ise…

Neyse…

Biz anlaşıyoruz bir şekilde…

Namaz kılmasam da, oruç tutmasam da… Kabe’yi ise hiç ziyaret edesim yok!

Ama biliyorum ki bir yerlerimde, yüreğimde ya da hücrelerimde, arzu edileni anladım!...

İnsan olmaya çalışıyorum!

Becerebildiğim kadar sırat köprüsünden geçeceğim!

Hoş, varsayılan, ama bir geçiş elbette ki var!

Bunca zaman yaşadın, söyle bakalım, insanlığı deneyimlerken insanlık adına ne yaptın?

Namaz kıldım! Oruç tuttum! Kabe’yi ziyaret edip Hacı oldum!

Eeee…

Korkuyla yaptığın şeyler bunlar, yap demesem yapmazdın, bunları yaptın da ne kadar anladın?

Hırsın acıttığını, sevginin bedeli olmadığını öğrendin mi, yargılamadan yaşamayı, hoşgörünün neden gerekli olduğunu mesela?

Kişinin özgür iradesine, tercihi her neyse, saygı duymak gerektiğini? Kimsenin özgürlüğünü kısıtlama hakkımızın olmadığını?

Dur şöyle...

Beriki gelsin!

Neyi neden yaptığını bilmeyen insanlar, kölelikten kurtulamazlar!...


Gülgün Karaoğlu
Ağustos,31/08

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Öleceğine yakın, kötü alışkanlıklarını bırakanlar. Muhtemelen haram gelirlerini harcayarak günahlarını affettirme çabasına girenler, vs,vs,vs,! Sıkça karşılaştığımız bu örneklerin hiç yaşanmaması dileklerimle. Selamlar.

Arif ÖĞÜTÇÜ 
 31.08.2008 2:39
Cevap :
Arif Bey'ciğim, kişi kendini biliyor aslında, kandırıyor sanıyor, o başka! Bir de kendini bilmeyenler var ki, işte onlardır zararından korkulacak kişiler! Hem kendilerine hem de çevrelerine zararları vardır ama düşünme, empati duyuları azdır! Cahil olana kızamayız, bilmediğindendir, hem cahil hem de bilmişlik taslayanlar vardır ki, işte onlar bir anlamda süne zararlıısıdır! Sevgilerimle...  31.08.2008 2:51
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1269
Toplam yorum
: 4372
Toplam mesaj
: 226
Ort. okunma sayısı
: 1331
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster