Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '13

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
882
 

Ruhun Aynası," Enneagram " ile Hayata yeniden....

Ruhun Aynası," Enneagram " ile Hayata yeniden....
 

Sizi, size sorsak nasıl cevaplarsınız? Kimsiniz? Kendinizi nasıl anlatırsınız? Acaba anlattığınız gerçekten siz misiniz? Başkalarının tanıdığı siz, ile sizin tanıdığınız siz kişi mi? Kendinizi ne kadar tanıyorsunuz? Gelin gerçekçi olalım, hakikat aynasına bakacak cesareti bu gün bulamazsak yarın, büyülü aynaya bakan güzel kraliçe, çirkin cadıya dönüşebilir.

Peki, nedir kendini bilmek, tanımak? Nasıl tanıyacağız kendimizi? Bu sorulara doğru cevap verebilmek için öncelikle “KENDİM” dediğimiz varlığın, nasıl bir varlık olduğunu anlamak gerekir. Kişilik yapısı, karakter, mizaç kavramları arasında nasıl bir ilişki var ona bir bakalım.

Mizaç, değiştirilmesi mümkün olmayan, kişinin doğuştan getirdiği kendine özgü temel özellikler olup, eskiler bunu “ can çıkar, huy çıkmaz ” gibi deyişlerle ifade ederler.

Kişilik ise, sahip olunan mizaca göre bebeklik evresinden itibaren şekillenmeye başlayan, yetiştiği aile ve kültür ortamı ile yoğrulan, bütün bedensel özelliklerin, içgüdülerin, eğilimlerin, kazanılmış deneyimlerin tümüdür. Kişi kendisini, diğer insanları, çevresini ve evreni kişilik yapısına göre algılayıp, yorumluyor. İşte insanların bakış açılarının farklılık göstermesi, kişiden kişiye değişen bu kişilik   özellikleri dolayısıyla meydana geliyor. Yaşantı sürecinde elde edilen deneyimler nedeni ile de kişiliğin, bir takım özelliklerinde değişimler oluşabiliyor. Deneyimler, insanın bakış açısını, davranış tarzını değiştirebiliyor. Ancak bu değişimler uzun zaman içinde çok yavaş gerçekleştiğinden kişi tarafından sezilmesi zor oluyor. Bunun içindir ki, kendimiz, ve ya çevremizdeki insanlar tarafından “kendimi tanıyamıyorum.”, ya da  “ sen çok değiştin, böyle değildin “ gibi söylemlere maruz kalıyoruz. Öyleyse , “kendim” ve ya “ben” dediğimiz, uzun zaman alsa da değişip duran bu varlığı tüm yönleri ile nasıl tanıyacağız?

Ben, ego, benlik, nefs adı altında yapılan incelemelerin sonuçları, insanın kendini tanıyabilmesi için insanlığa sunulmuş, psikoloji, felsefe, kuantum fiziği, ilahiyat alanlarında yapılan çok yönlü araştırmalar mevcuttur.

Ömrünü “gerçek” i aramak peşinde Anadolu’yu, Orta Asya,yı gezerek bilgi toplamakla geçiren Gürcü asıllı Gurdjieff  “Kadim Sufi  Bilgeliğini” sufi bilgelerinden öğrenerek batıya taşıdı. Sonrasında da Bolivyalı psikolog Oscar Lehazo ve Şili’li psikiyatr Claudio Naranjo tarafından sistem haline getirilen ( insan benliği haritası olarak nitelenen “ ENNEAGRAM” kişilik analizi ile kendimizi tanımada şaşılacak derecede sağlıklı sonuçlar alınmaktadır.

Enneagram, kişinin kendini tanıması, değiştirmesi ve geliştirmesi gereken yönlerini keşfetmesi amacıyla oluşturulan bir kişilik analizidir. Biyoloji ve psikolojiden faydalanarak, kişilik motiflerini ortaya çıkarmaktır.

Enneagram teorisine göre, insanın asli “ ben” i olan bir özü var. Bu öz insanın asıl varlığıdır. Her insan doğduğunda ( diyafram nefesi ile) özü ile bağlantılı iken, mizacının eğilimiyle, egosunu oluşturarak bir kişilik tarzına doğru şekillenmeye başlıyor ve gittikçe merkezinden ( sıfır noktasından) uzaklaşıyor. Karnından aldığı bağlantılı nefesini, göğüs kafesine taşıyor. Merkezden çevreye doğru ilerledikçe, kişi öz benliğinden uzaklaşıp egosunun denetimi altına giriyor. Bu sistemin belirlediği  “ dokuz” farklı kişilik tipi ortaya çıkıyor. Bunların bir birine  üstünlüğü söz konusu değildir. Enneagram  bu dokuz temel kişilik tipini, üçlü gruplar halinde ;

ZİHİN MERKEZLİ: ( Korku baskın)

DUYGU MERKEZLİ: (Sevgi baskın)

FİZİK MERKEZLİ: (Öfke baskın)

Olmak üzere üç merkez altında topluyor. Ruhun aynası enneagram  “ kendim” dediğimiz varlığın davranışlarını somut ve objektif görebilmek, gözlemlemek, davranışlarımızın altında yatan güdüleri tanımak, dönüşüm sürecini başlatabilmek için farkındalık kazanarak, insanı asli varlığına, özüne döndürebilmeyi hedefliyor.

Korkularımızın, zincire vurduğu benliğimizin esaretinden kurtulmak için bir anahtar olan enneagram ile kendi oluşturduğumuz hapishaneden kaçabilir, yaşamı tam anlamıyla tadabileceğimiz bilgeliğe erişebiliriz. Benliğimizin kısıtlayıcı işlevlerini silkip atabilir, unuttuğumuz gerçek kimliğimizi hatırlayabiliriz. Kişiliğimizin güçlü ve zayıf yönlerini tespit ederek, hayatın her alanında yaşamımızı kolaylaştırabiliriz.

Enneagram, sosyal hayatta (aile, iş, arkadaş ilişkileri), iş hayatında, akademik çevrelerde oldukça etkin kullanılmaktadır.

Stanford Üniversitesinde M.B.A programında, Harvard Ünv.  Hukuk fakültesinde ders olarak okutulmaktadır. Orduların, gizli servislerin de eğitimlerinin bir parçasıdır. Apple, Motorola, Google  gibi dünyanın en gelişmiş şirketleri personel  seçimlerinde ve satış- pazarlama çalışmalarında oldukça başarılı bir metot olarak kullanılmaktadır. Kişilik modelleri ile hastalıklar arasında sıkı bir bağ olduğu ve sağlık için enneagram sisteminden fayda sağlandığı da bir gerçektir.

Öyleyse, bütün sevdiklerimizi, dostlarımızı, arkadaşlarımızı ve hepsinden önemlisi de “ kendimizi” bilmeye değmez mi? Ne dersiniz? 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 57
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4462
Kayıt tarihi
: 19.12.12
 
 

Kainatta nokta, nokta da kainat olan "İNSAN" İnsanı keşfetmek için cıkılan yolda bir yolcu sadece. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster