Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '17

 
Kategori
Rüyalar
Okunma Sayısı
201
 

Rüyalar hakkında beyin fırtınası

Rüyalar hakkında beyin fırtınası
 

Merhaba, bu yazımda hepimizin her gün gördüğü rüyalar hakkında bir beyin fırtınası yapmaya karar verdim. Bu yazıda yer alan bilgiler, tamamen tarafıma ait olup, bu konu ile ilgili herhangi bir alıntı yapılmamıştır.
 
Hemen hemen herkes, uykusunda rüya görüyor. Ancak biz gördüğümüz rüyaların çoğunu unutuyoruz. Bilim adamlarının söylediği şey ise, bu rüyaların sadece %10’luk bir kısmını hatırladığımızdır. Rüya hakkında yapılan araştırmalar, çok eski dönemlere dayanmaktadır. Şu anda halen daha rüyalar hakkında kesin bir kanıya varılabilmiş değil.  
 
Bilim adamları, gördüğümüz bu rüyaların bilinçaltından kaynaklandığını savunmaktadır. Bilinçaltımız bizim geçmişte yaşadığımız ve şu anda yaşıyor olduğumuz her şeyin kayıt altında tutulduğu bir odadır. Beynimiz, bu bilinçaltında yer alan yaşantılarımızı kullanarak rüyalarımızı üretmektedir. Kısacası rüyalar, beynimizin bize oynadığı bir oyundan ibarettir. Rüyalar sadece hayal ve misalden ibarettir.
 
Dinimiz İslam ise, bu konuda şöyle söyler: “Uyku, geçici ölümdür. İnsan uyuduğu zaman, ruhu geçici olarak bedenden ayrılır ve dolaşmaya başlar.” Buna göre, biz aslında her gün bu yarı ölümü yaşamaktayız. Rüyamızda konuştuğumuz, gördüğümüz insanlar, gördüğümüz mekânlar, ruhumuzun bedenden ayrılıp dolaşmasından ibarettir. Ancak ne var ki, uykunun ölümden farkı, ruh bedenden ayrılsa dahi, vücut organları halen daha çalışmaya devam eder. Ölümde ise tüm yaşamsal faaliyetler durur ve ruh asla bedene geri dönmez.
 
Bilim adamları, gördüğümüz rüyaların ayrıca hafızamızdan kaynaklandığını söylemişlerdir. Bazen hiç tanımadığımız kişileri rüyada görmemiz, aslında o kişileri günlük yaşantımızda mutlaka gördüğümüze işarettir. Buna göre, beynimiz fotoğraf çekme ve kaydetme özelliğine sahiptir. Beynimiz, çektiği fotoğrafı kaydeder. Bu kaydettiği yer ise insanın bilinçaltıdır. Kişi rüya gördüğünde, beyin bu bilinçaltına kaydedilen şeyleri rüya halinde tekrar yaşatır.
 
Gördüğümüz rüyalar hakkında bir ilginç gerçek şey daha vardır ki, o da gördüğümüz rüyaların gelecekten haber vermesidir. Gördüğümüz rüyalar bazen hemen, bazen daha uzun süre sonra mutlaka karşımıza çıkabilmektedir. Hatta rüyamızda nasıl gördüysek, aynısı gerçek hayatımıza zuhur edebilmektedir. Kendimden örnek vermem gerekirse; rüyamda gittiğim bir yerin çok kalabalık olduğunu görmüştüm. Hakikaten ertesi sabah, aynı yere gittiğimde, rüyamdaki gibi çok kalabalık bir şekilde gördüm. Sadece ben değil, uykusunda gördüğü rüyanın aynısının, belli bir zaman sonra gerçekleştiği birçok insan tanıyorum.
 
Bazen de, gördüğümüz rüyanın aynısı çıkmasa da, buna verilen anlam gerçekleşebilmektedir. Bu rüyaları yorumlayanlara ise “Rüya Tabircisi” adı verilmektedir. Rüya tabirliği, insanlık tarihinin başlarına kadar dayanmaktadır. Bu rüya tabircileri, gördüğümüz rüyaları yorumlamaya ve bir anlam vermeye çalışırlar. Bu yorumların birçoğu da gerçekleşebilmektedir. Esas olan ise, bu rüya tabircilerinin ehil kişiler olması gerektiğidir.
 
Rüyada görülen olayların yanı sıra, rüyada görülen renkler de rüya tabiri açısından önem taşıyor. Mesela rüyada mavi renk görmek;“Aile hayatında içinde güzel günler geçireceğinize yorumlanır.” Gibi. Bu rüya tabirleri, tabii ki herkes için geçerli olacak diye bir şey yok. Sadece, bu tabirler yorum babındadır ve kimi zaman bir tahminden ibarettir.
 
Benim merak ettiğim konu ise şudur: Bilim adamları, rüyaların bilinçaltından kaynaklandığını savunuyor. Ancak, bilinçaltı sadece geçmişte yaşadığımız ve şu an yaşanan olayları kaydeder. Eğer geleceği kaydetseydi, biz de geleceği bilirdik. Madem bilinçaltı sadece geçmişte yaşadığımız olayları kaydediyor, neden o zaman rüyamızda bize gelecekten haber veriliyor? Bunu eleştirmek için değil, sadece merak ettiğim için yazıyorum. Bize öğretilen, bilinçaltında sadece geçmişin kayıtlı olduğu, gelecekle ilgili hiçbir bilgiye sahip olmadığıdır. Ancak, gördüğümüz rüyalar gelecekten haber verebilmektedir. Yani, yukarıda da anlattığım gibi; rüyalar ya aynı gördüğümüz gibi, ya da anlamlarıyla karşımıza çıkabiliyorlar. Madem bilinçaltında geleceğe dair hiçbir bilgi yok, nasıl oluyor da bu rüyalar bize gelecekten haber verebiliyor?
 
Ya bu rüyalar, bilinçaltımızla alakalı değil, ya da bilinçaltında gelecekte yaşayacaklarımıza ait bilgiler var. Benim bildiğim, bilinçaltımız sadece bizim ona verdiğimiz şeyleri kaydeder. Henüz zaman makinesi icat edilmediğine göre, bilinçaltının bize gelecekten haber vermesi de imkânsızdır. O zaman şu ortaya çıkıyor; bu görülen geleceğe ait rüyaların, bilinçaltıyla ilgisi yoktur.
 
O zaman bize rüyalarımızda gelecekten haber veren başka bir şey var. (Bilime göre konuşuyorum.) Ancak, bizim inancımıza göre; ruh geçici olarak bedenden ayrılıyor ve dolaşmaya başlıyor. O sırada bir şekilde yaşanan olaylar, aynı gün ve aynı saatte gerçekleşebiliyor. İşte, doğrusu da budur. Biz, uyuduğumuz zaman ruhumuz geçici olarak bedenimizden ayrılıyor ve dolaşmaya başlıyor. Bu rüyalar bazen manevi rüya oluyor. Yani, ruh bedenden yine ayrılıyor fakat bunu gösteren Allah’tır. Sonuç olarak sadece manevi rüya görmemiz değil, normal rüyalar da görmemiz bu sayededir. Allah bir ayet-i kerimede şöyle buyuruyor:
 
Allah, (ölen) insanların ruhlarını öldüklerinde, ölmeyenlerinkini de uykularında alır. Ölümüne hükmettiklerinin ruhlarını tutar, diğerlerini belli bir süreye (ömürlerinin sonuna) kadar bırakır. Şüphesiz bunda düşünen bir toplum için elbette ibretler vardır.(Zümer; 42)
 
Bu ayet-i kerime, her şeyi açıklıyor. Biz insanlar uyuduğumuzda, aslında ölüyoruz. Ancak bu ölüm, sadece geçicidir. Yani, bizim belli bir süre ruhumuz bedenimizden ayrılıyor ve zamanı geldiğinde de tekrar yerine geliyor. İşte (bana göre) rüyalardan ulaştığım doğru netice budur. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1904
Kayıt tarihi
: 02.11.15
 
 

27 Eylül 1992/Eminönü-İstanbul doğumluyum. Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İşletme 4. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster