Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Temmuz '07

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
542
 

Sahne ve yıldızlar

Sahne ve yıldızlar
 

Aptal liseli aşıklar... Neden sadece yeni yetmelerin aptal aşık olacağını düşünüp bu terimi kullanırız bilmem ki? Tamam başta kavak yelleri eser o çağlarda ama, aklı başında ve olgun çağında aşık oldum deyip de aptallaşanlar; sanki o liseli gençlerden daha mı farklı yaklaşır aşka...

Aşk denen duygunun; insanı gerçeklerden uzaklaştırıp, yüzlerde o aptal gülümsemeyle dalınan hayal aleminden, uyanışa kadar geçen süre içinde, yaşa başa bakmadan herkese aynı muameleyi yaptığını bilmeleri neyi değiştirir ki? O fırtınaya kapılmışsa insan bir kere, fırtına dinene kadar yaşananlar, mantığın devre dışı hallerinden başka nedir ki? Ha onsekizinde, ha ellisinde....Kapıldıysan fırtınaya yandın demektir, artık Allah yardımcın ola... Her yaşta suratında aptal bir gülümseme; dünya toz pembe; çiçekler, kuşlar, kelebekler arasında laylaylom diyerek dans ederken; başın öyle bir döner ki, çarptığın duvarlara bile ‘’pardon sizi göremedim’’ dersin, mahçup bir edayla...O çarpmalarda o duvarda bıraktığın deri parçalarını da görmez, canın yansa da acısını bile hissetmezsin. Sonra... belki yıllar, belki günler sonra (uzmanlara göre en fazla 3 yılmış); birden o fırtına diner. Ortalığı bir sessizlik ve sukunet kaplar. Kuşlar, çiçekler, kelebekler yok olur ve...İşte o zaman sen ya gümmm diye tosladığın en büyük duvarda başındaki yıldızları sayarken bulursun kendini ya da o duvarın dibinde bir kişi daha görürsün; eli elini sımsıkı kavramış bir vaziyette.

Dans bitmiştir artık, sahne ve dekor da değişmiştir. Ya bir sahnede tek başına yaralarını sarmaya çalışırsın bir köşede salya sümük içinde; ya da amannn deyip tekrar balıklama dalarsın acı patlıcan misali ilk sahneye...Dansa devam yani, partnerin önemi yok, baş dansçı benim nasılsa diyerek!

Diğer sahnede ise iki başrol oyuncusu vardır. Birbirinin rolüne çelme takmadan, kendini ön plana çıkarmaya çalışmadan, çok daha fazla emek ve itinayla oynaman gerekir o sahnede. Eğer oynamak istiyorsan tabi...Eğer bir taraf kebap yapıp, tüm oyunu senin götürmeni bekliyorsa; ya da tam tersi seni sahnenin görünmeyen kısmına itip; ‘’ben, ah ben, en güzel, en akıllı, en en en bennnn’’ diyerek tek başına götürmeye çalışıyorsa alkışı...Bu sahne de erken perde demek zorundadır. Oyunun kuralı bozulmuştur çünkü. Yine perde yerine bir duvar gelir ki; bu duvara toslamak birinci sahneden biraz daha uzun süreli yıldız saydırır. Hele bir de konuk oyuncular varsa, yıldızlar çoğalarak artar... O toslamada birincisinden farklı olarak; ayrı bir tiyatroya nakledilme durumu mevcuttur ki, bu da dekor değiştirmekten biraz daha zordur ve zaman alır...

Ancak oyuncular eğer ikinci perde de rollerini tam provadaki gibi yapabiliyorsa, işte o zaman planlanan finale kadar birlikte götürürler oyunu. Ve bu finalde çokça alkış, yüzlerde huzurlu gülümseme ve oyuncuların birbirine sarılarak kutlama sahneleri görülür ki; işte gerçek yıldızlar oradadır.

Hepimiz oynuyoruz; hepimiz oyuncuyuz. Sahneler değişiyor, dekorlar ve belki de tiyatro binaları...Kaçımız gerçek yıldız olabildik acaba bu oyunda!

Bence çokça yıldızları sayan var ve az miktarda da gerçek yıldız...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ellerime konar sevgili Deniz...Toslayip yildizlari saydigimiz butun duvarlar her daim olacaktir bu tur ikili iliskilerde muhim olan bizIm o duvarlari sahiplenerek iliskimizi saglam tutmaliyiz. BUTUN YILDIZLAR SACLARINDA DENIZ YETERKI SEN GOR....sevgiyle

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 17.09.2007 10:52
Cevap :
Eğer toslanan duvarlar da sağlamsa... Ama yıldızlar bu mutluluğu gerçekten yakalayanlar değil mi? Dileğim herkesin bu yıldızlardan nasibini alması. Saçlarımdaki yıldızları işaret ettiğin için teşekkürler Serap'çım. Sevgilerimle.  17.09.2007 12:27
 

bloğunuzda yazdığınız gibi, misafir oyuncudan habersiz şekilde oynadığını düşündüğün final, kendimizi sonunda ne kadar mutlu eder sizce*
entrikalarla çalınmış taç gibi , çalnmış bir mutluluk, en fazla kaç yıl alır bizimle.
başkasından çaldığımız mutluluğu acaba kim bizden ne zaman çalacak diye her gece ter içinde uyanmalar peki?
hani yıldızlar?
hayathayal değidir.
bunu bilmek gerekir.

ozlem su 
 16.09.2007 16:53
Cevap :
Merhaba, ilginç mesajınızdan sonra bu ilginç yorumla da karşımda buldum sizi. Hayaller veya çalınmış mutluluklarla bir yere varılamayacağını bu yaşa kadar gözlemleme fırsatım çok oldu. Şükür ki ben böyle bir şey yaşamadım. zaten burada gerçek bir sevgi ve saygıyla yürütülen birliktelikler ve bunun finali anlatılıyordu. Beni biraz daha dikkatli okumanızı tavsiye edeceğim size. Çünkü yazdıklarımla yorumunuz pek uyuşmuyor. Sanırım siz farklı bir durum yaşıyorsunuz ve buraya kendi yaşadıklarınızı aktarıyorsunuz. Geniş olarak duygu ve düşüncelerinizi bizlerle paylaşmak için siz de blog yazabilirsiniz. Daha iyi anlaşabiliriz sanırım o zaman. Saygılar.  17.09.2007 10:29
 

Şöyle gönlüme göre biri olsun ne "aşık" olur, ne kanatlarım ama; liseli kızlar solda sıfır kalır. Sonra canım acır, yüreğim kanar mı; bilmem artık. Bu yaşta hala bazı duygularımın tüketilmesini önleyebilmişsem önemli olan bu.:))) Sevgiler, maviyle...mavi umut.

derinmavi.. 
 28.07.2007 11:13
Cevap :
Bu yaştan sonra ne demek mavilim...Duygu ve yaş arasında orantı olmamalı. Sadece mantık ne kadar devrede, bu her yaşta devrede veya devre dışı olabilir. Duygularımız öldüğünde biz de ölmüş sayılmaz mıyız? Sevgiyle ve umutla maviye.  28.07.2007 12:11
 

sonlarda bir yerlerde.:))) galiba bizim prrovalar işe yaradı deniz,cim ne dersin?? planlanan finale dogru gidiyoruz galiba bu gidişle kazasız belasız. Arada arızalar olmuyo değil hani ama:)))) yüreğine sağlık canım. sevgilerimle.

sema öztürk 
 19.07.2007 21:54
Cevap :
Evet siz gerçek yıldızlarsınız ve alkışı hak edenlerden...çok ender alkış alanlardan. umarım hiç bozulmaz sahne performansınız..Sevgiler.  20.07.2007 0:10
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 1379
Toplam mesaj
: 381
Ort. okunma sayısı
: 1577
Kayıt tarihi
: 18.08.06
 
 

Zamandan şikayet ederken, ne kadar hızlı aktığını fark edemeden geçmiş yıllar. Kırklı yıllar, kır..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster