Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '08

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
402
 

Sahne

Sahne
 

Orası bambaşka bir dünyadır. Oraya çıkmadan önce belki de günlerce süren emek, fedakarlık, yorgunluk hatta uykusuzluk sahneye çıktığınız an hepsi birleşip bedeninizde bir titreme yaratır. O an sahnede yaptığınız ne ise titreyerek yaparsınız. Sonra yaptığınız iş bitince gelen alkış sesleri günlerce sğren fedakarlığın, yorgunluğun ve uykusuzluğun izlerini siler süpürür.

Alkış seslerinden sonra insanların sizin elinizi tutarak ''çok güzeldi gerçekten'' sözlerini duyunca o an hissetiğiniz tek şey ağzınızın kulaklarınıza değmesidir. Ve sizin ağzınızdan tek cümle çıkar içinizden yüreğinizden gelerek ''teşekkür ederim''.

Bu yazıya başlarken içimdeki duyguyu nasıl anlatabilirim diye düşündüm. Şimdiye kadar anlattığım aslında hep sizinde gördükleriniz. Bedenin titremesi, alkış seslerinin yüze yansıması... Peki ya içimdeki. İşte onu asla anlatamam. O ancakyaşayarak anlaşılabilir. Onu ancak sahnede olduğunuzda anlayabilirsiniz.

Ama ben sadece şunu söyleyebilirim. İçinde bir şey vardır. Bunu tekrar tekrar yapmanızı ister sizden. Başınızı yastığa koyduğunuzda bile sahnede yaptıklarınız, söyledikleriniz gelir aklınıza. Kulağınızda alkış ve insan sesleri tekrar tekrar ve tekrar geçer. O yastıkta sahnede söylediklerinizi bir daha ve bir daha tekrar edersiniz yüzünüzde aşırı bir tebessümle...

İşte sahne tozu budur. İşte insanlara bir şeyler vermek, onlarla bir şeyler paylaşmak ve karşılığını almak budur.

O alkışın tadına bir kere bakmak, o tozu defalarca yutmayı istemek için yeterlidir.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Tiyatro sanat'ı farklı bir sanat dalı bildiğiniz gibi..çok güzel anlattınız..sevgiler

Mehmet Önkibar 
 13.06.2008 16:45
Cevap :
teşekkür ederim sevgiler...  13.06.2008 21:59
 

bir milyon yıl önce lisenin yıl sonu etkinliğinde almıştım o tozu. Zor atmıştım kendimi konservatuar kapılarına. zor, çok zor ama bir o kadar da mutlu eder insanı. Ben hikayemi kucağımda bir klasik gitarla aktarıyorum insanlara. bazen bir kültür salonunda yüzlercesine, bazen tahta iskemlelerin üstündeki üç beş yazlıkçıya. Çok şey getirdiniz aklıma uzatmayayım:) hep can-ı gönülden tebrik edilmeniz dileğiyle.

seringel 
 10.06.2008 20:35
Cevap :
teşekkür ederim.ben o tozu daha çok yutmak istiyorum.tek bir salonda kalmasını istemiyorum.çok zor ve güzel günler bunlar insanın her zaman hatırladığı güzel günler...  11.06.2008 12:41
 

Kişinin istediği şeyi yapması kadar güzel bir şey yok dünyada..Yaptığınız işten zevk almak, onun size kattığı doyumsuz haz....Paha biçilemez... Sevgiler..

papatya altı yüz elli 
 09.06.2008 9:14
Cevap :
evet ben oyun oynarken kendimi sahne ile bütünleştiriyorum ve kendimi buluyorum sahnede... sevgiler...  09.06.2008 20:37
 

Ben de amatörce ilgilendim vakti zamanında... En büyük hayalimdi tiyatro sanatçısı olmak.Konservatuarın sınavını kazanamayınza ne çok ağlamıştım... Şimdi iyi bir seyirciyim...Sizi çok iyi anlıyorum..Sevgiler...

papatya altı yüz elli 
 05.06.2008 8:59
Cevap :
evet bende çok seviyorum tiyatroyu izlemeye oynamayada ama oynamayı daha çok seviyorum.sahneye çıkınca kendimi kaybediyorum heyecandan.devamda etmek istiyorum inşallah.sevgiler...  05.06.2008 23:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 53
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 315
Kayıt tarihi
: 28.05.07
 
 

Düzce Akçakoca'da muhasebe okuyorum. 2. sınıf öğrencisiyim. Eğlenmeyi çok seviyorum. Büyük zevk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster