Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Nisan '11

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
900
 

Salon düğünü

Salon düğünü
 

/www.pasta.gen.tr


Düğün kültürümüz nasıl değişti, ne oldu da havasız salonlara mecbur edildik?  

Artık küçücük köylerde bile düğün salonu var!  

Çok lüks olanlarını bilmem ama görüntü neredeyse her yerde aynı...  

Sahne, org, çelenkler, kapıda geleni karşılayan düğün sahipleri, yorgun yüzler, isteksiz sıkılan eller, gülümseme çabaları...  

Salon küçükse yer sorunu!  

“ Biz size İbrahim öğretmenin masasından yer ayırmıştık ama kapmışlar!”  

Hadi oturdunuz içeride bir uğultu, pist mi denir artık, oynanan dans edilen yerde koşturan çocuklar...  

Çocukların kollarından yakalayıp masalarına götürmeye çalışan anneler... Salya sümük ağlamalar...  

İşte gelin damat geliyor, alkış...  

İlk dans...  

Ünlü olma hevesi çoktan kursağında kalmış, oyun havalarının efendisi, kadifeden kesesi, çoğu siyah papyonlu, beyaz gömlekli, rugan ayakkabılı şarkıcı...  

Alengirli pasta kesimi...  

En iyi açıyı yakalamaya çalışan, gündüz fabrika çalışanı gece ekmek davasına kameraman...  

Damat geline, gelin damada pasta yedirdi... Hop yine alkış! Hadi bahşiş!  

Kimi düğünlerde şampanya patlatıldığına, gelinle damadın birbirlerine şampanya içireceğim diye helak oluşlarına da şahit oldum... Kolları düğümlenip hastaneye kaldırılanlar var!  

Arkası kuru pasta, meyve suyu...  

Havalandırmanın çalışmadığının farkına varıldığı dakikalar... Hafif mayhoş ter kokusu!  

Takı merasimi!  

Kuyruk...  

Takı merasimi... Küçük altını kaptırdıktan sonra fotoğrafçıya o mahzun bakış, patlayan flaş...  

Gecenin o saatinde çalışan postacı...  

Telgrafların okunması, her telgraftan sonra ne hikmetse alkışlanması...  

“ İşlerimin yoğunluğu nedeni ile...”  

Sıkıntı... Kapı önünde içilen sigara... Düğünden cenazeye görüşülen akrabalarla laflama... Kim sorarsa hasret gideriş...  

“ Tüm çiftleri dansa davet ediyoruz...”  

Masa altından kolaya karıştırılan votka...  

Erkek tarafı, kız tarafı, döktürme...  

Damat havası, oyun havası, kasap...  

“Yeni evli çifte mutluluklar diler salonumuza yine bekleriz!”  

 

&&&  

 

Saçak atlarına kurulan kırmızı beyaz muşamba kaplı masalarda yenen kavurmayı, pilavı, sabahtan yapıldığı için ekşise de salatayı ve neredeyse unuttuğumuz zerdeyi...  

Davulu, zurnayı köy düğünlerini özledim velhasıl...  

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Pastaya bahşiş niyetine dikine saplanan paralar ve diğer bahşiş isteme kepazelikleri... Şimdi yavaş yavaş hikah salonları giderek ağırlık kazanıyor. Köy düğünleri ise mahallede sokak kapatmalarında kafa patlatan kına gecelerinin "maskelemesine" dönüştü))) Gerçi o da yasaklandı ama; belkide buluduğum çevre için geçerlidir. Ustalıkla gözlemlemleyip aktarmışsınız bence kültür geçişinde uğrak yeri olması kaçınılmaz "düğün salonlarını..." Ellerinize sağlık.

DurmuşGüler 
 13.04.2011 17:37
Cevap :
Bahşiş olayı başlı başına kepazelik gerçekten... Çiçekçisi, pastacısı, garsonu, kameramanı...  15.04.2011 0:45
 

o köy düğünlerinde yapılan yemekleri çok özledim ben, bol yağlı şehriye çorbası, sıkma, keşkek, kapama ve tatlı. ya baklava ya kadayıf.. Offf diyette olmak da zor...

Nilay Yıldırım 
 13.04.2011 9:55
Cevap :
Kapama! Vay anam vay... Tepsi gözümün önüne geldi şimdi... Allahtan diyette değilim : )  13.04.2011 23:29
 

İnsanlar tahta sandalyeli, çamlıca gazozlu, Beğendik meyvelili,çekirdek çıtlamalı yazlık sinema salonlarında izledikleri Filmlerde kızlarımız kendilerini sosyete gelinleri ile, damatlar Fakir ama gururlu jönlerle özleşmeyi yeğ tuttular. Kız anaları ille de kasabada düğün diye tutturdu. Başlık parasını kaldırmak için çaba harcayanlar gelenekleri görmezden gelip modernleşme adına başlık parasından da çok tutan salonlara ne gerek var demediler. Çünkü kendileri ya da yakınları salon açmıştı.Kapitalizmin daha lüks yaşama adı altında dayattığı tüketim toplumuna doğru hızla koştuk..koşturulduk ama işimize de geldi. daha zengin görünmekti niyetimiz. Kan kusalım ama kızılcık şerbeti dememizi isteyen bir dayatmacı erk ele geçirdi yönetimleri. offf Ali yaaaa. açtırdın kutuyu, bitmez çocuk bu bitmez yazmakla.. Ancak sen özlersin, Sema bacım özler, ben ve bir kaç dangalakta daha özleriz, anılardann çocuklarımıza aktarmaya kalkarız. " amaaann" diye burun kıvırılır, anlatmaktan bile çekinir oluruz..

Ömer Sebahattin Çetin 
 13.04.2011 5:51
Cevap :
Ne bileyim be agacım... Tatsız, tuzsuz oluyor zamane düğünleri, insanın gidesi gelmiyor... Şu beğendik meyveliye takıldım, internetten araştırdım ama herhangi bir bilgiye ulaşamadım... Senin yorum, benim yazıyı gölgede bırakmış, eline koluna sağlık... En yakın zamanda bir araya gelelim de Uludağ gazoz içerken çekirdek çitleyelim : ))  13.04.2011 23:26
 

Merhabalar, Düğün salonlarındaki düğünlerden herkes gibi ben de nefret ediyorum. Hele de o seslendirme düzeninden çıkan yüksek desibelli seslerden. Bahsettiğiniz gibi havasız kalmak ve diğer ayrıntılar da cabası. Ben de bu düğün salonlarında gençliğimde bir yılı aşkın bir süre müzisyen olarak çalıştım. Davullu zurnalı ev düğünleri de çok yaptık. Kendi çocuklarımıza gelince onların düğünlerini emin olun düğün salonu ile nikah salonunda yaptık. Yine küçük yerleşim birimlerinde davullu zurnalı köy düğünleri gibi düğünler yapabiliyorsunuz da, büyük şehirlerde malesef olmuyor. Orta halli insanlar için büyük şehirlerde yapılacak en güzel düğün merasimi nikah salonu... Saygılarımla.

Pervane 
 13.04.2011 1:55
Cevap :
Ağabey kusura bakmazsan nikâh salonlarında evlenmeler de çok yavan geliyor bana... Tiyatro gibi... Sahnede evlenen çift, şahitler, nikâh memuru... Konuklar aşağıda, beş dakikada bitiveriyor...  13.04.2011 23:35
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1280
Toplam yorum
: 7730
Toplam mesaj
: 187
Ort. okunma sayısı
: 1109
Kayıt tarihi
: 09.08.06
 
 

Deniz tutkunu.Amatör kıyı balıkçısı. Aynı Şarkı ve Ilık Havada Hoşça Kal adlı kitapların yazarı ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster