Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Haziran '17

 
Kategori
İlişkiler
 

Samimiyet, Saygı, Suistimal

Huzur ve mutluluk. Bir dileğin var mı sorusuna en çok verilen iki yanıt. Peki nerede bu huzur? Neden mutlu olamıyoruz? Belki de sorun bizde değil, etrafımızdadır. Olamaz mı? O halde bu yazıda dış faktörleri ele alalım.

Dış faktörler nelerdir? Çoğu zaman etrafımızda arkadaş sıfatıyla dolaşan, samimiyet ile suistimali birbirine karıştıran kişilerdir.

Samimiyet dürüstlüğü, içtenliği barındırır. Özel günleri beraber kutlamayı tercih etmektir, alınan hediyeyi beğenmediğinde ben bunu değiştirmek istiyorum diyebilmektir, illa ki dışarıya çıkalım, şu mekanda boy gösterelim demeden evde bir çay demleyip keyifle sohbet edebilmektir, paran olmadığında mazeret uydurmaksızın benim bu iş için bütçem yok, erteleyelim diyebilmektir, bir hastalık anında birbirine sahip çıkabilmektir.

Suistimale gelecek olursak… Hayır diyemeyeceğini bildiği için seni istemediğin durumlarla baş başa bırakıyorsa, bunun adı samimiyetin suistimal edilmesidir. Sen bu ay ikramiye aldım dersin, o da o ay tüm hesapları sana ödetir. Bu hafta sonu boşum, evde yatıp biraz dinleneceğim dersin, o da kendine program yapar, bakman için emrivaki çocuğunu sana bırakır. Eşi ile kavga eder kafanı şişirir, aldatılır ağlar, aldatır anlayış bekler. Tavsiye verirsin uygulamaz, susarsın, yorum yapmazsın, bu sefer de olan biteni onaylıyormuş pozisyonuna düşersin, kendi kendine rahatsızlık duyarsın.

Hepimizin maddi manevi desteğe ihtiyaç duyduğu zamanlar oluyor. Ama bu işlerin de bir dengesi var. Kantarın topuzu kaçtı mı, bir bakmışsın duygusal çöplük olmuşsun. Canı sıkılan sana sarıyor, çözüm değil şişirecek kafa arıyor. Seni çok samimi bulduğu için mi? Ne münasebet; bilakis saf gördüğü için. Adını da en yakın arkadaş koymuş, maddi manevi seni sömürüyor. Paran yok neden hala alışveriş yapıyorsun? Nefret ediyorum diye ağlıyorsun neden hala onunla birliktesin?

Bu tarz asalak kişileri ayırt etmenin en kolay yolu hayattaki seçimlerini izlemektir. Zira hiçbir davranışlarını kendi seçimleri olarak kabul etmezler. O pahalı elbiseyi almak zorundaydım çünkü çok şık bir yere davetliydim. (Benim canım oraya gidip etrafta salınmak istiyordu demez.) Onunla evlenmek zorundaydım çünkü hamile kaldım. (Ben o kişi ile korunmasız cinsel ilişkiye girerek bu ihtimale yol açtım demez.) Onu bırakamam çünkü maddi gücüm yok. (Rahata alıştım, daha mütevazi bir hayat, daha çok çalışmak bana zor geliyor demez.)

Problematik kişilerde problem tükenmez, tükenen siz olursunuz. Zira asıl sorun yaşananlar değil, onların hayata bakış açısıdır. Kendisi ile barışık olmayan, sorumluluk almaktan köşe bucak kaçan, yaşadığı hayatın kendi seçimlerinin sonucu olduğu gerçeği ile yüzleşmekten kaçınan kişiler ile siz de aranıza mesafe koyun. Anlattıklarını da fazla ciddiye almayın.

Seçimlerini sahiplenen kişiler saygı uyandırır. Varsın en yakın arkadaşınız olmasın ama etrafınızda saygı duyduğunuz insanlar olsun, hayatınızın iyi yönde değişmeye başladığını gözlemleyeceksiniz.

Herkese iyi bayramlar olsun,

Sibel ŞENGÜL

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 6
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 117
Kayıt tarihi
: 04.01.17
 
 

Sibel Şengül  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster