Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Ocak '09

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
1261
 

Sanal aldatma aldatmacası

Sanal aldatma aldatmacası
 

www.limoncuk.com dan alınmıştır.


Bir sanal aldatma lafıdır gidiyor.

Nedir bu?

Kimine göre bir internet sohbeti aldatma gerekçesiyle ayrılma sebebi sayılırken, kimisine göre tek gecelik kaçamaklar duygusallık barındırmadığı için yada bazı duygusal yakınlaşmalar cinsellikle sonlandırılmadığı için aldatma olarak kabul edilmiyor.

Aldatmak Nedir?

Şöyle hızlandırılmış olarak bir düşünelim.

Eşiniz yada sevgilinizle (hiç farketmez), uyumlu bir beraberliğiniz var. Her konuda çok iyi anlaşıyor, birbiriniz için yaratılmış olduğunuzu düşünüyorsunuz. Sevgilinizi aldatmak aklınızın ucundan bile geçmeyecek bir şey.

Bir gün Sevgilinizi arayarak, iş arkadaşlarınızla erkek erkeğe birşeyler içmeye gideceğinizi, aslında onunla sarmaş dolaş dvd izlemeyi tercih ettiğinizi, fakat her seferinde atlattmış olduğunuz arkadaşlarınızın bu sefer çok ısrarcı olduğunu, en geç 23:00 de evde olacağınızı söylüyorsunuz.

Bulunduğunuz mekanda tam karışınızda oturan hoş bir bayan var. Nedendir bilinmez elinizde olmadan sürekli o yöne baktığınızı fark ediyorsunuz.

Bu bir aldatma mıdır?

Yok canım daha neler.Üstelik o sizin farkınızda bile değil.

Bir süre sonra, o da sizi fark ediyor. Kaçamak bakışlarınıza aynı şekilde karşılık veriyor.

Bu bir aldatma mıdır?

Neden olsun ki? Hem güzele bakmak sevaptır. Muhtemelen birazdan kalkıp gidecek ve kapıdan çıktığı anda onu unutacaksınız.

Hani olmaz ya! Biz oldu diyelim.

Arkadaşınız, dikkatinizin başka yönde olduğunu fark ediyor. Başını o tarafa doğru çevirdiğinde, gözlerindeki merakın, şaşkınlığa ardından sevince dönüştüğünü fark ediyorsunuz.

Yerinden kalkarak, bayanın yanına gidiyor. Kucaklaşmalarına şaşırıyorsunuz. Meğer o süs bebeği, arkadaşınızın kankası değil miymiş? Bayanlar sizin masaya davet ediliyor. Şans bu ya, süs bebeği de tam sizin yanınıza oturuyor.

Sohbet ilerledikçe süs bebeğinin göründüğünden çok farklı olduğunu, konulara ne kadar farklı açıdan yaklaştığını görüyorsunuz. Oldukça donanımlı, enteresan bir tip. Daha yakından tanıma isteğinize engel olamıyorsunuz. Onunlayken zaman su gibi akıyor.

Kafam güzel, dünya güzel, herşey güzel, sen güzelsin güzelsin, sen güzelsin güzelsin.

İçilenlerin etkisinden midir? Bilinmez. Saçlar, gözler, dudaklar, eller iltifat bombardmanına tutuluyor.

Bu aldatma sayılır mı?

Ne var ya, eğleniyorsunuz işte. Hem şunun şurasında geyik yapmıyor musunuz? Geyiğin boynuz kısmına gelmediğiniz sürece sorun yok.

Bayan bir süre sonra Vaktin çok geç olduğunu kalkması gerektiğini söylüyor.

Saate bakıyorsunuz.

Ooooo, ne çabuk 24:00 olmuş. Sizin de gitmeniz gerekiyor. Kabul ederse, kendisini memnuniyetle bırakabileceğinizi söylüyorsunuz. O da, karşılık olarak evinde bir kahve içmeyi teklif ediyor.

Bu beklemediğiniz teklif karşısında heyecanlandığınızı fark ediyorsunuz.

Aklınıza sizi bekleyen sevgiliniz geliyor. Sonrada yanınızdaki ambalajının açılmasını bekleyen şeker’e bakıyorsunuz.

Amaaannn, bekliyorsa ayazda beklemiyor ya. Evde oturuyor işte.

Hem bu bir aldatma sayılmaz ki. Bir daha görüşmeyeceksiniz. Sadece bu güncük.

Mekandan çıkıyorsunuz. Soğuk rüzgar yüzünüzü yalıyor ve siz bu güzel bebeği yarın nereye davet edebileceğinizi planladığınızı fark ediyorsunuz.

Siz art niyeli değilsiniz ama, şu kör şeytan yok mu. Nasıl da aklını çeliyor insanın

Tövbe tövbe... Tövbeee tövbeeee...

Aldatma, sevgilinizin yapmasına tahammül edemeyeceğiniz noktaysa eğer; Ben daha bakışma kısmında gendi gendime dıkkandım.

Siz işin neresindesiniz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bence var ya, bakışma olayından itibaren, geyiğin boynuz safhasına geçmiştir. Bende dıkandım ve ataş bastı :))) Ayrıca blog'un Silver035 in değindiği gibi nesnel gerçekleştirme becerisinide unutmayalım :)) Eline sağlık Rujo :) Huzurlaa

eLa_Ser 
 03.02.2009 0:22
Cevap :
Sevgili eLa_Ser bu huzurla kelimen tılsımlı galiba gerçekten huzur veriyor insana çooookkk teşekkür ederim.İyiki varsın. Sevgiler.  03.02.2009 10:33
 

:)) Başından sonuna kadar haklısınız... Ben nerelerdeyim,sanırım garbın afakımı sardığı yerde! Teşekkürler Rujo abla...

Serçe! 
 28.01.2009 17:17
Cevap :
Bu serçe de kim ola ki? Nasılda güzel anlatmış kendisini sayfasında. Yorumun için çok çok teşekkürler Tuğba. Sevgilerimle.  29.01.2009 7:59
 

Blogunuz yazınsal ve düşünsel dünyamı derinden etkilemiş olup, içsel sorunsallarımla yüzeysel yüzleşmelerimin önüne geçerek, evrimsel bir gelişimle kendimdeki nesnel gerçekleşmeyi sağlamıştır. Allah sizden razı olsun

silik 
 27.01.2009 14:57
Cevap :
Sizin yatacak yeriniz yok Silver. Size kaç kere dedim beni kategorize etme,benle oynama,yaftayı yapıştırıp bana isim koyma,Mekanikleştirme beni,otomatiklaştirme Yarıştırma sakın onla bunla karşılaştırma .Ah Sezen Abla Ahhh.  27.01.2009 17:24
 

Elalem bu konuda romanlar yazarken biz hala alfebeyi sökemedik anasını satiim. Zaten öğretmen de "Bu çocuk okumaz" demişti. :-) Saygı sevgilerimle..

Hakkı Uysal 
 27.01.2009 8:42
Cevap :
Ömrünüz uzun olsun Hakkı Bey. Çok güldürdünüz beni. Okuduğunuz için teşekkürler .Sevgiler.  27.01.2009 10:27
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 536
Toplam mesaj
: 108
Ort. okunma sayısı
: 811
Kayıt tarihi
: 28.02.08
 
 

Biraz kül, biraz duman o benim işte... Öyle dedim diye olayı arabeske bağladığımı sanmayın çabuk sön..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster