Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mayıs '12

 
Kategori
Öykü
Okunma Sayısı
144995
 

Sarı Gelin Türküsü'nün hikâyesi…

Sarı Gelin Türküsü'nün hikâyesi…
 

  

Türküler bize bizleri anlatır.

 

Türkü aslında bir ezgi ile söylenen halk şiirlerinin adıdır.

 

Türküler, sözlü halk edebiyatının temel kaynağı olan manilerin ezgili formudur diyor bir yerde. Bence de öyle…

 

Her türkü bir roman gibi…

Anlatılası ne çok şeyler vardır içinde…

 

Kimileri benim gibi içinden geçenleri, bilgisayarın tuşlarıyla selamlar, kimileri de sazının tellerine merhaba der türküler çıkar ortaya.

 

Ben bazen yazdıklarımı bir yerlerden esinlenerek yazarım, türkülerde genellikle bazı olaylardan sonra yazılır, okunur.

 

Türküler genelde iç acımızdan sonra ortaya çıkar.

Türküler, söylemek istediklerimizi, müziğide işin içine katarak söylediklerimizdir, haykırdıklarımızdır.

 

Bazen bir türkü sizi alır götürür.

 

Bir örnek verileceği zaman hemen aklıma Sarı Gelin gelir.

Onun hikâyesini bilenler bilir, bilmeyenler için aktarıyorum.

 

 

Gelin, eski çağlardan beri Çoruh ırmağı boyunda yaşayan
Hıristiyan Kıpçak Beyinin kızıdır.
Ve saçları sarıdır.
Zaten türkü adını da bey kızının sarışın olmasından alır.

 

Erzurum'lu bir delikanlı sarışın Kıpçak Beyinin kızına âşık olur
ve Erzurumlu delikanlı ile sarışın Kıpcak kızının arasında büyük bir aşk başlar.


Bu aşk Erzurum ve yöresinde yaşanmaktadır.
Günümüzde türkünün hem Ermenice hem Türkçe versiyonları
mevcut olmakla beraber, türkünün Anadolu'nun bağrından çıkan
Türkçe bir türkü olduğu yönünde görüşler ağır basmaktadır.

Bu iddia ise, Türk kültüründen etkilenen Ermeniler arasında birçok şifahî
halk edebiyati ürünümüz yaşıyor olmasından kaynaklanmaktadır.
Sarışın Kıpçak kızına âşık olan delikanlının ailesi kız ile evlenmesine karşı çıkar.
Delikanlı ise kıza deli gibi âşık olur ve aşkını şiirle mırıldanarak söyler.
Kız bey kızıdır.

Zaten bey de kızını vermez bu delikanlıya…
Delikanli sarışın güzel kızı kaçırmağa karar verir ve nihayet kaçırır.
Kipcak Beyinin adamlari iki kaçak aşığın peşine düşer ve uzun bir takipten sonra bulurlar ve delikanlıyı öldürürler.

Aslında bu hikâyeye konu olan kızın Gürcü olduğu yönünde de iddialar vardır.

 

Atatürk Universitesi Fen-Edebiyat Fakultesi Tarih Bölümü öğretim Üyesi Yrd. Doc. Dr.
Gürsoy Solmaz, Sarı Gelin türküsünün kahramanı olan genç kızın 1130'lu yıllarda yörede hüküm süren Gürcü Penek Kralı'nin kızı olduğunu ileri sürmektedir.
Solmaz, ''Türkünün kahramanı kız ne Türk ne de Ermeni'dir.
Sarı gelin aslında Gürcü kızıdır. Demiştir.

Ancak Sarı Gelin türküsünün dilden dile dolaşmasınının, acılı ve hüzünlü bir aşkın hikâyesi olmasından kaynaklandığı muhakkaktır…(alıntı)

 

 

Sarı Gelin Sözleri
Erzurum çarşı pazar leylim aman aman 
Leylim aman aman leylim aman aman sarı gelin

İçinde bir kız gezer ay nenen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

Erzurum'da bir kuş var leylim aman aman 
Leylim aman aman leylim aman aman sarı gelin 

Kanadında gümüş var ay nenen ölsün sarı gelin aman 
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

Elinde divit kalem leylim aman aman
Leylim aman aman leylim aman aman sarı gelin

Katlime ferman yazar ay nenen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

Palandöken güzel dağ leylim aman aman
Leylim aman aman leylim aman aman sarı gelin

Altı mor sümbüllü bağ ay nenen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

Vermem seni ellere leylim aman aman 
Leylim aman aman leylim aman aman sarı gelin

Niceki bu halimse ay nenen ölsün sarı gelin aman
Sarı gelin aman sarı gelin aman suna yarim

 

 

Sarı Gelin türküsü, Kuzeydoğu Anadolu coğrafyasında ortaya çıkmıştır. Türklerin büyük bir kolunu teşkil eden Kıpçakların diğer adı da Kuman'dır. Diğer kavimler, Kıpçakları "sarışın" anlamına gelen "Kuman" adıyla veya bu anlama gelen başka kelimelerle anmışlardır.


 

Bir bağrı yanık babayiğit bir türkü okur, bir dünya güzeli kız bir türkü okur, öylede içli-içli okurlarki, dertlenirsiniz, dalarsınız, düşünürsünüz. Kalbiniz atar da atar. İçinizde tanımlayamayacağınız bir duygu oluşur. Hüzün olan türkü sizi heyecanlandırmıştır, sazlar meşk ederken sizin içinizde nağmeler gezer… Sızlanmak gelir gelmesine de içinizden, acabalarda olur yanında. Teninize dokunur, acıtır mı, duygu seline kaptırdığında ruhunuzu. Bilinmez. Bir şeyler olur fırtına ile başlar, yağmurla devam eder, ılık meltemlerle biter.

Türküler sizlerde çok şeyler yapar.

İnsan olduğunuzu, kalbinizi tanırsınız.

İçiniz katı dünyanın zalimliklerinde bir parça, bir nebze olsun katılaşmışsa yumuşar.

Türkü dosttur.

Türkü candır.

Türkü sizi siz yapandır.

 

Daha nice türkülerde olalım…

 

Nazan Şara Şatana

 

http://www.facebook.com/#!/profile.php?id=100002892442552

http://twitter.com/#!/nazansarasatana

Garip Avcı bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nazan Hanım... Bir Erzurumlu/ İspirli, Çoruh sevdalısı olarak, bildiklerimi sizin yazınızda da okudum. Sarı Gelin'i Yavuz Bingöl'den dinler gibi oldum. Türküler, türküler... Bizi/ sizi/ onları aynı biçimde duyulandıran türküler...Saygılar, selamlar.

TURGUT ÇELİK 
 01.05.2012 17:19
Cevap :
Teşekkürler Turgut bey. Bendende size selamlar ve saygılar...  01.05.2012 22:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 112
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 2171
Kayıt tarihi
: 09.12.10
 
 

Nazan Şara Şatana (d. 1957, İstanbul), Türk yazar. Eğitim hayatından sonra; Günaydın Gazetesi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster