Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
655
 

Sayın Baykal eski "Hizipçi" günlerine mi dönüyor?

Sayın Baykal eski "Hizipçi" günlerine mi dönüyor?
 

Ülkemizde bir gelenek vardır. “Muhalefete muhalefet etmek!”

Bu gelenek son dönemlerde öylesine kuvvetlendi ki, önüne gelen veya iktidara dişini(!) geçiremeyenler muhalefete her türlü saldırıyı yapıyorlar.

Ülkenin adalet sistemi bile birilerinin elinde oyuncak olup, geleceği planlamada piyon olarak kullanılıyor. İşte son YAŞ toplantısı öncesinde alınan bazı kararlar!(İfadeye çağırma veya yakalama kararları gibi…)

Bu alışkanlıklar toplum tarafından iyice kanıksanmaya başlayınca, muhalefet partileri içinde de bazı kişiler “muhalefete muhalefet etmek”te fayda var deyip, kolları sıvadılar.

Önce Eski ülkücüler! Başbakan’ın grup toplantısındaki ‘ağlama seansına’ dayanamayıp, oylarının rengini açıkladılar. Ardından her ne kadar Saadet partisinin Genel Başkanı gibi görünse de, AKP içinde kendine yer edinmeye çalışan Numan Kurtulmuş, Milli Görüş’ten kurtulmak(!) için parti tabanına rağmen, referandumdaki oylarının rengini açıkladı.

AKP’den ayrılarak yep yeni bir parti ile yola çıkan Abdüllatif Şener’de AKP içindeki kendi taraftarlarına mesaj verme gayesi ile rengini belli etti.

BDP ise ne şiş yansın, ne de kebap mantığı ile referandumda “Boykot” çağrılarına yöneldi. Ancak diğer Kürt Gruplar ise “Evet”çiler sıralarındaki yerlerini aldılar.

Demokrat Parti ise kendi içinde bir türlü anlaşamayıp, her kafadan bir ses çıkartarak, referandum’un en renkli(!) partisi konumuna geldi.

Yazıya “Muhalefete muhalefet ederek” diye başladık ya. CHP içinde de bu görüşte birçok partilinin olduğu görülüyor. Önce Bingöl, Yedisu ilçe Belediye Başkanı Mehmet Şerif Memioğlu başına “Evet” şapkasını giydi. Sonra eski ağır toplardan CHP eski Genel Saymanlarından Eşref Erdem, “Evet”çiler kervanına katıldı. Herkes bu konuşmalara ve hareketlere bir anlam vermeye çalışırken, asıl büyük darbe hiç beklenmeyen yerden geldi!

06.08.2010 günü akşamı CNN’deki “Ne Oluyor?” programına katılan Eski CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, açtı ağzını yumdu gözünü! Ve CHP’nin referandum çalışmaları konusunda geç kaldığını, “Sadece genel başkan elinden geleni yapıyor” diye esti gürledi!

Tabi hemencecik bir soru akla gelmiyor değil. Sayın Baykal siz ne yapıyorsunuz?

Evet, Sayın Deniz Baykal; Antalya, Kemer’de sıcak kumlarda ve Akdeniz’in mavi sularında kulaç atmaktan başka ne yapıyorsunuz? Ha birde sizi gündeme taşıyacak konular hakkında görüş belirtmekten başka ne yapıyorsunuz?

Bu partide onca yıl Genel Başkanlık yaptınız, partinin aldığı mesafe belli! Böylesi bir dönemde, partiye niye destek vermeyip, hariçten “Gazel” okuyorsunuz? Ayrıca siz Genel Başkanken, kimi işinize karıştırdınız? Kimi ön plana çıkarttınız? Parti vitrinini süs olarak kullandınız! Ancak süsler kısa sürede solup, ne size, ne de partiye yarar getirmediler. İşte Yaşar Nuri Öztürk, işte Zülfü Livaneli…

Sayın Baykal’ı dinleyince birden eskilere daldım. Ve Sayın Baykal’ın “Hizipçilik” günleri aklıma geldi. Parti içi muhalefeti en güzel yapanlardan birisi olduğunu bildiğim için, Sayın Baykal eskiye dönüş mü yapıyor diye içimden geçirdim.

Sayın Baykal programda, kendisini Sayın Demirel’in yerine koymuş gibi, bir bilen edası ile çevreye bilgiler saçıyor ve partisinin kendisinden yararlanmadığını yana yakıla anlatıyordu! Oysa önümüzdeki referandumdan sonra seçimler geliyor. Partide bana danışılmıyor havasını bir kenara bırakıp, hep birlikte çalışmak gerekmez mi?

Sayın Baykal’ı meclis tatile girdiği günden beri izliyorum. Bizlerin temsilcileri olarak yaptıklarını takip ediyorum. Kendi seçtikleri milletvekilleri ile birlikte birkaç önemsiz toplantının dışında, tatil yapmaktan başka hiç olumlu yanını görmedim. Yani sırça köşkte oturup, ben bu halkı temsil ediyorum anlayışı ile konuşmaya devam ediyor. Tabi onun dayatması ile bizim seçtiğimiz vekilleri ile birlikte…

Zaman “muhalefete muhalefet etme” zamanı değil! Zaman canla başla çalışma zamanı…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aynı şeyi başbakan yapsa partililerine demokrasi bu dersiniz değil mi sayın yazar. Veya demokrasi engellenemez dersiniz. Demokrasi budur yeri geldi mi muhalefete de muhalefet etmek...

fatih bitgi 
 11.08.2010 11:00
Cevap :
Merhaba Fatih Bey. Aslında eleştiriler icraatın başında olanlara yöneltilmeli. Çünkü onların elindeki gücü nasıl kullandıkları önemli. Muhalefete muhalefet edilerek, demokratlık olmaz. Muhalefetin elinde ne var? Yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  20.08.2010 12:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3017
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster