Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Kasım '13

 
Kategori
İyi Manzaralar
Okunma Sayısı
165
 

Şehrin içinde Şehirden kopmak..

Şehrin içinde Şehirden kopmak..
 

Düşünme yerimin manzarası..


Kapısından içeriye adım atmakla birlikte şehirden kopmak. 

Çok değerli bir arkadaşım adım attırmıştı bana da. Attığım o ilk adımdan sonra , yazılacak kadar bende derinlik oluşturan bir yer. Düşünme yerim diyorum ben buraya. Hepimiz yoruluyoruz hayatın içinde çalışmaktan, koşuşturmaktan öyle ya bir durup dinlenmek ve düşünmek istiyoruz.

Antalya şerit boyunca sahile sahip olsa da oturacağınız bir bank veya rahat edeceğiniz bir kafe ye sahip değil. Konyaaltı'na uzandığınızda park etme telaşında üst üste binmiş arabaların hemen önünde hiç bir zaman boş olmayan bir kaç bank, oturup kendinize bir kahve ısmarlayıp düşünmek, kitap okumak isteseniz tepenizde her dakika bir garson. Lara'ya uzandığınızda da iki bacaklı kapitalizm size bulunduğunuz metrekare başına birim ücretine mahkûm kılıyor. Huzur ile cüzdan çok ayrı bir kavram. Ama maalesef günümüzde durum ortada. Bir çok toplantı ve sohbet sırasında konuşulmasına şahit olduğum, hatta projeler üretilen fakat uygulamaya nedense geçilmeyen belki de en büyük sorunlarından birisi Antalya sahil kültürünün oturtulamaması.

Bahsettiğim yer için Konyaaltı ya da Lara'da olmanız hiç fark etmez. Ortak noktada, dediğim gibi adım attığınızda şehirden kopmak. Şehrin içinde şehirden uzak. Beraberimde bir çok değerli arkadaşımı götürdüğüm de oldu, dünyanın bir çok yerini gezmiş ve tatil için Amerika' dan Antalya'ya gelen Betty ; Özlem burası harika demişti.

Sakin, dingin, huzur verici bir yerde hafif bir müzik ve size eşlik eden Türk kahvesi. Antalyalıya da yıllardır burada yaşayan insanlardan da nasıl yani burada böyle bir yer mi varmış demelerini duymak şaşırtıcı ve keyifli.

Huzurlu bir yerde bir kaç saatliğine hayattan kopmak diyorsanız, arabanızı da bırakın mümkünse nostaljik tramvayı deneyin derim. Cumhuriyet Meydanı'na indiğinizde, herkes bilir Tophane'ye inen merdivenler var. Bu merdivenleri tamamladığınızda Kaleiçi'ne inen bir merdivenle karşılaştığınızda devam edin inmeye, on basamağı geçmeden sağda han kapısını andıran bir kapı göreceksiniz adımınızı atın ve bir süreliğine kopun şehrin ve hayatın hengâmesinden.

İlk gidişinizi gün batımına denk getirin derim. Ben yine ilk fırsatta giderek, Türk kahvemi yudumlarken hayata göz kırpacağım.  

GÜLAY GÜRKAN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Özlem Hanım, Sanırım MB de ilk yazınız ve galiba ilk yorumu ben yapıyorum. Hoş geldiniz. İlk yazınızda bize harika bir yer yazdınız. Çok teşekkürler. Hernekadar bizler Antalya'ya turist olarak da gelsek bu mekanı zihnimize kaydettik.Size başarılar dilerim.Saygılarımla

GOKOYA 
 20.12.2013 16:48
 
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 465
Kayıt tarihi
: 06.11.13
 
 

Fotoğraf çekiyorum, yazıyorum, keşfediyorum, soruyorum, sorguluyorum, sorgulatıyorum. Fütürist ba..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster