Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ekim '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
127
 

Selam olsun şu garip insandan, selamı alan herkese

Aslında artık yazmak istemiyorum CHP ye dair bir şey. Bazen “eğer ben CHP’li isem diğerleri ne? Ya da tam tersi ben hangi yöndeyim acaba?” diye sorduğum soruya da cevap bulamıyorum.

Altı ok işaretiydi bu partinin. Yani altı ilke üzerine kurulmuş bir parti. Tüzüğünü okuyorsunuz ne ok kalmış ne yay. Yapılanları söylenenleri duyuyorsunuz, ne ilke ne bir dik duruş. Medyada görmezden geliyor yapılan birkaç güzel şeyi. Eridikçe eriyor artık ilkeler ve devrimler. Ne zaman genel başkan sövüyor birine, ne zaman ona sövüyülüyor işte o zaman medya yer ayırıyor bu partiye.

İnan ki özünde daha da sol taraftayımdır. Ama zaman o zaman değil, zaman güçlerin birlikteliğidir diyerek hem üyesi oldum hem de oy verdim ve verdirdim. 

İçi çürümüş artık diğer partiler gibi. Kokular dışarı taştıkça delikleri sıvamakta üstlerine yok. Atamadı bir türlü içindeki safraları. Kurtulamadılar seçim kazanabilmek için yakışmayan insanları aday göstermekten. Aday olmak için aranan kriterler:

mevki sahibi olma
meclis sahibi olmak
parası olmak
seçim için harcayacağı parayı sonrasında kat be kat kazanmak için yaltaklık yapma kapasitesine sahip olmak.
Bugün söylediğini, yarın inkar edebilecek kadar dansöz olmak.
Kırsal kesimde sözü geçen bir toprak ağası olmak.

İşte seçime aday olarak gösterilmek için bunların bir çoğuna sahip olmak gerekiyor, diğer partilerde de olduğu gibi. İstisnaları elbette var. Herkes kendi üzerine düşeni alsın bunlardan.

Soruyorum herkese, edilen yemin eğer meclis kürsüsünde bozulabiliyorsa neden edilir? Yemin edeceksin, sonra kürsü dokunulmazlığının arkasında açık açık sövmediğin kalacak. Sövmek ne kelime, Irkçılık yapacaksın. Kimi Türk kimi Kürt Irkçısı. Ne fark eder hepsi aynı değil mi?

Kendini CHP li olarak gören ve oy verenlere sormak istiyorum:

Devletçi misiniz, yani ekonominin kontrolünün devlet ağırlıklı olmasından yana mısınız?

Devrimci misiniz, yani kültürel ve sosyal alanlarda değişimlere hazır mısınız?

Halkçı mısınız, yani çıkarılacak olan her yasada sermaye sahiplerinin ekmeğine yağ sürmeye çalışmayanlardan mısınız?

Laik misiniz, yani kimseyi yarıglamadan, kimse tarafından da yargılanmadan yaşamak mı istiyorsunuz?

Milliyetçi misiniz, yani bu devletin vantaşı olarak bir kimlik kartına sahip olan herkesin ama herkesin eşit haklara sahip olmasından yana mısınız?

Cumhuriyetçi misiniz, yani “İran İslam Cumhuriyeti” gibi bir cumhuriyetten yana değil misiniz?

Eğer bunlardan biri değilseniz neden CHP desiniz, ya da neden oy veriyorsunuz? Yoksa yukarıdakilere inanıp gönül veriyorsanız eğer neden farklı yere oy veriyorsunuz?

Bu bir çelişki yumağı çünkü, yukarıda kısa tanımları verilmeye çalışılanlardan olmadığı halde parti yönetimlerinin her aşamasında yer alan insanlar olduğu için mi oyunuzu vermiyorsunuz?

“Ne olursan ol yine gel” diyen Mevlana, dergahına çağırmıştı. Burası dergah değil. Burası bir siyasi parti. Yani ülkü birliği içinde olanların bir araya geldikleri sivil toplum örgütü. Ne olursan ol gelme, bunlara inanıyorsan gel. Kemalist’sen gel. Değilsen zaten gelme. Senin yüzünden eridi zaten bu parti. Senin gibileri içine alan yönetimler nedeniyle eridi ve bitecek neredeyse bu parti.

Küçük bir azınlık mı olacağız eriye eriye, olsun. Her batış sağlıklı bir dirilişin başlangıcıdır. Birileri muhafazakar bir parti olduğunu ifade edip çoğunluğu ele geçirdikten sonra hamudu ile malı götürmenin yolunu bulurken ve bizler bunları eleştirirken, sizler de Kemalizm arkasına sığınıp başka taraftan mı götürmeye niyetlisiniz parsayı.

Ben artık CHP li değilim, çünkü üyesi olduğum parti bu değil. Önder olarak kabul edip ilkeleri ile yaşamaya ve bu devletin yurttaşlarını da yaşamaya gönül vermiş biriyim ben. Ben bundan sonra bağımsızım. Kimsenin tekelinde değil oyum. Ne zaman ki mevcutlardan farklı olduklarını ıspat ederler, işte o zaman yeniden döneceğim.

Mevcut genel başkanı gibi üylerinin sayısı arttığı zaman döneceğim. Safraların temizlendiği zaman döneceğim. Mevcut durumda, onların gözünde bir safra olduğum için ben kendim gideceğim. Onların beni atmasından önce.

Sayın Kılıçdaroğlu, ben gidiyorum. Biliyorum ki sizin haberiniz bile olmayacak bu ama olsaydı haberiniz belki farklı olurdu. Sizin gibi aldığı maaşı dışında beş kuruşu olmayan ama altı ok için gönül vermiş birini kaybettiniz. Canınız sağolsun, elbet ben gibi size daha yakın olan birilerinden bu cümleleri duyacaksınız. İşte o zaman belki açık çağrı yapacaksınız tüm medyanın önünde, bizim işimiz yok sahtekarlarla diyerek temizlik yapacaksınız. İşte o zaman eğer ihtiyacınız olursa, ben burada olacağım ve bilin ki benden çok ama çok var bu ülkede. Yeterki gönüllerini kazanın, yeterki inandırın onlara sizin gibi dürüst insanlarla çalışıp ayak oyunlarına tenezzül edenlerden temizlendiğini bu partinin.

Selam olsun şu garip insandan, selamı alan herkese.

sababell bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Doğrular acıda olsa maalesef tek. Siyaset çıkar ilişkisinden başka bir şey değil artık günümüzde. Sosyal demokrasi anlayışımı ne gezer. Sözde olan fakat öze asla yansımayan ifadeler. Acı olan bir oyum var. O "Oyum" sahipsiz. Sağlıcakla kalın..

hssensoz 
 10.10.2011 19:20
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 602
Kayıt tarihi
: 18.12.08
 
 

1967 Yakacık doğumluyum. H.Ü. Edebiyat Fakültesi'nde 2 yıl öğrenimden sonra İ.Ü. Arkeoloji ve San..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster