Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Mart '12

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
1434
 

Semavi Dinlerin bozulma süreç ve nedenleri

Semavi Dinlerin bozulma süreç ve nedenleri
 

Dinlerin Bozulma Süreci Haritası


Medeniyetin ilk kurulduğu yer olarak kabul edilen Mezopotamya bölgesinde Tarım'ın modern Kapitalist sistemin temelini oluşturarak cimri şehirli kültürünün başladığı yerlere zulmün yerine adaletin yerleşmesi için elektronlardan gezegenlere kadar her şeyi kendi elinde tutan Kainatın İlahı toplumsal yaşamı düzenleyen İnsanların birbirine adil olması için nizamı indiren bir vahiy ile kitaplar yollamış fakat yollanan kitaplar zaman içinde o dinin takipçilerinden samimiyetsiz olan entellektüel zenginler tarafından tahrif edilince yeniden bir uyarıcı gelip durumu düzeltmeye çalışmıştır.

Bu süreç böyle devam ederken neden zaman içinde gelen vahiy kitapları kalınlaşmaya başlamıştır?
Bu sorunun cevabı aslında çok basit, gelişen ve değişen şehir hayatında ticaret, mal alımsatımı, miras ve suçlara uygulanan cezalarla ilgili şehir yaşamını ilgilendiren hukuk düzenide bu kitaplarla beraber gelmiştir.

Bununla beraber serveti belli ellerde tutma ve fakiri hep fakir yapmaya zengini de tıpkı sezarlık, krallık ve sultanlık nesilden nesile zengin aileler oluşturma ve buna da asil soy sop klancılığı denen yapının bozulmaması için gelen dinler her zaman için o dine mensup olduğunu söyleyen zenginlerin neşterlerine uğramış ve bozulup eski düzen devam etmiştir.

Hz. Musa, Hz. İsa'dan yıllar önce gelmiş ve Kuran ve İncil'in benzeri Tevrat'ı ve hükümlerini İsrail oğullarına ve tüm insanlığa tebliğ etmiş ama zamanla Tevrat'ın hükümleri tahrif edilmiş ve asabiyetçilik ve gelenekselliğe yenik düşmüş ve en nihayetinde Kabbala ve diğer Mişna (Talmutlar) gibi geleneksel kaynaklar Tevrat hükümlerini geride bırakmıştır. Bugünkü Yahudiliğe kendi rengini veren işte bu Mişna gibi Yahudi Hadisleri ve hikayeleridir. Yani diyebiliriz ki Yahudiliğin daha da fazla sapmasına neden olan olgu Yahudi Hadisçiliğidir.

İS. 90 lı yıllarda toplanan Şura ile bozulmasını kemale erdiren Yahudilik bu dönemde kendine düşman olarak Hz. İsa'nın yeni getirdiği duru inancı hedef almıştır. Hızla bu dine geçenler dolayısıyla Yahudilik endişeye kapılmışlardır. Yahudi gelenekçiliği nostalji belasından kurtulamayıp kendi oluşturduğu mitolojiye sonuna kadar bağlı kalma çabasıyla kendinide soyutlayıp, Yahudiliğide belli bir ırkın dini haline getirerek evrenselliğinide yok etmiştir.

İşte Hz. Meryem, Tevhidi Museviliğin namaz kılan, oruç tutan ve tevhide inanan son bireylerinden biri olarak Hz. İsa'nın annesi olarak evladını doğurmuş ve evladı da Musa'nın Tevhit bayrağını İncille müjdelemiştir. Daha Hz. İsa sağ iken Yahudi kökenli St. Peter İsa'yı Allahın oğlu ilan etmiş ve İsa St Peter'e kızmıştır (Bkz Banabas İncili), bu ilan Kanonik şimdiki İznik konsülü ve Bizans Kralının onayından geçen incillerde övülmüştür.

İşte daha Hz. İsa sağ iken başlayan Teslis ve Tevhit mücadelesinde Tevhidi İseviler Teslisçi Hristiyanlara İS 325 yılında toplanan konsülde yenilmiştir. Arius İsa adında ki Hz. İsa'nın Allahın peygamberi insanlığın örnek rehberi olduğuna inanan grup ve yandaşları Anadolu ve Ortadoğu'da Bizans Kralı ve Petrusyen Teslisçi Hristiyanlardan kaçarak münzevi yerlerde yaşamışlardır, Barnabas İncili ve St Filip İncili gibi daha sağlam İncillere inanmışladır. Fakat bu inancın sahipleri fazla tutunamamış ve İS: 610 yılında yok olmuşlardır. Hz. Muhammed'in daha küçük çocukken Peygamber olacağını Amcasına söyleyen Rahip Bahira işte nasıl bir Peygamber geleceğinin müjdesini alan o az sayıdaki Tevhidi (Monoteist) isavilerdendi.

İS 610 yılında Ağustos ayının 13-14. gününde Vahiy gelmeye başlamış ve tekrar Tevhit pınarlarından akan suyla yeryüzüne adaletin, eşitliğin, dengenin ve asabiyet karşıtı mesajların kurumuş gönüllerde doğru inancın yeşermesine yol açmıştır.

Hz. Muhammed, kendisine gelen mesajıkavmine ve etrafına yaymayı başarmıştı. İlk Kuran Halkası ve eğitim mekanı olan Erkam'ın evinde başlayan süreç, Medine'de İslam Devletinin Kurulmasına ve Mekke'de Devrim yapılmasına yol açtı.

Bununla beraber Hz. Muhammed'in vefatından sonra tıpkı yahudiler ve hristiyanlar gibi Müslümanlarda bozulma sürecine girdiler. Üstelik bunu Fatiha ile namazda her gün ettikleri duaya rağmen yaptılar. ( Bizi doğru yola ilet, gazaba uğrayanların-yahudilerin- ya da sapmışların-Hristiyanların- yolundan değil) Üstelik Fatiha'dan sonra Yahudilerin sapma sürecini anlatan Bakara'ya rağmen, Hristiyanların Sapma sürecini anlatan bundan sonra önem sırasına göre okunan mushafta üçüncü sıradaki Al-i İmran'a rağmen yaptılar.

Bugün Kuran artık Hoş seda Kitabı, Müslümanların en güzel bülbül sesli hafızlardan dinleyip dinleyip anlamadan ağladıkları bir kitap.

Dünyanın en yalnız kitabı.

Hadisler ve İslam menkıbeleri nerdeyse mesnevi bile Kuran'ın önüne alınan kitap ve kaynaklardandır.

Müslümanlar, genel olarak şu anda Bakara'da kapitlizmin ve Yahudileşmenin eleştirilmesine rağmen çok daha kötü konumda korkunç bir kapitalist, çıkarcı bir ümmet olmuş durumdadır. Halimiz içler acısıdır.

Hristiyanlara Hz. İsa'ya Allahın oğlu dedikleri için kızıyoruz ama kendimiz Hz. Muhammed'in Rasul ve Abd arasına kelimei Şahadetle sıkıştırılan kimliğini yaratılışın sebebi sayarak (Habibim sen olmasaydın ben yaratmazdım-Kutsal Hadisi) çoktan Allah'ın biricik oğlu yaptığımızın farkında bile değiliz.

Oysa Allah, yaratılışın gaye ve nedenini Kuran'da açıklamıştır. Müslümanlar Kuranı okumadıkları için yukardaki Hadisi Kutsi ile bir çok noktada islam'dan sapmış olduklarının farkında bile değildir.

Zaten ne kadar sapmış olduğumuzu anlamamız için toplumlarımıza bakmamız yeterli.

Okumuşlarımızın çoğu ateist, mürted, müşrik, hodgam, malumatfuruş, hodendiş. Okumamışlarımızın çoğu da fakir, cahil, hadisçi, hikayeci, geleneksel, gerici.

Tek çare kaldı. Ne kadar çok Kuran Halkaları yaygınlaştırılırsa bu döngü kırılacaktır. 1924'te, 1948'de, 1979'da bu döngüler çatırdadı ve gelenekselik putu ve asabiyetçi tanrılardan kurtulduğumuzda önümüz aydınlanacaktır. Bu da, Kuran'ın meal tefsirden okunan, Esmaül Hüsna'nın açıklandığı, Sahabe isimleri ve kimliklerinin anlatıldığı sohbet halkalarıyla mümkündür.

Lezzet alınmayan huşusuz sohbetlerle bir yere varılmaz.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 722
Toplam yorum
: 418
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 3496
Kayıt tarihi
: 23.01.09
 
 

A.Ü İktisat Fakültesi mezunuyum, daha önce Kazakistan ve Hollanda'da eğitmenlik ve tercümanlık iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster