Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '19

 
Kategori
Heykel / Seramik
Okunma Sayısı
33
 

Sen Ne Yaptın Michelangelo

Boynuzlu Musa

Bu eser, Michelangelo tarafından Papa II. Julius için henüz papanın kendi yaşarken ısmarlanan bir mozole içinde yer alan devasa, yaklaşık 2.5 metre büyüklüğündeki oturduğu yerden kalkmakta olan kaslı, güçlü ve boynuzlu tasvir edilen Musa heykelini anlatır. Sistine kilisesinin tavan freskleri çalışmasını yarıda bırakan heykeltıraş papanın ölümünden sonra bu çalışmasına başlar, ancak bitiremez.

Papa 38 yaşındaki Michelangelo’dan bu görkemli mozoleyi yapmasını istediğinde hem mermer ocaklarındaki taş sıkıntısı hem de papanın ikinci görüşmede az para önermesi nedeniyle mecburen çok daha küçüğü ile iktifa edilmek zorunda kaldı. Michelangelo’nun 1505 yılında kalem ve mürekkeple çizdiği kafasındaki orijinal mozole taslağı halen Galleria degli Uffizi, Floransa’da sergilenmektedir. Bu taslakta her biri gerçek insan boyutunda devasa 20-40 arasında heykel bulunmakta.

Musa mermer heykelde, kendisine Sina dağında Tanrı tarafından vahyedilen 2 taş tableti halkına anlatmak için geri döndüğünde karşılaştığı manzara karşısında (Musa’nın Tanrının daveti üzerine dağa çıkmasını fırsat bilen kabilesi, Mısır’da köle olarak kaldıkları 430 sene boyunca çalıştıkları Mısır’lı zengin efendilerinden çaldıkları ziynet eşyalarını eriterek altın bir buzağı yapmışlar ve ona tapmaktadırlar) üzüntü, şaşkınlık ve kızgınlığı ifade eder. Çok kızar Musa, çünkü kısa bir zaman önce Mısırdan çıkarken Tanrı denizi onlar için bir mucizeyle yarmış ve firavunun zulmünden kendilerini henüz yeni kurtarmıştır. Ama onlar bu iyiliği ve Musa’nın tanrısını hemen unutup, Mısırlılar gibi put yapmışlar, paganlar gibi ona ayinler düzenlemişlerdir. Musa’nın yüzündeki ve bakışlarındaki haklı dramatik öfke ve kızgınlık ile beden dilindeki paradoks bunu anlatır.

Musa heykelinde dikkat çeken ikinci özellik, Musa’nın bu çalışmada çift boynuzlu olmasıdır. Bazı tarihçiler bunu açıklarken İbranice’den çevrilen Tevrat’ta geçen Keren kelimesi ile karan kelimesinin Aziz Jerome tarafından yanlış çevrildiği, aslında Musa’nın yüzündeki çok parlak ışık anlamına gelen kelimenin Latinceye yanlışlıkla çift boynuz olarak çevrilmesiyle Michelangelo’nun kontrpiyede kaldığı ve Musa’ya sehven boynuz yaptığını ileri sürerler. (Bilindiği gibi Tevrat dili İbranice ve ilk Kuran dili Arapça sadece sessiz harflerden oluşuyordu ve kelimeler farklı anlamlara kolaylıkla dönüşebilmekteydi).

Bir başka grup araştırmacı ise Musa’nın boynuzunun bilerek Michelangelo tarafından boynuzlu yapıldığı, bu tasvirin Yunan antik kültüründe Zeus heykellerinde örneklendiği üzere güç ve kudreti temsil ettiğini ileri sürerler. Buna gerekçe olarak Müslümanların hilal biçimindeki ay sembolünün bile aslında bir boğa boynuzunu ifade ederek hükümranlığı ve gücü anlattığını savunurlar.

Evet oturduğu yerde sağ koltuk altında 2 taş tablette aldığı on emri taşıyan, sol eli ile kucağına kadar inen sakalını avuçlayan, sol ayağı ile kalkmakta olan halkına öfkeli Musa heykelinde saçlar eski Mısır tanrılarında olduğu gibi koç veya boğa başı gibi boynuzlu, Yunan tanrılarında olduğu gibi bukle bukle tasvir edilmiştir. Bilindiği gibi sinkritik tanrılar arasında yer alan Zeus-Amon da hem Mısır hayvan başlarından boynuzları, Yunan tanrılarından da bukleli saçları ödünç almıştır.

Michelangelo ne düşünüyordu bilmiyorum, benim görüşüm yukarıdaki her iki görüşten farklı olarak,  Musa’nın Tanrı tarafından muhatap alındıktan sonra, Michelangelo’nun dehası ve teslis inancı etkisiyle heykelin hemen üstünde Meryem ve kucağında İsa’ya yer vermesiyle öne çıkan “insanı tanrılaştırma” anlayışının Musa’ya da tanrısal bir yücelik kazandırmak için boynuzla beraber tasvir edilmiş olduğu yönünde. Bilindiği gibi Mısır tanrısı Amon da, Yunan tanrısı Zeus’ta, Sümer tanrısı Enlil gibi, İsa ve ilk Tevrat tanrıları gibi birer antropomorfik karakter taşımaktadırlar. Michelangelo İsrailoğullarından farklı olarak bu kutsal insan/tanrı soyağacına Musa’yı da 2 boynuz sembolizmasıyla eklemek istemiş olabilir. Bilindiği gibi Hristiyanlar peygamber insanı tanrısallaştırırken, Yahudiler tanrıları insanlaştırarak sıradanlaştırmışlardır.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1627
Kayıt tarihi
: 18.01.14
 
 

Merhaba, ben Dr. Nedim Sarıfakıoğlu. Ankara'da Estetik ve Plastik cerrahi uzmanı olarak çalışıyor..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster