Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
594
 

Sessiz prenses

Sessiz prenses
 

Bir kız çocuğu dünyaya gelmişti. Kapkara saçları, bembeyaz pamuksu teni, yumuk yumuk kokusuyla.

Gün geldi yürüdü, gün geldi konuştu, çişini söylemeyi öğrendi. Lazımlıkta oturup kaka yaptı bir gün... Okula başladığı ilk gün niye diğer çocukların anne babalarından ayrıldığında ağladığına ama kendisinin ağlamadığına akıl sır erdiremedi. Okumak, yazmak hiç zor gelmedi ona. Evin önündeki ışıklı kavşaktan geçip okula gitmeyi becermek de bir başarı değildi. Orta, lise,...şu insanların gözünde büyüttüğü üniversite sınavı falan...

Sonuçları öğrendi: Üniversitesi tıp fakültesi. Yürüdü gitti yoluna, 4. sınıfta dahilyeden kaldı belki. Bütünlemede verdi. Bir oğlan sevdi, kendi gibi dahilyeden kalmış olan... Evlendiler. Uzmanlık sınavı ve yine zorlanmadı, bir yerleri kazandı. başa çıkamadığı hiçbir şey olmadı.

Yumuk yumuktu elleri, kömür kömürdü gözleri... Aynı kurumda çalışıyorduk, yollarımız sıkça çakışıyordu iş gereği. Ve bundan sadece bir gün önce karşılatık en son, sıradan, benden yaşça ve tecrübece genç bir mestlekdaştı benim için. Gördüğümde merhaba dediğim, görmediğimde aklımın ucundan geçmeyen bir doktor hanımdı.

Duyduğumda inanamadım, birşeylerle başa çıkamamış, Öyküsünü bugün sonlandırmış.

Yukarıda anlattığım çocukluk anıları tamamen benim hayalimin ürünüdür. Belirtmeliyim.

Hiç sormadığımı şimdi farkediyorum...

Yerin cennet olsun, sessiz prenses...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hepimiz biryerlerde, bir zaman sonra ama iyi, ama kötü, ama yaşlı, ama genç hikayemizi sonlandıracağız. Çünkü ölümlü bizler, esas olan öykümüzü, hayatı yaşarken hakkını verebilmek, üzüntülerimizide, sevinçlerimizide, sevgilerimizide hakkını vererek, yürekten yaşamak gerekir diye düşünüyorum. Değilim? sevgi ve saygılrımla..

Mehmet EREN 
 06.05.2007 13:51
 

Hepimiz biryerlerde, bir zaman sonra ama iyi, ama kötü, ama yaşlı, ama genç hikayemizi sonlandıracağız. Çünkü ölümlü bizler, esas olan öykümüzü, hayatı yaşarken hakkını verebilmek, üzüntülerimizide, sevinçlerimizide, sevgilerimizide hakkını vererek, yürekten yaşamak gerekir diye düşünüyorum. Değilim? sevgi ve saygılrımla..

Mehmet EREN 
 06.05.2007 13:50
 

Başarmanın ne demek oldugunu küçük kıza soralım. yılgınlık yok yaşamak var diyebilen o yumuk eleri hedefe sapmadan gidebilen çelik gibi iradeye selam olsun. sen her zaman gurur duy geldigin şu nokta ya başkalarının hayali bile erişemez. kayaları parçalayan gürültülü dalgaların gücü degil bıkmadan sessizce sürekli olan damlalardır. iyi ki varsın sessiz prenses kim oldugun önemli degil hep öyle kal. başarılar

ZEYBEK 
 11.01.2007 0:22
 

çocukluk anıları sizin hayal ürününüz olsada ne güzel bir prenses anlatmışsınız masal tadında. ama masallar mutlu sonla bitmezmiydi hep...galiba hayatla fark burada... keşke prenses biraz daha dayanabilseydi(ne olduğunu bilmiyorum ama insanın içinden böyle demek geliyor) yeri cennet olsun sessiz prensesin... ve sessizce hayatlarımızdan giden tüm prens ve prenseslerin...

özlem.demirçi 
 10.01.2007 20:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 146
Toplam yorum
: 939
Toplam mesaj
: 46
Ort. okunma sayısı
: 1028
Kayıt tarihi
: 05.12.06
 
 

Hep yazmak istedim. İnsan düşüncelerini yazıya dökünce kendi başınadır çünkü, kaygısız, katıksız ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster