Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Aralık '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
12631
 

Severken Ayrılmak

Severken Ayrılmak
 

Hepimiz sevmeyi ve sevilmeyi yürekten isteriz.Yaşamla ilgili güzel hayallerimiz,beklentilerimiz vardır sevdiğimizle birlikte.Aranızdaki sevgi öyle yoğundur ki bazen konuşmaya gerek duymadan sadece gözlerinizle anlaşırsınız.Ayrı olduğunuz zamanlarda, tatilde iken ya da tek başına çay bahçesinde oturup bir bardak çay, kahve içerken aklınıza gelen ilk isim sevdiğiniz kişinin ismi olur.Beraber güler,beraber ağlarsınız bazen bir gün içinde birkaç defa arayarak ya da mesaj atarak hatırını sorarsınız.

Birbirinizle görüşebilmek için çeşitli bahaneler yaratırsınız karşılıklı.Sürekli yolunuz sevdiğinizin bulunduğu şehir’e düşer.”Geçiyordum,uğradım” dersiniz telefonla aradığınızda kendisine.Böylece günler günleri, aylar ayları kovalar.

Hiç beklenmedik bir anda ve beklemediğiniz bir nedenden dolayı fırtına öncesindeki sessizlik gibi büyük bir sessizlik kaplar içinizi ve çevrenizi.Siz sevdiğiniz kişiyi düşünüp,yaşamla ilgili güzel planlar yaparken başkaları da sizin adınıza gelecek planları yapmaktadır.Bu planları öğrendiğinizde elinizden geldiği, gücünüzün yettiğince sizin adınıza karar verenlere karşı çıkmaya çalışırsınız. Ama olan olmuş karar çoktan verilmiş ve size de o kararı uygulamaktan başka çıkar yol kalmamıştır. Artık, güzel hayallerinizin yerini kara bulutlar kaplamaya başlar.Ne güneş eskisi kadar parlak, ne de gökyüzü masmavidir. Adeta içinizdeki karanlık ve puslu hava yaşamınıza yansımıştır.

Bu iki ucu keskin kılıçta en büyük yarayı kendinize açarsınız.Acı ve üzüntü içinde sevdiğinizi aramaya ve son bir defa kendisiyle görüşmeye karar verirsiniz. Konuşurken seçtiğiniz kelimeler,istemeden gözlerinizin dolu dolu olması ya da gözlerinizi gözlerinden kaçırmaya çalışmanız içinizdeki acı,hüzün ve çaresizliği daha da bir ortaya çıkartır.Sevdiğinizden ayrılma zamanı gelip oturduğunuz masadan kalktığınızda kalbinizi de orada bırakırsınız.Böylece sadece sevdiğinizi değil sevdiğinizle birlikte en büyük hançeri kendi kalbinize saplamış,yaşamınızın rüzgarın ellerine bırakarak savrulup gitmesine izin verirsiniz.

İşte bu nedenledir ki severek ayrılanların kalbinde az ya da çok ığıl ığıl kanayan bir yara hep vardır.Aradan yıllar geçse bile dinlediğiniz ayrılık vb. şarkısı içinizde yeni yeni kabuk bağlamaya başlayan o yarayı yeniden kanatmak için yeterli gelir.

Ayrılık kalbi acıtır ama karşılıklı severken elinizde olmayan nedenlerden dolayı ayrılmak kalbi çok daha fazla acıtır ve yaralar.

(http://video.mynet.com/video/Muzik/80093/Kalp_Kalbe_Karsi_Derler/?adussid=SQt2y2BNG1)

var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); try { var pageTracker = _gat._getTracker("UA-7006964-1"); pageTracker._trackPageview(); } catch(err) {}

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bütün engelleri görmezden gelerek,aşkın herşeyi yenebileceğine inanarak,elimden tuttugunda öyle bir güvenip de biz e birşey olmaz sanarak başlamak. zorlamak imkanları,ayrılma ihtimalini aklına bile getirmeden sevme yetisini ertelemek,önce bir şu sorunları aşalım,önce başkalrının gönlünü yapalım da biz nasılsa bi ömre yetecek kadar aşığız deyip hayat birleştirmek. en güzel zamanları,en cicim ayları sonraya bırakmak. sonra dönüp baktıgımızda zaman dışında geçen birşeyin olmaması...zaman sadece armutları olgunlaştırıyor,insanları değil. yerinde bizim olmamız gereken boş bir çerçeve.çerçevede katilimiz gibi duran ama hala memnuniyetsiz suratlar.... birleştirdik hayatı,ama hala ailelerin sözde küçük çocuklarıydık.paylaşılamayıp 2 ayda ayırdılar bizi.şimdi vaz mı geçmeli masal olup yola dewam mı etmeli? yok yokk ayrılmalı.neden savaşılsın ki,aşkta neden savaş olsun ki?emanet teslimi gibi bir törenle geri verip çekilmek. onu bana bagışlayan mimarlarına minnetten, salıvermek. bi ömür;

emel çiçek 
 26.01.2009 22:49
Cevap :
Acısıyla, tatlısıyla ilişkiler iki kişilik olmalı. Ama ne acıdır ki bu iki kişilik yaşama gerekli özen çok fazla gösterilmemekte. Özellikle de aileler sizin de belirttiğiniz gibi çocuklarını hiçbir zaman büyütemedikleri için. Oysa en büyük dersler yapılan hatalardan alınır. İlişkilere büyükler, bizi sevdiklerini söyleyenler bize yol göstermeye çalıştıklarını sanırlar ama tam tersi olur sonuçta. Ayrılma noktasına getirir. Çevremde o kadar çok ilişkisini evlilik olduğu için yürüten mutsuz kişi var ki. Oysa ki olmamalı. Sevgi, aşk daha doğrusu tüm konularda gençlerin işine aileler ya da büyükler karışmamalı. Daha sonra kızım, oğlum mutsuz diye üzülmenin bir anlamı kalmaz. Çünkü yaşanan ilişkinin altına bomba koyanın kendileri olduklarını fark ettiklerinde iş işten geçmiştir. Geriye kalan mutlu iki kişinin mutsuzluğa dönüşen ilişki ve bir harabe ,bir de korkunç bir vicdan azabı kalır. Ayrılmak acıdır ama bu ayrılık üçüncü şahıslar tarafından yaşanmışsa çok daha acı vermekte. Severken ki  28.01.2009 12:50
 

sevilmek kendinle bütünleşmek gibidir aslında.sevdiğini kabullenmektir ve birşeyler paylaşmaktır yaşamını paylaşırsın bi kısacık sohbetini.ama sana kısa bir zaman dilimi gibidir ayrıldığında ise dediğin gibi için kan ağlar keşke olmasaydı ya da karşılaşmasaydım dersin veya da sevgin için savaşırsın çoook hoş bir yazı olmuş bayıldım ya ellerine ve yüreğine sağlık kendine iyi bak

muradiye 
 31.12.2007 15:11
Cevap :
Ne yazık ki bazı durumlarda elinde olmayan nedenlerden dolayı sevdiğinden ayrılmak zorunda bırakılabilirsin"Ayrılıkta sevgiyle birlikte" derler .Ama en büyük dileğim birbirlerini gerçekten sevenlerin başkaları tarafından ayrılmaya zorlanmamaları.Herşeye rağmen sevmek güzeldir.Sevgiyi yaşayanlar dünyadaki en şanslı kişilerdir. Sevgilerimle  01.01.2008 14:46
 

YAZINIZ ÇOK ÇOK GÜZEL,YORUMLAR ve CEVABINIZ ise BU GÜZELLİĞİN ÇEKİRDEĞİ..! BUNA BENİM YORUMUM ŞU ŞEKİLDE,ALLAH KORUSUN HEPİMİZ İÇİN,GECİNDEN VERSİN,ÇEKTİRMEDEN VERSİN,SIRALI VERSİN YÜCE ALLAHIMZ, FAKAT EN BÜYÜK ACI ve GERÇEK AYRILIK " Ö L Ü M ! " BU FANİ DÜNYADAKİ AYRILIKLARIN NASIL OLSA BİR GÜN GELİR KARŞILIĞI OLAN KAVUŞMALARI VARDIR MUTLAKA...!FAKAT ÖLÜMÜN ASLA BU FANİ DÜNYA'da GERİ KAVUŞMA OLANAĞI YOKTUR..! IŞIN HANIMCIĞIM GERÇEK MALESEF BUDUR..! BİZ İNSANOĞLU HEP BU YALANCI DÜNYA'DAKİ AYRILIKLARI-KAVUŞMALARI DÜŞÜNÜP,YERİNE GÖRE KENDİMİZE ACI,YERİNE GÖRE SEVİNÇ MODUNA AYARLAYIP,KENDİMİZİ ZAMAN AKIŞI SELİNE BIRAKIP GİTMİŞİZDİR..! FAKAT YAŞAMIN ŞARTLARI ve OLANAKLARIDA BUDUR..BUNUN DIŞINDA DA ELİMİZDEN BİR ŞEYCİKLER GELMEZ..! GURBET AYRILIKLARI BİRAZ DAHA BURUK OLUR İNSANIN İÇİNDE,FAKAT NASIL OLSA BİR GÜN KARŞILIĞI OLAN KAVUŞMASI VARDIR BU AYRILIĞIN..! IŞIN HANIM SİZE BOL BOL KUCAK DOLUSU SEVGİ ve SELAMLARIMI SUNAR,EN GÜZEL KAVUŞMALARI TEMENNİ EDERİM...! NECİP KÖNİ - ADANA/TR

Necip Köni - Adana / TR 
 15.12.2007 11:38
Cevap :
Güzel düşünceleriniz için çok teşekkür ederim.Sevdiğinizin bir daha geri dönmeyecek olması,hiç bir şekilde göremeyeceğinizi bilmek ve hiç bir umudun kalmamış olması. Gerçekten ayrılıkların en acısı ölüm.Candan Erçetin'in bir şarkısında belirttiği "Ölümden Başkası Yalan". Ölüm bu denli acı verirken yaşayan kişilerin daha hayatta iken başkaları tarafından ayrılmaları ya da ellerinde olmayan nedenlerden dolayı yollarının gurbete düşmesi.Üçüncü şahısların, başkalarının düşünce ve duygularını hiçe sayarak sözüm ona o kişi için en iyisini yaptıklarını düşünmeleri ve buna göre hareket etmeleri.Yani bir anlamda kendilerini herkesin ve herşeyin üstünde görmeleri...Benim içimi acıtan asıl bu düşünce şekli.Ölüm gibi gerçek, geri dönüşü olmayan,ayrılıkların en acısı varken, bir de bizler başkalarının yerine karar verip onların dünyalarını neden karartmaya çalışıyoruz ki? Selam ve Sevgilerimle  15.12.2007 15:25
 

Sayın yazarım işte bu yüzdendir ANTİDEPRESAN T.A.Ş leri...Amaç birlikte olmak. Sevgiler

Esma KAHRAMAN 
 11.12.2007 20:55
Cevap :
Doğru söze ne denilebilir ki.İyi ki ANTİDEPRESAN T.A.Ş var. Sevgilerimle  11.12.2007 21:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 225
Toplam yorum
: 476
Toplam mesaj
: 111
Ort. okunma sayısı
: 1313
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster