Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Eylül '07

 
Kategori
Meslekler
Okunma Sayısı
497
 

Sevgili emektar Editörlerim...

Sevgili emektar Editörlerim...
 

İnsanoğlu kadar nankör bir yaratık yoktur. Hergün, daha fazlasını ister... Yiyecek ister, içecek ister, modern yaşam ister... Modern yaşamın yok olmasını; hatta çağdışı yaşamı ister... Türban ister... Kurban ister... Kimi mini etek isterken kimi çarşaf ister... Bazıları çiğ köfte ister... Bazıları da İzmir Köfte... Kabak tatlısına bayılanlar vardır... Bir de kabağı görünce ayılanlar... Kimileri Eyfel Kulesi altında öpüşmeyi hayal eder... İster... Kimileri de kuytu bir mağarada koklaşmayı... Otomobil ister, görüntülü telefon, ön yıkamalı makine; 14 ayak buzdolabı ister... İnsanın isteklerini sıralamaya ne benim ömrüm yeter; ne de bilişim sektörünün... İstek dilekçelerini yan yana sıralasak Ekvatoru 24 kez dolaşır...

İnsan denen canavar değil midir ki, milyonlarca kuzuyu kesip yiyen; fokları canlı canlı öldüren; hava alanında, otobanda ''Deve''kesen... Milyonlarca ''Tavuk''katleden... Leoparların derilerini yüzen...

İsteklerimizi bencilce sıralarken, bizim dileklerimizi yerine getiren, bıkmadan usanmadan gece gündüz çalışarak bizlere hizmet eden geri planda gizli kahramanlarımız vardır. Onlar gerçekten büyük işlere imza atarlar; ama ortalıkta hiç görünmezler...

Örneğin: Tren makinistleri vardır. O devasa trenleri ve binlerce yolcuyu sevdiklerine ulaştırırken hiç ''Kasılarak''aramızda gezdikleri görülür mü? Görevlerini yapıp, son istasyona gelirler ve sessiz sedasız evlerine dönerler. Hiç birimiz de demeyiz ki: ''-Yahu makinist amca, ağabey... Ne iyi ettin de bizi memleketimize kavuşturdun gel seni bir öpeyim canım...'' Haksız mıyım...? Demeyiz... Ama, lokantada bize , ''Pilav üstü kuru fasulye''yi torpilli getiren ''Yeni yetme'' garsona iki kez teşekkür eder; bir de bahşiş veririz. Yalan diyen parmağını kaldırsın...

Eskiden, ''Şehirlerarası ''telefon bağlayan, kadife sesli santralcılar vardı.''-Allöö... Büyrün ef... Tammamm... Bağlıyacağım ef... ''O gizli kahramanların da yüzünü göremeden tarihe karıştılar...

Hava alanlarındaki ''Kule''görevlilerini de hiç gören olur mu...? Garibanlar, binlerce uçağı havada çarpıştırmadan cambazlık yaparlar da birimiz gidip teşekkür eder miyiz? Haksız mıyım? (Zorla onaylatma bölümü)

Gelelim sadete... Bizim Sevgili Editörlerimizi hiç gören oldu mu? Ekranın arkasında bir yerlerdeler; ama neredeler? Canım editörüm, kaç yaşındadır, boyu bosu nedir, tahsili nedir? Evli midir, bekar mıdır? Karnı aç mıdır, tok mudur? Hiç soranınız var mı? Hiç birimiz kalkıp da:'' Yahu Editörüme şuradan yarım ekmek arası bir döner; yanında bir ayran ısmarlayayım diyen var mı? Nerdeee o günler... Korkarım bayramlarda ellerini bile öpmeye giden öğrencileri, pardon Blog Yazarları yoktur... Hep isteriz: ''Yazımız onaylansın; bol yorum alalım... Falan, filan...''

Bendeniz, elli yıldır sınava girmiyordum. Blogda yazmaya başlayalı, her yazımda sınava giriyor gibiyim. Editörlerim, beni ''Ringe çıkacak boksör'' gibi maça yani ekrana hazırlıyorlar. Bıkmadan, usanmadan, sabırla...

Her türlü kaprislerime ''Hoşgörüyle katlanıyorlar'... Onlar benim, ''Sevgili öğretmenlerim...'' 24 Kasımda kabul ederlerse çiçek alıp ellerini öpmek istiyorum...

33 yıldır sınav kağıdı okuyorum. Okuduğum kağıtları toplasanız, iki TIR' doldurur... Yanyana getirseniz... Buradan Neptün Gezegenine ulaşır. (Fazla mı attım... ne...)Ama ben editörlerimin yanında bir hiçim... Binlerce Blog yazarı, yazı gönderiyor...

Aman Allahım...! Hayali bile uyku kaçırır... İmlasına, anlatımına, içeriğine, satır, paragraf düzenine bak... (İmla yazarken düzeltme işaretini koyamadığım gibi) Onları yayına hazırla... Vallahi zor... Çok zor meslek... Aldıkları para annelerinin sütü gibi helal... (İnşallah maişetleri iyidir)

Editörümden gelen ''BLOG Onayı'' yazısında, hep , yeniden doğmuş gibi oluyorum. Adam yerine konulmanın hazzını yaşıyorum... Hele, ''Editörümden Öneriler '' sayfasındaysam... Oh...! Tadından yenmez... Baş sayfada yazısı çıkınca sevinmeyen var mı ki?

Uzun lafın kısası: Her biri, gizli kahraman olan Editörlerimi çok seviyorum ve onların gelecek olan Ramazan Bayramlarını da şimdiden canı gönülden kutluyorum. İyi ki varsınız diyorum. (Daha fazlası yağcılığa girebilir)

-The End-

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sizin İzmir'de YIKAMA-YAĞLAMA İSTASYONUNUZ mu var? Abi ne gadek de güzel yağlamışsınız maşallah. Ben editör olsam sizin yazıları onaylamam vallahi. Onayladıklarımı da bannerlerde filân göstermem. Gizlerim. Ama bizim editörlerimizin benim gibi düşünmediklerini biliyorum. Tamam, güzel, ellerine, emeklerine sağlık ama bu kadar abartmaya gerek var mı? Onlar da akılları başlarında insanlar, mesleklerini icra ediyorlar. İhtiyaçları var mı böyle yağlamalara? Herkes editörlere hitaben sizinkine benzer yazılar yazsa nice olur buraların hali? Tam YIKAMA YAĞLAMA SERVİS İSTASYONU olur. Darılmayın ama ben bu şekildeki yazıları onaylamam. Editör arkadaşlarımız da alınmasınlar. Tabii ki emek veriyorlar. Ama karşılığını alıyorlardır. Bizler de yazarken, yazılarımızı hazırlarken emek sarfediyoruz, kafa yoruyoruz, zamanımızı feda ediyoruz. Hem de karşılıksız. Sağlıklı ve mutlu günler dilerim.

Mustafa Mumcu 
 06.10.2007 2:04
Cevap :
Vaaayyy...sevgili Mustafa Ağabeyciğim...Köşeme şeref verdiniz...O yazı kendimle alay ettiğim bir duygular döküntüsüydü...Ama bana iyi bir akıl verdiniz...Bu ''Yağlama ve Yıkama ''istasyonu iyi fikir...Yola yakın küçük bir arsam var ne yapayım diye düşünüyordum...Açayım onu...Üst kata da şöyle güzel bir bar harika olur...Şu yağladığım,tren makinistleri,kule görevlileri,emekli telefon santralcileri ve editörlerim...ve de sevgili BLOG arkadaşlarım ara sıra uğrasa yeter...Ne iş yaparım beee...Mustafa Ağabeyim de reklam kartvizitlerini basar;arada bir uğrar iki tek atarız...Vallahi sen çok yaşa...Bana değer verip uzun uzun da yazmışsın...Klavyene ve de o güzel gönlüne sağlık...Eleştir beni ağabey...Körelmeye başlayan yazma arzum çoğalıyor...Seni seviyorum ve saygılarımı sunuyorum...  06.10.2007 13:04
 

Mesut Bey yazınızı gülümseyerek okudum:))) ne güzel bir dille anlatmışsınız, editör arkadaşlarımızın işi zor gerçekten, bir yarım ekmek döner ve kola mı yollasam:))) yerler blog okurken:))) Şaka bir yana bazı meslekler kat kat özveri istiyor bunlarda onlardan biri.Sevgi ve selamlarımla.

Meyman 
 05.10.2007 8:57
Cevap :
Sevgili Editörlerime, ''Kurban Bayramında'' ''Kavurma ''götürsem kabul ederler mi acaba...Bu arada ellerini de öpüp ''Bayram harçlığı ''alabilirim... :)) Onların sanırım,Bayram Tatili de olmayacak...Fedakar editörlerim benim...Bizler varsak...onların sayesindedir...(Yalakalık bitti) Sevgilerimle  05.10.2007 20:09
 

sizin aracılığınızla bende bir tşk. etmek istiyorum sayın editörlerimize, sizin de dediğiniz gibi adam yerine konulmanın hazzını yaşıyorum bende, ellerinize sağlık. Bir methiye bu kadar incelikle ve güzel yazılırdı onlar bizim şans meleklerimiz, iyi ki milliyet blog dayım ne mutlu bana. Saygılar.... 

nebahat demirbaş 
 30.09.2007 1:10
Cevap :
Sevgili Nebahat Kardeşim,Ülkemizde kardeşlik ve sevgi bağlarına en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde Milliyet Blog yönetiminin bizlere sunduğu ''Kardeşçe Yazma''olanağı çok kutsal bir iş...Yeni dostluklara kapı açıyor...Blog olmasaydı Amasra nireee.. İzmir niree..Nasıl tanışacaktık değil mi?Başarılar...Sevgiler....  30.09.2007 11:21
 

Benimki Hakiki Trabzon!Kiloluk!Kahvaltılık olsun diye gönderdim.Şimdi aramız iyi!Bir ara da ANZER balı göndereceğim.Az bulunuyor ama .Başka da göndersem ne anlayacaklar.Ben Balcı olduğum halde anlayamıyorum!

Ahmet Balcı 
 30.09.2007 1:00
Cevap :
Ahmetciğim,bende ''Tereyağı ''yok...Yalnız,İzmir Bergama tulumu çok...bir de hakikisinden kuzu gibi ''Çupralar''gönderebilirim....İyi hatırlattın ,arayı sıcak tutmakta fayda var...Şeker balının üzerine ,tükenmez kalemle,''Hakiki Anzer Balı''yazsan ben bile yutarım valla...  30.09.2007 11:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1538
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster