Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ocak '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
466
 

Sevgili ile müşterinin ortak bir yönü

Sevgili ile müşterinin ortak bir yönü
 

.


Bir firmanın müşteri hizmetlerini telefonla aradıysanız, karşınızdaki çağrı merkezi görevlisiyle güzel bir diyalog kurup kuramayacağınızı, konuşmanızın ilk on beş saniyesinde aslında anlarsınız.

İyi günler ben Gönül, size nasıl yardımcı olabilirim ? şeklinde standart bir açılış olmuştur ancak çağrı merkezindeki temsilcinin sesindeki donukluğu ve sıradanlığı hemen fark etmişsinizdir.

Renkte bir sorun vardır.

Sesin renginde.

Ses renginde...

İşte kelimelerle ifade etmek güç gibi görünse de, ses rengi denilen olgu, görüştüğünüz kişiye samimiyetiniz, yardımcı olma isteğiniz ya da olmama isteğiniz hakkında önemli ipuçları verir.

Genellikle bu detaylar, etkili iletişim ve pazarlama tekniklerinin anlatıldığı profesyonel kurum içi eğitimler ya da seminerler dışında, herhangi bir yerde öyle sıklıkla dile getirilmez.

Ayrıca şu şu şu kurallara uyarsanız, sesinizin rengi gerekli olumlu mesaj verir, ya da şu şu şu kurallara uymazsanız sesinizin rengi olumsuz bir mesaj verir diye sınıflandırma yapmak güç gibidir.

Çünkü ses rengi gerçekten de önce yürekten gelir, sonra kelimelere dökülür.

Dinleyen, duyan ya da maruz kalan müşteri bunu hemen anlar.

Hele ki yüksek duygusal zekâya sahip kişiler bu tip diyaloglarda, karşı tarafın niyetini hemen fark edebilir. Fark edebilir ama kalkıp da; Bak arkadaşım, senin amacın işi yapıyor gibi görünmek, yoksa yapmak falan değil. Bunu anlamak için insan sarrafı falan olmaya da gerek yok. Her şey ortada ! demez.

Sesin frekansı ile ilgili hem duygusal, hem de teknik, değişik bir gizem ve detay vardır işin içinde.

Alıcı ve satıcı arasında olduğu gibi, sevgililer arasında da aynı netlikte yaşanır bu durum.

Yâni; kuzum senin neyin var ? şeklinde yöneltilen bir soru, aslında ses rengindeki ani bir dönüşüm ve sapmadan dolayı söylenmiştir.

Çünkü sen önceki sen değilsin, samimi değilsin, demenin değişik bir şeklidir bu ifade.

Dikkatli takip edelim.

Müşteri temsilcisi ile müşteri birbirlerini hiç tanımazlar.

Ancak müşteri , müşteri temsilcisinin ses renginden samimi olup olmadığını hemen anlar.

Sevgililer ise birbirini çok iyi tanır.

Onlar da birbirlerinin ses renginden samimi olup olmadıklarını rahatlıkla anlarlar.

Peki, birbirini hiç tanımayan iki kişi ile birbirini çok iyi tanıyan iki kişi nasıl oluyor da birbirlerinin samimiyeti konusunda ses rengine dayanarak doğru sonuçlara ulaşabiliyor ?

Cevap : beklentilerdir !

İnsanlar bir beklenti içerisinde oldukları kişilerin konuşmalarından, tavırlarından, kendilerine karşı nasıl duygular beslendiğini çoğu kez rahatlıkla anlayabilirler.

Tanıyıp tanımamak çokta önemli değildir.

Birinde sevgi bekleyen sevgili, diğerinde hizmet bekleyen müşteri…

Sabrın sonu ile…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ses rengi, daha doğrusu hayatın tüm alanlarında renk çok önemlidir. Bir çok duygunun anlamıda farklı bir renge yüklenmiştir...Böyle bir tespitin ardından benim kafamda oluşan soru ise şu; acaba hiç tanımadığımız bir hizmet temsilcisinin ses rengine bile niye bu kadar sığınma ihtiyacı duyduğumuz?..

Ayrıntıda gezinmek 
 21.01.2007 22:56
Cevap :
Hımm, sorunuz zorlamış. Ben cevap vermiiiim. Ancak sanırım mesele sadece sığınmak açısından değil de, saygı görmek ya da problemimizin halledilmesinde yansıtılan samimiyet açısından da değerlendirilebilir. Yüzeysel değil, dikkatli okuduğunuz için teşekkürler. E ayrıntıda gezinince böyle oluyor herhâl:)  22.01.2007 22:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 268
Toplam yorum
: 1369
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1858
Kayıt tarihi
: 08.01.07
 
 

Kabataş Erkek Lisesi Matematik (1992) Marmara Üniversitesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Mak..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster