Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1186
 

SGK dişlerimizin çürümesini mi istiyor?

SGK dişlerimizin çürümesini mi istiyor?
 

AKP hükümetinin devletin sosyal niteliğinde açtığı gediklerin sayısı artıyor.

Sağlığın paralı hale getirilmesine yönelik politikalara her geçen gün yenileri eklenirken, halkın bazı sağlık hizmetlerine ulaşmasının önüne de “mevzuat” engelleri dikiliyor.

Bu engellerin en taze örneğini, diş tedavisi sırasında yaşıyoruz.

2008 yılındaki verilere göre diş dolgusuna duyulan ihtiyaç 247 milyon iken Sağlık Bakanlığı bu ihtiyacın ancak 3, 5 milyon kadarını karşılayabilmiş.

8 milyon 700 bin kanal tedavi ihtiyacının 400 bine yakın bir kısmı devletçe yapılabilmiş.

35 milyon diş çekiminde ise Sağlık Bakanlığı bunun ancak yüzde 15’ini halledebilmiş.

Diş tedavisi uzun zaman alan bir sağlık hizmeti olduğundan, mevcut kamu personeli ve imkânlarıyla bu tedavi sürecinin yürütülmesi mümkün olamadığından, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) oluşturulduktan sonra, pek çok sağlık hizmeti gibi diş tedavileri için de hizmet alımının yolu açıldı.

Ancak hem sigortalı yurttaşlar hem de hekimler yönünden özeldeki diş tedavisinin koşulları ağırlaştırıldı.

Özel hekimlere yapılacak sevk, devlet kurumlarının “dolgular için 30 gün, protezler için 90 gün, diğer diş hastalıkları için 60 günden fazlaya” randevu vereceğini belirten Sağlık Kurulu Raporu’na bağlandı.

Üstelik özel hekime ödenecek para da Türk Dişhekimleri Birliği Asgari Muayene ve Tedavi Ücret Tarifesi’nin çok altında belirlendi.

Bu uygulamanın hedefi açıktı.

Sigortasına prim ödeyen vatandaş, diş tedavisi için aylarca bekleyecekti.

Sağlık Kurulu Raporu’nu çıkartabilen şanslılarsa ceplerinden ilave ödeme yapacaklardı.

Bu adaletsiz ve halkın sağlık hakkını kısıtlayan genelgeler ve tebliğler Türk Dişhekimleri Birliği tarafından Danıştay’a götürüldü.

Bekleneceği gibi Danıştay, SGK Tedavi Yardımı Uygulama Tebliği’nin bu konularla ilgili maddelerinin yürütmesini durdurarak, gün şartıyla birlikte, “özel sağlık kuruluşları ile serbest dişhekimlerine sevk edilen hastaların tedavi giderleri Türk Dişhekimleri Birliği tarafından belirlenen ücret tarifesine uygun olarak ilgili idareler tarafından karşılanacaktır.” kararını verdi.

Çağdaş bir hukuk devletinde yaşasaydık, “ilgili idareler” hemen bu kararın gereğini yapacak ve vatandaşlarımızın sağlığına yönelen “engellemeler” de tamamen ortadan kalkacaktı.

Ancak SGK bırakın bu yargı kararını uygulamayı, çıkardığı yeni genelgelerle diş hastalarının özel hekime gönderilme sürelerine zam yaptı ve özel diş hekimlerine sevki “mevzuat” hazretleri marifetiyle “yasakladı.”

Yine “Sağlık Kurulu Raporu” şartıyla daha önce 90 günden sonraya randevu verilen protez hastalarının sevki 120 güne, dolgularda 30 günden 60 güne ve diğer dişeti hastalıkları gibi tedavilerde ise süre 60 günden 90 güne tabii ki gibi çıkarıldı.

Danıştay kararı diğer yargı kararları gibi herkesi bağladığından, SGK genelgesinin aslında bir hükmü bulunmuyor.

Bu bilinçte olan kamu hastanelerindeki “namuslu ve cesur” diş hekimleri gereğini yaparak, bakamayacakları hastaları özel diş hekime göndermeye başlayınca dananın kuyruğu kopmuş.

Örneğin Maçka’daki diş hekimi diş tedavilerini yapamayacaklarına özel hekimler için sevk vermeye başlayınca, sevk alan hasta sayısı da biranda bine ulaşmış.

Ve tahmin edebileceğiniz gibi “yüksek yerden” gelen bir telefonla sevk işlemine son verilmiş..

Öğrendiğime göre bir başka ilçede sevk yapan diş hekimine baskı öylesine arttı ki, doktorun telefonları “terörle mücadele” kapsamında dinlemeye alınmış.

Şimdi işin diğer acıtan yanı diş hekimlerini ilgilendiriyor.

SGK bu sevklerle gelenlerin hastaların hekimlerine ödemeyi geciktirmek, burunlarını sürtmek için akıl almaz bahaneler üretmeye başlamış.

En çok uygulanan yöntem ise para talebinde bulunan hekimlere söylenen “bilgisayarlarımız çöktü” mazereti(!).

Halkımıza ve işçi-memur bütün sigortalılara çağrımdır.

Lütfen hepimizin sağlığını ilgilendiren bu hususta baskıcı olunuz; kamu hastanelerini sevk almak konusunda zorlayınız, konuyu bağımsız olarak medyaya taşıyınız, bağlı olduğunuz örgütleri bu hukuksuzluğu ortadan kaldırmak için seferber ediniz.

Düşünebiliyor musunuz vatandaşlarına bu kadar açık bir hukuksuzluğu yaşatan AKP hükümeti şimdi, “yargıda reform” adını verdiği bir anayasa değişikliği hazırlıyor.

Küçük bir kurum çıkarı uğruna bunları yapanlar, daha büyük çıkarlar için ne yapmazlar ki…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 683
Kayıt tarihi
: 17.07.08
 
 

Trabzonluyum ve bu kentte yaşıyorum. Kamuda inşaat mühendisi olarak çalışıyorum. Resmi görevimin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster