Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
160
 

Şiddet ve gaz sendromu sonucu gelen -Toplumsal Panik Ataklar...-

Şiddet ve gaz sendromu sonucu gelen -Toplumsal Panik Ataklar...-
 

net ten..


Demokrasi varsa, nümayiş her zaman vardır..

Nümayiş varsa, hareket de  vardır... Slogan atmak da vardır....

Demokrasi gereği seçimler de vardır.

Her seçim, toplumun sağlığı ve demokratikleşmenin gereği olarak iyi niyetle yapılır..

Seçimler, barış için, huzur için vardır...

Yasalara uygun yapılan her seçimle birlikte, sandıktan çıkan sonuçlara herkes rıza gösterir...

İktidar da olunur... Koalisyon da kurulur.. Muhalefette de kalınır...

Şurası unutulmamalıdır ki demokratik seçimler, birilerine saltanat sağlamak için yapılmaz...

Demokrasiyi monarşiye çevirenler, eninde sonunda,karşılarında halkı bulurlar.

....

Yenilen pehlivan doymaz; daha çok çalışır, gün gelir başpehlivan olur.

Başpehlivanlık akıllı antremanlarla devam ettirilebilir.

Baş pehlivanlık, altın kemere alıştıktan kısa süre sonra, kabadayılık yapmak değildir.

Kabadayılık başlayınca sandık sonuçları itibarını yitirir.

Her kabadayının karşısına yeni  ve genç kabadayılar çıkacağı unutulmamalıdır.

....

Ne ekerseniz onu biçersiniz... Suskun sandığınız halk birden ayaklanınca ne yapacağınızı şaşırırsınız..

Kıspeti yağlayıp meydandan kaçmakla da kalmaz, yakalanınca, başınıza geleceklere katlanmak zorunda kalırsınız.

....

Zeka, Tanrı vergisidir... İyi kullanılınca tadından yenmez.. Kötüye kullanırsanız hem kendinizi hem çevrenizi mahvedersiniz.

Orantısız zeka sahibi olan bir lider, toplumunu da felakete sürüklediği gibi, özellikle ülksinde yetişen gençler üzerinde yarattığı derin psikolojik travmalar nedeniyle, tedavisi çok zor olan psikolojik hastalıkları ortaya çıkarırlar..

Yasal haklarını savunmak için meydanlara çıkan genç göstericilerin üzerine zehirli, yakıcı gazlar sıkıldığından dolayı, ağır tazyikli sularla işkenceye uğrattıklarından; hatta ölümlere bile neden olduklarından  dolayı, ülkenin geleceği olan  milyonlarca genci ve onların büyüklerini PANİK ATAK Hastalıklarıyla başbaşa bırakırsınız.

Anksiyete, her insan tarafından bazı durumlarda yaşanan bir duygudur. Türkçede "kaygı, bunaltı, iç sıkıntısı, stres" gibi sözcüklerle anlatılmaya çalışılmıştır; fakat "korku, endişe bunalım" gibi duyguları da kapsamaktadır.

Anksiyetenin amacı,yaşamı uyumlu ve dengeli sürdürmektir; tehlikeli, bilinmeyen, yeni uyaranlardan organizmayı sakınmak,onlarla başa çıkmak, onlara karşı koymak ya da o uyarıdan kaçmaktır. İnsanın gerek bireysel gerekse toplumsal adaptasyonu için belli dozlarda anksiyete gereklidir.Anksiyete,ya içerel (intrapsişik) ya da dış çevreden kaynaklanan bir tehlike, tehlike ihtimali veya kişi tarafından tehlikeli olarak algılanan,yorumlanan herhangi bir durum karşısında yaşanan bir duygu durumudur.

Kişi, kendini bir çeşit alarm durumunda ve sanki kötü bir şey olacakmış gibi bir duygu içinde hisseder. Bir yere kadar sağlıklı olan anksiyete, bir yerden sonra kişinin, aile ve sosyal aktivitelerini,kişiler arası ilişkilerinizi olumsuz etkilemeye başlar; kişide ruhsal problemler doğuran bir duygu olarak karşımıza çıkar.

Anksiyete, birbiriyle uyumlu bir ilişki içinde ve bir bütün halinde çalışan bir çok alt sistemi etkilerken, yaklaşan tehlikeleri haber vererek, sinir sisteminin tüm birimlerini, en üst düzeyde uyarır,harekete geçirir ve böylece kişiye kendisini koruma fırsatı verir.-Alıntı-

........

Ülkemiz gençlerine, duyarlı halka bu panik atak hastalığını hediye eden, İçişleri Bakanı, Emniyet Genel Müdürü, genel müdür yardımcıları, daire başkanları ve başta İstanbul Emniyet Müdürü olmak üzere halka şiddet uygulatan tüm emniyet müdürleri de bugünden tezi yok görevden alınmalı!

“Canım Başbakan bize emir verdi”

Verdiyse, orantısız zeka mı uygulayın dedi..

 “Kanunsuz emir, emir değildir!”

Emir, demiri keser diye, velinimetin olan, aldığın maaşı ödeyen halkına; kadın, erkek, genç, yaşlı, engelli, sağlıklı demeden önüne gelenin gözüne biber gazı sıkamazsın...

Halkın parasıyla aldığın o silajhları,araçları, emri bahane ederek halkını öldürmek, yaralamak için kullanamazsın...

Elinde kitapla ve çiçekle haykıran,  yüz binleri TOMA’larla ezmeye kalkamazsın!

.....

Bir toplumun psikolojisini bozan psikolojik sorunlu yöneticiler, tarihe kara bir leke olarak geçtiklerinde, kendi yakınlarına ve  yandaşlarına kötü bir miras bırakırlar.

Tarih, bu kişileri her zaman anımsatır; iyileri de tabi ...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam, bence de 10 yıldır yenilen muhalefet daha çok çalışmalı genç ve güçlü başpehlivanlarla meydana çıkmalı. İktidarın bu kadar yüksek oy almasının bir nedeni de halkın muhalefet partilerine olan güvensizliği. Şu anda polis müdahale etmiyor ve barışçıl gösteri şarkılarla, türkülerle devam ediyor; ama başbakanımız Kuzey Afrika gezisi öncesindeki söylemlerini dün gece yarısı Atatürk Havalimanı'nda da tekrarladı. Şimdi ne olacak? Halkın sonsuza kadar Taksim'de kalmasına izin vermeyeceklerdir. Verseler dahi, halk -varamayacağı bir hedef için- sokaklarda sürünmeye daha ne kadar dayanabilecektir! Hocam, bu işin çözümü sandıkta. Seneye martta yerel seçimler var. Sonrasında da Cumhurbaşkanlığı ve anayasa referandumları var. İktidara değil de muhalefete yüklenmek lazım. CHP'nin de MHP'nin de genç, güçlü ve inandırıcı liderlere ve sağlam programlara ihtiyacı var. Millet olarak bize yakışan da nasıl idare edilmek istediğimizi sandıkta söylemektir. Selam ve sevgiyle.

Ata Kemal Şahin 
 07.06.2013 9:05
Cevap :
Muhalefetin cılızlığına dair yazdığım yorum ve yazı da çok.Biz yazan-çizenler olarak bjektif olmak zorundayız.Tarihinde 10 ylda bir askeri müdahalelerle nizam-intizam verilmeye çalışılan yurdum siyaseti,yine toplalamaya başladı.Eskiden enerjik muhalefet yapan kurnaz siyasi liderler vardı.Son yıllarda MHP ve CHP kırsır döngüsü içinde küçüldükçe küçülüyor..Liderleri zayıf;kadroları kadük..İktidar da bunu bilerek yüklendikçe yükleniyor;ancak iktidarın hiç beklemediği bir şey oldu.Milyonlar sokaklara dökülüverdi.Üstlik bunların belli bir partisi yok.Şimdi muhalefetin veremediği ayarı bu gençler veriyor.Siyasetimizde yıpranma çok.Yeni-taze liderler gerekiyor.Tarihinde köhne ve beceriksiz PARTİLERİ ÇÖPE ATAN BU HALK,ŞİMDİ YENİ BİR ARAYIŞLA KISA SÜREDE YENİ GENÇ VE DİNAMİK PARTİLERİNİ KURABİLİR..GENÇ VE ÇAĞDAŞ LİDERLER SAHNEYE ÇIKABİLİR.ÇIKMALIDIR DA.BENCE BU DA HAYIRLI OLUR.DİRENİŞ YAPAN GENÇLERİN AKADEMİK SEVİYELERİ YÜKSEK.ESKİLER GÖÇTÜKLERİNDE GENÇLER DÜMEN BAŞINA GEÇECEK.Teşkür..sevgiler.  07.06.2013 14:29
 

Adolf Hitler de seçimle başa gelmişti. Sonunun ne olduğunu hepimiz biliyoruz. Ülkedeki bu stresi bir kişi azaltabilir. Ama nedense bu stresi azaltmak yerine yükseltmeyi kendisine görev ediniyor. Bütün yetkilerin bir kişide toplanmasını isteyen Başkanlık sisteminin mahzurlarını bir kişinin psikolojik durumu incelendiğinde ne kadar tehlikeli olduğu ortaya çıkıyor. Eğer bu konu referanduma giderse, halkımız bu tehlikenin farkına mutlaka varmalıdır. Bu ülke bir kişinin oyuncağı olamaz Mesut hocam. Gözü kapalı biat edenler de zavallı insanlardır. Saygılar, selamlar...

Erol Özışık 
 07.06.2013 0:12
Cevap :
Erol Bey,sayın başbanımızı Cumhurbaşkanımız uyaracaktır.Devletin tepesinde kavga olmayacağına göre,herkesi kucaklayacağı vaadiyle çok oy alan Tayyip Erdoğan da nerde hata yapıp gençliği ve ülkeyi bu hale getirdik diye bir öz eleştiri yapacağını sanıyorum.Ünlü balkon konuşmasını,Emine Hanımı da yanına alarak ekabir takımıyla çıkıp yapacağı anı sabırla ve umutla bekliyoruz.Tabi makamlar şahıslara baki değil;akil olan kazanır..Keyifli olduğu kadar sıkıcı da olabilir..Teşekkürler ...saygılarımla..  07.06.2013 0:37
 

Oldukça yararlı bir blog. Şu anda Rize'de devam eden bir olay var. Başbakanın zor tutuyorum dediği bir gruba izin çıkmış olmalı ki nihayet sahne almışlar. Madımak'ı hatırlatan ve yaklaşık 6 saattir bir binada sıkıştırılan, mahsur kalan insanlar var. Ve her nasıl oluyorsa oluyor sayıları 2 bine yaklaşan bu kalabalığı emniyet bir türlü uzaklaştıramıyor. Ve Kamer Genç'in dediğine göre ne emniyet müdürüne, ne içişleri bakanına defalarca aranmasına ulaşılamıyor. Başbakan tarafından aranmadıkları için olsa gerek. Bu oldukça düşündürücü değil mi?

Ayrıntıda gezinmek 
 05.06.2013 23:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1522
Toplam yorum
: 9157
Toplam mesaj
: 558
Ort. okunma sayısı
: 1553
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster