Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ağustos '13

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
150
 

Silahsızlanmak gerek

Silahsızlanmak gerek
 

(Bu düzenleme konuya uygunluğu için sanal ortamdan alınmıştır)


Güvenliği giderek yok olan Ortadoğu’da 'barış' için yırtınanların silahları bıraktıkları hiç duyulmuyor.

Bu konuda ne ABD ne AB ne BM ne de Türkiye’den çıt yok!

Oysa Saddam Hüseyin, Muammer Kaddafi ile Ahmedinejat’a ver yansın neler neler söylenmemişti değil mi?

Ortadoğu’da kimin eli kimin cebinde belli mi?

Az önce okuduğuma göre nereye çekseniz gidebilecek bir Ortadoğu haberi var:
İsrail insansız hava araçları ile Sina Yarımadası'na düzenlediği saldırıda 5 kişi öldürüvermiş!

Öte yandan ne Suriye Ordusu ne ona karşı saldıran ÖSO ne El Nusra ne de PKK yoldaşı PYD boş duruyor.

Kutlu Ramazan Bayramı’nda bile can almaktan çekinmeyen Müslüman yaftası ile anılan kimileri, kim bilir ne gibi adam öldürme tasarıları yapıyordur.

ABD ile Rusya dâhil Batı terör örgütlerinin defterini dürerken Türkiye adı belli Terör Örgütü ile uzlaşıyor!

Türkiye'de en az 15.000.000 (on beş milyon) kişinin bireysel silahlanma ile donandığını düşünürseniz sorunun dehşeti daha bir ortaya çıkar bence.
İlkel çağlardan beri böyle bu silahlanma kepazeliği!

Sözüm ona birileri bir yerlere İnsan Hakları, Demokrasi, Adalet götürüyormuş!
Bu tür yalanlara kargalar gülüyor olsa bile Köktendincilik’ten Ilımlı İslam’a dönüştürülen sımsıkı sarılıyor.

Birileri de yıllardan beri Nobel Barış Ödülü veriyor bazı cani ruhlu siyasetçilerin ellerine.

Onlara öykünen nice çokbilmiş siyasetçi de bıraksalar, 'Bana da! Bana da!' diye ya ellerini açıp yalvaracaklar ya da Batı'nın vereceği bir ün uğruna kapı kapı dolaşacaklar.

Sözde bir barış için uzlaşılan 'ateşkes' gereğince özellikle Güneydoğu'dan çok azı çekilen Terör Örgütü ile ona yeni katılan 3.000 (üç bin) kadar yeni yetme terörist gerilla hangi kim bilir Batı kaynaklı hangi silahlar ile kimlerden terör eğitimi almaktadırlar K. Irak'ta?

Yanı başımızda neler dönüyor?

Ceylanpınar Belediye Başkanı Arslan'ın İnsan Hakları derneği'ne yaptığı, '8 Kasım 2012’de Suriye tarafında çatışmalar başladı. Sınır El Nusra’nın kontrolündeyken ağır hastalar tedavi amaçlı sınırdan geçirilirken, YPG’nin kontrolüne geçirildikten sonra, (sınırın Türkiye tarafından kapatılmasıyla) buna izin verilmedi. Sınır kapısı, YPG’nin kontrolüne geçtikten sonra tamamen kapatıldı. Evlerden çıkılmaması yönünde anonslar yapıyoruz, ama bir çözüm olmadığını görüyoruz. Ceylanpınar’da güvenli bir bölge kalmamış durumda. İnsanlar canlı bomba endişesi taşıyor. Sınırın diğer tarafında hem Kürt hem de Arap yurttaşlarımızın akrabaları yaşamakta ve yurttaşlarımız akrabalarının hayatlarından da endişe etmektedir' açıklaması yanı başımızdaki tehlikelerin giderek büyüyeceğinin de bir belirtisi olmalı.

Kaldı ki son beş altı aydan bu yana özellikle Güneydoğu Anadolu Bölgesinde gizlenen terör örgütü üyelerinin, 'Gözler kapatılacak! Kapat! PKK-KCK-PYD ile yeni yetme potansiyel militan/ terörist/ gerilla çekiliyor' mizanseni ile K. Irak'a ya da K. Suriye'ye gitmekte olduğunu düşünmemek zor.

'Ne zaman elektrikler kesilse, silah sevkiyatı ve silahlı grup geçişleri yapıldığını anlıyoruz'

CHP Ceylanpınar İlçe Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Kahraman'ın, 'El Kaide’ye bağlı paramiliter güçler açıkça Türkiye hükümetince desteklenmektedir. Çatışmalar başladığı dönemde, üç sivil plakalı otobüsle silahlı kişiler sınırdan geçirildi. Ceylanpınar’da ne zaman elektrikler kesilse, silah sevkiyatı ve silahlı grup geçişleri yapıldığını anlıyoruz. Söz konusu güçler, Afganistan’da, Libya’da, Sudan’da, Tunus’ta CIA’ye bağlı savaşan güçlerdir. Tekbir getirerek insanları kesmenin neresi İslamiyet’le bağdaşır? Bu kişilerin, gasp yaptıklarını, evleri yağmaladıklarını, inek çiftliğini talan ettiklerini, hırsızlık yaptıklarını, ambardaki buğdayı sattıklarını biliyoruz' açıklaması da Güneydoğu Anadolu'nun bitişiğindeki alanlarda ne kadar kirli işlerin döndüğünü yansıtan tespitlerdir.

Osmanlı'dan bu yana daha dünün nice terör trgütleri ile sözüm ona uydu devletçikleri bugün uçak, top, roket, uydu ve tank sahibi olabiliyor ise İsrail, ürkütücü de olsa, a z bile öldürmüş desem yeridir!

Görülen o ki Ortadoğu’daki dengelerin değiştirilmesi içerikli BOP dört cephede birden hızla uygulanıyor

Bakalım Komşularla Sıfır Sorun Siyaseti mucidi Dışişleri Bakanı Prof. Dr. Davutoğlu İsrail ile Erbil’den kendisine yeşil ışık yakılan PKK uzantısı PYD'ye karşı neler söyleyecek...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sayın Yazarım canınıza sağlık önemli bir konuya değinmişsiniz."Kutlu Ramazan Bayrmında dahi birbirlerini öldürmekten çekinmeyen Müslüman Ülkeler" silahsızlana bilirler mi? Sonra üretilen onca silahlar kimlere satılır. Selam ve saygılar, sağlık ve mutluluklar.NAHİDE ÇELEBİ

NAHİDE ÇELEBİ 
 12.08.2013 10:23
Cevap :
Nahide Hocam Milliyet Blog'daki ilk yazılarımdan biri Küreselleşmenin nimetleri olarak: Silahlanma,Terörizm ve İsraf başlığını taşıyordu 2008'de yazmıştım.Giderek ivme kazanmaya başlayan terör saldırıları ile bazı gözlemlerime de bağlı olarak peşpeşe Her türlü silah ruhsatı da silahlar da toplatılmalı (Tem. 2009) ve Silahlar Toplatılmalı(Ağus.2009) başlıklı yazılarım yayınlandı.Ne yazık ki bütün iktidarlar gibi AKP iktidarı da terör sınavında özellikle resmi olarak ruhsat verilmesi ve silah satın alınması konusunda,her ihtimale karşı diyerek de olsa gerekli önleyici tedbirleri almamıştır.Kaldı ki Saddam H'in silahlanma tutkusu son bulduktan sonra onun askerlerinin ve Rusya ile Batı'nın silah üreticileriniz silah pazarı olarak Ortadoğu her türlü silahın alınıp satıldığı bir alan oldu.Yeni kurulan Erbil yönetimi kendi topraklarındaki terör eğitim kamplarını kapattırmadığı gibi yöredeki silah pazarının varlığından dolayı da mutlu olsa gerek.En küçük bir kıvılcımda kim bilir neler olur!  12.08.2013 11:12
 

Değerli yazarım Ömer Faruk MENCİK YILMAZ, tam benim yazdığım yazıların içinde silahsızlanma ve silah fabrikaları silah üretmesin dedikçe, san ki kendilerinin bu silah fabrikalarında kar ortağı gibi hakaret edercesine yorum yazıyorlar. Tüm bu savaşlar niçin durmuyor, silah fabrikaları çalışsın diye, artık hangi ülkeyi gözlerine kestirmişlerse o ülkede karışıklk çıkartıyorlar. O silah fabrikaları, kendi alanında başka üretim yapabilir, insanlığın iyiliği geleceği için. Neyse. Uzun konu. Saygı ve sevgilerimle, sevgi ile kalınız.

Ohannes 
 11.08.2013 11:58
Cevap :
Sevgili Ohannes sen de benim gibi h e p doğru söylemeye çalışırsın bilirim.İkimizin kurmayı düşündüğü o güzel ortamler ne yazık ki dün oduğu gibi bugün de sermayenin bir bölümünün desteklediği silah üretim ve ticaretidir.Bu kaynağın üzerine çöreklenerek nice maddi ve manevi kaançlar elde etmeye çalışan siyaset erbabının üretmeye çalıştığı sözde çözümlerin içerisinde ol sermaye kesimi ile onların mal ve hizmetlerini pazarlayan tüccar kesiminin kazancı yok mudur?Dünya ekonomisindeki oranını bilmesem de bu alandaki gelirin az buz olmadığını sanıyorum. 1982'de az kalsın benim de bulaşacağım bir uluslararası alış veriş içindeki 'komisyon' teklifinin gerçek satışın %12 kadar olduğunu düşündüğümde nelerin nasıl dönmeye başladığını çok iyi anlamaya başlamıştım.Haklı olarak vurguladığınız gibi,'bu silah fabrikalarında kar ortağı gibi hakaret edercesine yorum' yazanların varlığı da söz konusu etkileşimin kimi propagandaları sağladığını düşündürüyor bana.Oysa silah olmadan da huzur sağlanır! Tşk.  12.08.2013 17:12
 

Affedersiniz, silah fabrikalarının üretimi ne olacak? veya sürekli teknoloji yenileyen fabrikalar ne için ürak etim yapacak? selamlar.

Kadri KANPAK 
 10.08.2013 21:32
Cevap :
Nice açmazlar gibi bol silah satışı ve ryhsat dağıtımı gibi Batı güdümündeki silah fabrikaları da sözde İnsan Hakları ile Demokrasi dayatmacısı bütün iktidarların sorunu değil mi Kadri Bey?  10.08.2013 23:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 994
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster