Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ekim '17

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
535
 

Simya ve İksir (Elixir)

Simya ve İksir (Elixir)
 

Elixir, Arapça’daki  el-iksir kelimesinin Latince yazılış şeklidir ve Grekçe'de tıp ve simya dönüşümü için kullanılan kuru bir toz olan xerion kelimesine akrabadır. İksirler yenileyici ve şifa verici olduğu inanılan içkilerdir. Bu terim ilk önceden simyagerler tarafından (aynı zamanda felsefe taşı olarak bilinen) basit metalleri altına dönüştüren, hastalıkları tedavi eden ve yaşamı uzatan maddeyi tanımlamak için kullanılırdı.

Geçmişten günümüze kadar simyagerlerin bir çoğu, insanları ölümsüz kılan iksirler ürettiklerini iddia etmişlerdir. Özellikle Uzak Doğulu simyagerler, Antik Mısırlı ve Grek simyagerlere kıyasla fiziksel ölümsüzlük arayışında daha da ısrarcı bir tutum içindeydiler. Batı düşüncesine o denli has olan bu Dünya ve öte Dünya arasındaki fark Uzak Doğulu simyagerler tarafından göze alınmıyordu, ayrıca Grek ve Hintli simyagerler gibi kozmostan kurtulmayı da ummuyorlardı. Çinliler için ise madde ve ruh tek bir organik bütünün parçalarıydı ve iksirlerin işlevi bir nevi sürekli tutkal gibi hareket edip beden ve ruhu sonsuza dek bir bütün olarak tutup "cevheri" (şen) korumaktı.

Uzak Doğulular her zaman yaşamı uzatmakla ilgilenirlerdi, ancak görünüşe göre ölümsüzlük iksiri fikri erken Taoist felsefesinin harfi tefsirinden dolayı ilk kez dördüncü asırda ortaya çıktı. Esasında Tao kelimesi fiziksel bedenlerin gelişmesi ve çalışmasını sağlayan yaşam gücü anlamına gelmişti. Zamanla Taoist simyagerler bu soyut ilkeyi içilir veya yenilir bir iksire dönüştürdü. Tek sorun Tao'nın maddi yapısını tayin etmek ve yenilir bir şekle sokmaktı. Genel görüşe göre özellikle dayanıklılığından dolayı altın ve renginden dolayı zincifre en gözde adaylardı. Dünya’nın her tarafında insanlar altının mükemmel ve yok edilmez özelliğini kendileri dahil mükemmel olmayan şeylere aşılamaya çalışmışlardır. Gerçek bilgiyi bilmeyenler bunu başarmak için altın tozunu yemişler ve altınlı içkiler içmişlerdir. Fakat işin gerçek sırrını bilen, Antik Mısır’da Manna diye isimlendirilen bu gizemli madde, esasında mono atomik altındır ve beyaz toz halindedir. Literatürde “Ormus” olarak da geçmektedir. Ancak Ormus içerisinde radyum, altın, gümüş, plâtin, magnezyum oksit ve başka maddelerinde bulunduğu gizli bir Simya formülüdür. Buna benzer formüllerin tamamı insanlara hiçbir zaman verilmemiştir. Antik Mısır simyacılarının amacı beynin işlem kapasitesini çok büyütmek ve diğer boyutlarla ilişkiyi mümkün hale getirerek evreni daha net algılamayı sağlamaktı.

Zincifrenin iksir için ideal madde olduğu fikri onun rengi ve kimyasal yapısına dayanmaktaydı. Zincifre kanın rengi kırmızıdır ve cıva kükürt karışımı cıva sülfat olduğu için metallerin en canlısı saf cıvaya dönüştürülebilir. Tabii ki, burada önemli bir sorun var, zincifre zehirlidir, ama ölümsüzlük güçlü bir hayaldi ve simyagerler başkaları gibi çileyi gerekli bir bedel olarak kabul etmişlerdi. M.S. 820 ve 659 yılları arasında tam altı Çin İmparatoru sonsuza dek yaşama dileği ile aldıkları iksirlerden zehirlendiler. Joseph Needham (1957) dokuzuncu asırdan sonra Çin simyasının gözden düşmesinin sebebi için zehirlenmenin önemli bir unsur olduğunu ortaya atmıştır.

Simyasal bir iksirin fikri ilk olarak İbraniler aracılığı ile Batı’ya gelmiştir. Simyasal iksirleri Batı’ya taşıyan İbranilere bu formüller Antik Mısır’dan miras kalmıştır. Ancak Hıristiyanların madde ve ruh ayrımı ve ahrette yaşam üzerinde durmaları simyagerlerin bu yaşamda ölümsüzlüğü kabul etmelerini zorlaştırdı. Yine de bazı simyagerler ölümsüzlük iksirini yaratmaya çalıştılar ve deneyleri tıbbi teori ve uygulamalara katkıda bulundu, çoğu simyager ise basit metalleri altına çevirecek daha sınırlı ve dünyevi amaca yöneldiler. Seçkin bir grup ruhsal simyagerler her iki amacı hor gördüler ve ruhu yüceltip ilahi menşeine götürecek ruhsal iksirler aradılar. Fiziksel ölümsüzlük iksirini arayan bütün bu simyagerler arasında, bildiğimiz kadarıyla hiçbiri başaramadı. Ancak insanoğlunu sefalet, hastalık ve ölümden kurtaracak bir maddenin olduğu fikri dini, felsefi ve bilimsel düşünceye güçlü bir dürtü olmuştur.

Shemuel Bensusan 

Tuanna Güzel bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 284
Kayıt tarihi
: 06.10.17
 
 

Arkeolog, Enokyan maji sistemi ve frekans dili  Simya formülleri,  Antik Mısır Kabalistik öğretil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster