Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '07

 
Kategori
Sınavlar
Okunma Sayısı
1258
 

Sınavlar nasıl okunuyor

Sınavlar nasıl okunuyor
 

Milli Eğitim Bakanlığında OKS ve ÖSS yerine okullarda yapılan sınavların notlarını kullanmak için çalışmalar yapıldığı dedikodularını duyuyoruz. Bu çalışmaları yapanlara bir önerim olacak:

Lisede bir dersten 30 kişilik bir sınıfta yapılan sınavın kağıtlarını alsınlar. Bu sınav kağıtlarını o branştaki 30’ar öğretmenden oluşan birbirinden habersiz öğretmen gruplarına verip değerlendirmelerini istesinler. Bunun için değişik yöntemler uygulansın. Öğrencilerin sınav kağıtlarıyla birlikte aşağıdaki bilgiler bu öğretmenlere verilsin ve her sınav kağıdına 100 üzerinden not vermeleri istensin:

A GRUBU: Yalnızca sınav soruları öğretmenlere verilsin.
B GRUBU: Sınav soruları ve çözümleri öğretmenlere verilsin.
C GRUBU: Sınav soruları, çözümleri ve değerlendirme şablonu öğretmenlere verilsin.

Değerlendirmeler bittikten sonra öğretmenlerin ve öğrencilerin adları gizli tutularak (S01, S02, .... S30) öğrencilerine (A01, A02, ... A30); (B01, B02, ... B30); (C01, C02, ... C30) öğretmenlerinin verdikleri notlar açıklansın. Bu sınavda 30 öğrenci için verilen 90’ar not MEB Internet sitesinde yayınlansın. Akademisyenler, eğitimciler ve istatistikçiler bu ham veriyi değerlendirip ulaştıkları sonuçları açıklasınlar.

Bu çalışma birkaç değişik dersler için yapılsın. Bir matematik sınavında veya bir edebiyat sınavında nasıl farkettiği de değerlendirilebilsin.

Böyle bir değerlendirme için tahminlerim var:
- Her öğrenci 90 öğretmenden en az 30 farklı not alır.
- Öğrencinin aldığı notun sınıf sıralamasındaki yeri en az +- 10 oynar.
- 90 öğretmenin verdiği notların sınıf ortalaması her öğretmen için farklı olur.
- A grubunda notlarda büyük uçurum olur, B grubunda notlarda önemli farklar gözlenir, C grubunda uyumlu olacak tahminlerini şaşırtacak farklılıklar ortaya çıkar.

Bu çalışmanın sonunda ortaya çıkacak sonuçları eğitimcilerin çoğu tahmin eder. Sonuç bellidir, her öğretmenin bir değerlendirme tarzı vardır. Bu tarzın diğer öğretmenlerle aynı olması beklenemez. Hatta aynı olursa ciddi bir sorun var demektir. Her öğretmenin sınav değerlendirmesi doğrudur. Doğru olmayan farklı değerlendirmelerle oluşan notları aynı potaya atmaktır.

Milli Eğitim Bakanlığındakiler, okullarda verilen notları kullanarak OKS ve ÖSS’ye alternatif yaratmaya kalkarlarsa bu aynen ne olur biliyor musunuz: Bir sepete elma, armut, kiraz, vişne, kivi, portakal, mandalina, badem, fındık, ceviz, hurma, muşmula, kızılcık, böğürtlen, şeftali, kayısı doldurup içinden domates seçmek gibi birşey...

Beğenelim veya beğenmeyelim, OKS ve ÖSS sepete domatesleri dolduruyor ve onların içinden iyi domatesleri seçiyor. Bu arada bazı domatesler sepete sağlam girip orada eziliyor, bazıları sepete girmeden eziliyor ama o sepete ezik girip sağlam olarak seçilen domates olmuyor.

Şu anda OKS ve ÖSS’ye alternatif yoktur. Bu gerçek ortadayken bu sınavları kaldırmaya kalkmanın sonucu vahimdir. OKS kalkarsa bunalım olur. ÖSS için durum çok ciddidir, çünkü ÖSS’nin kalkmasının sonu bir isyandır, bir gençlik isyanı.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

öneriniz ve yordamalarınıza katılmamak elde değil, ancak bilirsiniz ki eğitim o kadar geniş birşey ki. O kadar çok değişken var ki. Mükemmeli bıraktım ancak süperi bulmak bile zor. Ancak değerlendirme işleminin sınavlarla değil de süreç halinde olması gerektiği kanısındayım. Ancak bunun uygulanması ve herkesçe kabul görmesi de zor. Heryerinde farklılık gösteren bir ülke olduğumuz da düşünülürse... Yaza yaza yaz gelir, sorunlar bitmez... Elinize sağlık

ismail 
 05.07.2008 2:11
 

Değiştirmek istemek,karıştırmak ,kargaşa yaratmak anlamına geliyor.Belkide kendilerini gündemde tutmak için yapıyorlar.Süreklı karıştırarak kendilerinin bir işe yaradıklarını düşünüyorlar.17 yıl uygulanan üniversiteye giriş şeklinden sonra değiştirdikleri sistemi o gün biz defalarca eleştirdik anlatamadık.Bugün dönmüş bizim söylediklerimizi söylüyorlar.Peki geçen yıllara, heba olan gençlere ne oldu?1999 yılında olduğu gibi bahsettiğiniz yanlışı yaparlarsa kaybeden yine çocuklarımız olacak.Onlarsa yine bir şeyler yaptıklarını sanacaklar.Ama yaptıkları iyi şeyler olmayacak.Hoşçakalın

Ergin Şahinbas 
 30.01.2007 23:23
 

Yazdıklarınıza katılmamak elde değil; özellikle de bulunduğunuz tahminler kısmına. Ancak unuttuğunuz bir şey var sanırım, tek bir öğretmen, dersine girdiği sınıfların sınav kağıtlarını 1 ay sonra değerlendirdiğine göre, 90 öğretmenin değerlendirmesi için bir de yüksek denetleme kurulu gibi bir yaptırıma ihtiyaç duyulacaktır. Yanlış anlamayın; eleştirim sadece sınav kağıtlarını, 1 sonraki sınava birkaç gün kala açıklayan öğretmenleredir.

OynamıYorum 
 30.01.2007 23:00
 

"Anne örtmen bana taktı " şeklinde sıkıntısını dile getirmesine rağmen ciddiye alınmayan öğrenciler arasında belli orandaki haklılık payı düşünüldüğünde, durum daha da kötü görünüyor. Bu daha çok, anarşist karakterli fakat zehir gibi ve de öğrenme gereklerini harfiyen yerine getirerek aslında sınavlarda bunu da gösterebildiği halde bir türlü yüksek notlar aldırılmayan öğrenciler için geçerli. Geçtiğimiz yıl, Galatasaray lisesinden uzaklaştırma cezalı ve fakat biri ÖSS Türkiye birincisi diğeri derecelisi çocukların durumu gibi. Sınav olmasaydı muhtemelen o çocuklar şu anda üniversitede olamayacaklardı. Teşekkürler.

Lale Beşe 
 29.01.2007 8:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1735
Toplam yorum
: 2342
Toplam mesaj
: 230
Ort. okunma sayısı
: 2403
Kayıt tarihi
: 22.09.06
 
 

27 Mart 1959'da İnebolu Yeşilöz Köyünde doğdum. Yeşilöz Köyü İlkokulu, Yeniyol İlkokulu, İnebolu ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster