Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Mayıs '09

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1336
 

Sınır ticareti

Sınır ticareti
 

Geçen hafta Bakanlar Kurulunun aldığı bir kararla, sınır ticaretinde yeni düzenleme getirilmektedir. Sınır ticareti; Türkiye’nin komşu ülkeleri ile sınırı bulunan illerde ikamet eden vatandaşlarının ihtiyaçlarını karşılamak üzere, karşılıklı ülke halklarının yaptıkları özel bir ticaret türü olarak tanımlanmaktadır Bu tanıma göre, Türkiye’nin yaşam standartlarının düşük ve işsizliğin ciddi boyutlarda olduğu, Doğu ve Güneydoğu coğrafi bölgelerinde ekonomik, sınaî ve ticari gelişmenin hızlandırılmasını teminen, sınır ticareti; komşu ülkelere sınırı bulunan Artvin, Kars, Iğdır, Ağrı, Van, Hakkâri, Şirnak, Mardin Şanlıurfa, Kilis, Gaziantep ve Hatay illerinde kurulacak “Sınır Ticaret Merkezleri” aracılığıyla yapılacaktır.

Daha önceki merkezlere göre bu sayının arttırılmış olduğu görülmektedir. Sınır Ticaret Merkezleri, İl Özel İdaresi tarafından işletilecektir. Daha önceki yıllarda, Türkiye’nin doğu ve güneydoğu illerinde başlayan terör nedeniyle, yörede terörle mücadelenin paralelinde bu mücadeleyi destekler mahiyette ekonomik yapının iyileştirilmesi amaçlanmış, bu amaçla, özel bir ticari işlem türü olan sınır ticareti ve açık pazar uygulamasının önemli bir role sahip olacağı belirtilerek sınır ticaretinde var olan bütün kısıtlarında (sınırlamaların) kaldırılmasını talep eden mülki amirler ve yörenin ileri gelenlerinin bu talepleri haklı mahiyette görülmüş, bu görüşler doğrultusunda, sınır ticareti teşvik edilerek bu ticari işlem türünün çok kötü uygulamaları ile karşılaşılmıştır. Bunun sonucu olarak eşya kaçakçılığı üretim yapan, emeği ile çalışan insanımızın ekonomik ve sosyal sıkıntılara düşmesine neden olmuş, ülke ekonomisine de kara para ve kayıt dışı ekonomi olarak yansımıştır. Bu sorun bugün halen devam etmektedir. Bakanlar Kurulu Kararı ve bu Kararın Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin yayımı tarihinden itibaren, Sınır Ticaret Merkezlerinin inşası, işletilmesi, fiziki olarak düzenlenmesi, stok kontrolleri, giriş ve çıkışlara ilişkin usul ve esasları Gümrük Müsteşarlığının bağlı olduğu Devlet Bakanlığı ve bu Bakanlığın tarafından belirleneceği anlaşılmaktadır.

Serbest ithalat rejimine göre her hangi bir sorunla karşılaşılmayan ancak, sınır ticareti, yolcu beraberi kaçak ve sair yollarla yurda girişi sağlanan yüzlerce kalem gıda maddesinin toplum sağlığı açısından önemi olaya daha da odaklanmamızı gerektirmektedir. Bu itibarla düşük değer, düşük miktar sahte orijin, çift fatura teknikleri ile veya farklı bir ürünmüş gibi yollar denenerek girişi sağlanan eşyanın ülkenin genel talebini karşılayacak ölçülerde, ülkenin genel pazar alanlarına sunulduğu ya da pazarlama organizasyon ağına bir şekilde sokulduğu bilinmektedir. Bu durum kayıt dışı ekonomi ve haksız rekabet demektir. Haksız rekabete yol açacak fiillerle karşılaşılmaması için önleyici tedbirlerin alınması gerekmektedir. Sınır ticaret merkezlerinin elektronik ve teknik donanım kavuşması ( Örn: kamera, X-ray, detektör vb.) , personelin hizmet içi eğitimi, çalışma şartlarını nöbet sistemi, kayıtların merkezi bilgi işlem programına anında aktarılması gibi önlemler örnek olarak verilebilir Sınır ticareti kapsamında ithal edilecek ürün, ülkede üretilen milli mahsulün elde edildiği dönemde (Örn. Haziran – Ağustos arası) ülkeye girişine izin verilmesi halinde, milli mahsulün üreticinin eline kalması demek olacağından, fazladan aynı ürünün ithaline izin verilmemeli veya ülkeye yetmeyen miktar kadar izin verilmelidir. Yabancı mahsul ithalatı aynı zamanda komşu ülkenin ürününe Pazar bulma veya üreticisini sübvanse etmek anlamına geldiğinden, kesinlikle bölge ihtiyaçları kadar ithal edilmeli, örneğin Iğdır vilayeti havyar ve karidesi ne kadar tüketiyorsa o kadar havyar ve karides, anılan vilayete münhasır olarak sınır ticaretine konu olmalıdır.

Diğer taraftan, haksız rekabet doğrudan kendisine yönelmese de, zarar gören ya da görme tehlikesi bulunan üreticilerin haksız rekabet yüzünden ekonomik çıkarları haleldar olursa, bağlı oldukları mesleki kuruluşlar, odalar, dernekler ve iktisadi birlikler aracılığıyla, haksız rekabet eylemini işleyen kişi ve kurumlar aleyhine tazminat haricinde, tespit, yasaklama, düzeltme davası açma imkânına sahiptirler.

Geçen haftaki Bakanlar Kurulu Kararına göre; sınır ticareti uygulamalarının haksız rekabete yol açmayacak şekilde, gayet dikkatle ve titizlikle ele alındığı anlaşılmaktadır. Sınır ticaretinin bir gümrük rejimi olmaması, zaman zaman kesintiye uğraması, kaldırılması gibi inkıtalar, diğer taraftan, söz konusu bölgenin kaçakçılıkla özdeşleşen doğası müfettiş raporları ve mahkeme kararları ile sabit olduğundan, olumsuz bazı yol ve yöntemlerin model alınarak denenebileceği tahmin edilmektedir. Bu itibarla, sınır ticaretinin yeni mahsur ve mağdurlarının olmamasını dileyelim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 134
Toplam yorum
: 133
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 1295
Kayıt tarihi
: 29.09.07
 
 

Ali Emir KARAALİ, 1961 Rize Doğumlu, 1978 Rize Lisesi Mezunu, (1988)T.C. Anodolu Üniversitesi   '..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster