Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Ekim '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
618
 

Sırası mıydı gitmelerin koca çınar?

Sırası mıydı gitmelerin koca çınar?
 

Bir ince sızıdır, ılgıt ılgıt sol yanımdan vuran.

Bir asil duruş, bir onurlu dokunuş, anılara çullanan!

Hey sen! Hayatımın en önemli evresine imza atan adam.

Gidişini, o çok sevdiğin hayata veda edişini duymak için miydi?

Sabahın köründe beni uyandıran, o çok bilinmeyenli denklem.

...

Demokrasi kavşağındaki son gülüşün kaldı bana hatıran

Sanki geç kalmış gibi…

Sanki kaçıracakmış gibi bir şeyleri...

“Ömrünü, gönlünü, kalemini harcadığın hayattan!"

Hızla geçişin ve bana el sallayışınsağ yanımdan.

...

Hey sen!

Manavgat’ın her köşesinde imzası bulunan, "cüssei gibi" koca çınar.

Sırası mıydı şimdi gitmelerin?

Tam da sana ihtiyaç duyuyorken!

Bu vatan.

...

Yapma be usta!

Bu bir şaka de!

Ölüm hiç yakışmadı sana.

Haydi, dön gel, gel gazetene.

Yuvana.

...

Göçmen kuşlar mıydık hepimiz?

Anbean kırılabilir dallara konan!

Yapma be ozan!

Kırma kalemini ölümden yana…

Ölüm nedir ki… ?

Ardında binlerce eser bırakana.

...

Ey bana! …

"Yazıyorum, geziyorum, hayatımın en mutlu devresini yaşıyorum" dedirten adam.

Hiç solmayacak bil bende hatıran.

Her kim ki onur diyecek, gurur diyecek.

O an belirecek karşımda "koca bir çınar gibi..."

"Yiğit duruşlu, altın gülüşlü" bir adam.

...

Sen rahat uyu güzel insan.

Işıklar içinde yat.

Bil ki seni yaşatacaklar var.

Önce oğulların!

Sonra dostların.

Yirmiikiekimikibinoncuma/ Abdurrahman Yiğit adında bir çınar devrildi..

Abdurrahman Yiğit; 1957 yılında Mersin’in Silifke ilçesinde doğdu. Uzun yıllar Manavgat’ta yayın yapan Manavgat Radyo Televizyonu (MRT )de haber müdürlüğü çeşitli konularda açık oturumlar yapan Abdurrahman Yiğit; 2002 yılında kendi kurduğu Yiğitçe gazetesi ile yayın hayatına devam etti. Yazdığı köşe yazıları ve izlediği yayın politikası ile hep doğrudan, haktan ve halktan yana tavır sergileyerek Manavgat halkının, Manavgat’ ta yaşayanların gönlünü kazandı, onların gözü, kulağı, sesi oldu.

İki yıldır yakalandığı amansız hastalık nedeni ile bu görevini oğulları Tamer Nevzat Yiğit ve Murathan Yiğit’e devreden "Yiğitçe " gazetesi kurucusu ve köşe yazarı Abdurrahman Yiğit, 22 Ekim Cuma sabahı saat 05.00 sularında hayatını kaybetti.

Abdurrahman Yiğit’in cenazesi Külliye camiinde kılınan Cuma namazın ardından, müteakip aile mezarlığının bulunduğu Mersin’in Erdemli ilçesinde bugün toprağa verilmek üzere yola çıkarıldı.

Vefatı Manavgat basını ve vatandaşlar arasında derin üzüntü yaratan Abdurrahman Yiğit gazetecilikte yılmadan mücadelesini sürdüren ender kişilerden biriydi.

Toprağın bol olsun koca çınar. Adın gönüllerde yaşayacak.

Acılı ailesine ve oğullarına başsağlığı diler, Allahtan sabırlar niyaz ederim.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kaçamadığımız son, kıramadığımız zincir, hükmedemediğimiz karar, temyize gönderemediğimiz yüce hüküm...Acısı içimizi yakan, sonunda yakalanacağımız ve tek başına çıkacağımız yolculuk.Sevenleri ve yakınlarına baş sağlığı dilerim...Antalya merkezden, Manavgat'a selamlarımla...

Yurdagül Alkan 
 27.10.2010 13:47
Cevap :
Teşekkür ederim Yurdagül Hanım. Ananları oldukça yattığı yerden gülümsüyordur eminim. Selamlar, saygılar.  27.10.2010 19:48
 

belirliyor herkes için eşit olmayan o sınırlı sürelerimizi. Erken atılan zar, "Yiğit" olana da denk geliyor, olmayana da... Bunun "sırası" yok maalesef! Günümüzde yaşanan, yaşatılan ve dayatılan her şey o kadar ucuz, o kadar bayağı ki, soylu amaçlar, idealler ve kalıcı, onurlu işler ancak çöldeki su birikintisi gibi kalıyor. O açıdan erken atılan bir zarın daha, "Yiğitçe" olana denk gelmesi üzücü. Işıklar içinde yatsın. Sevgiler ve dost selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 27.10.2010 9:59
Cevap :
Ne güzel anlatmışsınız Ersin Bey. Teşekkür ederim. selam ve sağlıcakla...  27.10.2010 12:15
 

... onu tanıyan son insan öldüğünde ölür..." demiş düşünürün biri... Sen de ne güzel anlatmışsın; "Ölüm nedir ki..? Ardında binlerce eser bırakana!.." diyerekten..
Işıklar içinde uyusun YİĞİT... Sen sağlıcakla kal...

TEKBAŞINA 
 27.10.2010 0:03
Cevap :
Teşekkür ederim Tek Başına. Basına ilk adım atışım onunla olmuştu. Dört yıl beraber çalıştık, gün geldi kuru ekmeği bölüştük, gün geldi sek sek oynadık çocuklar gibi gazetenin içinde. Oğulları devam ettirecek bitmeyen hikayesini. Ve tabii onu unutmayacak dostları. Selamlar, sevgiler.  27.10.2010 12:14
 

Her ölüm zamansız ölümdür...Allah rahmetini esirgemesin (amin)

Tülay TERZİOĞLU 
 24.10.2010 15:46
Cevap :
Amin. Rahman'ın rahmeti üstüne olsun.  24.10.2010 23:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1452
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster