Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Haziran '10

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
554
 

Şişme, çakma ve özgün blogerlik üzerine!

Görüşlerine yer yer katılmasam da yazılarını okuduğum ve insan olarak olsun hemşerim olarak olsun bir yerde ayrı kefeye koyduğum bir blogdaşımızdır Hasan Basri Özgen Bey.

Son yazısına bir yorum yazdım! Yorumuma verdiği cevap beklediğim gibi değildi aslına bakarsanız.

Yazısında blogcularla medyadaki köşe yazarlarının karşılaştırmasını yapıyordu. Gündemi iyi okuduğunu, öngörülerinin zamanın gidişatıyla örtüştüğünü ama bir Şamil Tayyar olmadığı için kaile alınmadığını söylüyordu. Blogculuğun kaderiydi bu

Haklıydı.

Ben de bahsettiği konular üzerine kafa yormuştum. Bu konudaki bir yazımda Baykal’ın kesinlikle dönmemesi gerektiğini, aksi halde, siyasetin etik anlamda büyük yaralar alacağını, dilim döndüğünce ifadeye çalışmıştım. Ki burada olsun medyada olsun “gelmeli” nidaları atıldığı halde. Ve ilk olarak da “Kılıçdaroğlu” yazısıyla Sayın Kılıçdaroğlu’nun CHP’nin başına gelmesi gerektiğini yazdım!

Arşivime bakarsanız görürsünüz.

Ben siyasette tarafgir biri değilim. Savunduğum düşüncelerimin siyasi arenada samimice savunulduğu inancında olmadığımdan, kimsenin borazanı olmamayı ilke edinmişimdir.

Bir yazıya yorum yazarken, önce yazının muhtevasını iyi anlamak gerekir. Ama bir şey dikkatimi çekmiştir ki burada onu da bu vesileyle söylemeden geçemeyeceğim. Bazı bloglarda yazının bir yerinde bir görüş ifade edilirken yazı uzadıkça o görüşe tezat görüşler de sunulabiliyor. Ya da yorumlara verilen cevaplarda oluyor bu!

Komik olan da bu oluyor!

Hasan Basri Özgen Bey’in yazısından ne anladığımı yukarıda belirttim. Bu bağlamda ben de Pakize Suda örneklemesi yaptım.

Emin Çölaşan örneklemesi de yapabilirdim ama o an o aklıma geldi!

Neydi amacım?

Bizler burada Milliyet Gazetesinin bize verdiği imkânlar doğrultusunda yazılar yazıyoruz bir yerde duygularımızı düşüncelerimizi ifade ediyoruz. Fikir ve gözlem paylaşımı bu. Beğenen oluyor, beğenmeyen oluyor. Sosyal bir platform burası.

Şamil Tayyar örneklemesi blogdaşımızın bir öykünme terciğidir. Yoksa ben kimseye sen Şamil Tayyar olamazsın deyip bir alternatif sunmadım.

Şişme tabirim, günün moda deyimiyle “çakma “ sözcüğüyle eşdeğerdir. Zamanla şişe şişe, şişirile şişirile kendini biriyle tıpatıp gören budalalara müsaade edin de biz de bir gönderme yapalım!

Bu işler umurumda bile değil biliyor musunuz?

Yazarım yazımı; beni bana benzetsinler yeter!

Gurur duyarım!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Konuyu bilmememe rağmen, yazınızın son cümleleri son derece doğru ve haklı diyebilirim.

Mehlika 
 01.07.2010 15:53
Cevap :
Herhalde haklıyımdır çünkü ne dediğimi unuttum!!  01.07.2010 22:15
 

En iyisini yapmışsınız. Onlar üzümlerin hesabını oracıkta hemen veriverirler ama kestanelerin hesabını vermek kolay değildir. Sağlıcakla Kalın...

Yorum Dükkanı 
 23.06.2010 12:45
Cevap :
Kestane toplama giderken kimseye sormuyoruz. Ayının mıdır dayının mıdır!!! Olmaz böyle!!  23.06.2010 13:11
 

Ben icazet almadan yazıyorum, acaba bir şey atladım mı? sonra ceza yemeyeyim? sevgiler..

Kadri KANPAK 
 23.06.2010 12:01
Cevap :
Atla da Halepteki gibi olsun!! En azından egale et!!  23.06.2010 13:13
 

Yani yandaş medyanın yazarına bile günlerce manşetten reklam yapılırken, kendi blog yazarının dikkat çekici bir öngörüsüne anasayfada bile yer verilmiyor, görmezden geliniyor. Bu örnekten yola çıkarak blogculuğun aslında boş iş olduğunu anlatmak istemiştim. Bunu yazımda açık olarak da ifade etmiştim. Ama sizin anlamanıza göre; ben kendimi çakma Şamil Tayyar olarak ilan etmişim! Sonuç olarak; bir hemşehrim olarak beni "çakma kefe"ye koymuşsunuz :)) Lütfen yazımı bir kere daha okurmusunuz? Selamlar...

Hasan Basri Özgen 
 23.06.2010 1:01
Cevap :
Hayır! Yazımın üçüncü paragrafında size hak verdiğimi, öngörülerinizin doğruluğunu teyit manasında yazdım. Kendimden de örnek vererek. Sonrasının adresi farklı. Sizi bana ters yorum yazdırmaya yönelik tahrike yönelik bir taarruzdur. Yorum yazan şahsa verdiğiniz cevap aslında beni incitti. Ama ben gene de umursamadım. Sizin bir köşe yazarıyla birleşen fikirlerinizin olması sizi çakma yapmaz ki. Ama şu an isimlerini vermeyeceğim bir iki arkadaşımızın bahsettiğim hanımefendi tarzı yazılarına göndermeydi bu. Niye dikkat çekti bu? Niye birilerini rahatsız etti? Bunu bir sorgulayın Hasan Bey. Ki yanlış adresdi bu mesajı alan. Yazılarımdan olsun yorumlarımdan olsun nem kapanlar var. Ben ne yazdığımı bilen biriyim. Açıklama da isteyebilirdiniz benden. Yanlış mı düşünüyorum. Hatta telefon numaramı da verdim size. Selamlar.  24.06.2010 2:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1638
Toplam yorum
: 13551
Toplam mesaj
: 82
Ort. okunma sayısı
: 454
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

Doğum tarihim değişmedi ama çok şey değişti bu güne kadar. En başta, dede oluyorum! Evet; şaşırdı..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster