Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Kasım '07

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
833
 

Sivil-Sivilce ve sivil toplum örgütleri

Sivil-Sivilce ve sivil toplum örgütleri
 

Sivil ve sivilceye karşı tutumları görünce sivilce sözcüğünün sivil sözcüğünden türediğine inanasım gelir. Hele de sivil toplum örgütlerinin toplumdaki maruz kaldıkları durumları görünce "tamam " derim kendi kendime
" kesinlikle sivilce sivilden türetilmiştir."

Aslında demokrasinin olmazsa olmaz kurumlarından olan sivil toplum örgütlerine karşı nedense bizim toplum içinde çok sempati duyulmaz. En yararlı örgütlerden biri olan TEMA'ya karşı bile bürokratik kesimlerden nahoş tepkiler gelir. Bütün dertleri doğayı korumak ve insanlığı doğayla birlikte sonsuza kadar mutlu yaşatmak olan TEMA örgütüne karşı gözü paradan başka bir şey görmeyen çoğu kişinin diğerlerini etkileyerek kötü bir örgüt gibi göstermek istediğine kendim tanık oldum.

Ülkemizde zırt pırt ihtilallerin olması ve kitap okumaktan bile halkı korkutması, düşüncelerini açıkca söylemekten insanları ürkütmesi söz konusu iken bir de örgüt kurmalarını istemesi zaten düşünülemez. Bu nedenle de toplum sivil toplum örgütlerine karşı hep uzak durmuş, çocuklarını uzak tutmaya çalışmıştır. Bu yüzden de demokrasinin gerekleri olan bu sivil toplum örgütlerinin üye sayıları hiç bir zaman arzu edilen düzeye gelmez.

Yönetimlerce bu örgütlerden yararlanılmak yerine, kendi doğal işleyişlerine izin verilmek yerine, sıkıştıkları zaman hemen kapatma yolunu seçmişler ve kurtulduklarını sanmışlardır. Hatta geçmiş hükümet dönemlerinde bir Milli Eğitim Bakanının, " Şu okullar olmazsa Milli Eğitimi ne güzel idare ederiz" mealindeki bir sözü halen gülümsemeyle ve ibretle anılır.

İşte toplumun ve yönetenlerin sivil olana karşı bu tutumları bana hep sivilceyi anımsatır. Sivilce genelde yüzde çıkan ve istenmeyen lekelerdir. Kimse yüzünde çıkmasını istemez. Ama ne var ki her ergenlik döneminde çıkar. Onlardan kurtulmanın yolu hemen patlatmak değildir. Patlatırsanız daha çok yayılır ve daha uzun süre yüzünüzde kalır. Bu nedenle de yüzü temiz tutmak, belirli sabunlar kullanmak ve hepsinden önemlisi de patlatmamak gerekir. Gerekli önlemleri almak koşuluyla patlatmadann kendi hallerine bırakırsanız bir gün bakmışsınız yüzünüz pırıl pırıl olmuştur.

Sivilce sivil kökünden mi gelir başka yerden mi gelir bilmem ama bildiğim şey ne sivilceyi patlatacaksınız ne de sıkıştığınızda sivil toplum örgütlerini kapatacaksınız. Biraz sabırla ve kendi doğal haline bırakmakla her şeyin çözümü mümkündür.

resim kaynağı:galat-i-meshur.blogspot.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hocam benzetme çok anlamlı. Ayrıca yazıda geçen milli eğitim bakanı, Hasan Ali Yücel Selam ve saygılar..

murat ertaş 
 18.11.2007 22:21
Cevap :
Yorumunuz için teşekkür ederim Murat Bey. Sözü edilen bakan Hasan Ali Yücel değil onu biliyorum. Hatta olması mümkün bile değil. Kim olduğundan ziyade düşünce tarzı önemli olduğu için isim yazmamıştım. Ama araştırıp size bildireceğim. Selamlar  18.11.2007 23:14
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 1089
Toplam mesaj
: 196
Ort. okunma sayısı
: 1085
Kayıt tarihi
: 30.04.07
 
 

1956 Sarıkamış Kars doğumluyum. 6 şiir kitabım ve 2 deneme kitabım var. son kitaplarımı B..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster