Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Şubat '17

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
90
 

Siyasette bir renk: Camide ‘evet’

Siyasette bir renk: Camide ‘evet’
 

resimrehberi.com


Bir “Ak Partili” yakınınızla karşılaştığınızda, size, siyasî görüşlerini savunuyor, AKP icraatlarını ve temsilcilerini övüyor… Hava gerilmesin diye, “siyaset konuşmayalım” diyorsunuz, “bu siyaset değil ki” diyor.
 
3 Şubat Cuma günü, Ümraniye’de bir camide, vaiz, “evet” propagandası yapmış. Sadece orada mı, kim bilir daha başka hangi camilerde yapıldı, yapılmaya devam ediyor?
 
Şaşırdık mı? Şaşırıyor muyuz?
 
Hayır!
 
Neden şaşırmadık? Neden şaşırmıyoruz?
 
Çünkü vaiz, “evet” demenin siyaset olduğunu kabul etmiyor ki… Peki, aynı mahalde, birisi, “hayır” propagandası yapsa razı olurlar mı? Hayır! Çünkü “hayır” derseniz siyasete girmiş olursunuz!
 
Başka neden şaşırmadık?
 
Çünkü din bu kadar siyasallaştıktan sonra camilerde siyaset yapılmasına neden şaşıralım ki?
 
Hâl böyle olunca, camide siyasete, “evet” kampanyasına benim fazla bir itirazım kalmıyor! Bu propagandayı siyasetin bir rengi olarak görmeye başlıyorum. Ne güzel bir renk!
 
Yalnız, bana neden “evet” demem gerektiğini açık-seçik anlatmalısınız!
 
Özellikle, Türk Milleti tarih sahnesine çıktığı günden beri var olan vezirlik-sadrazamlık-başbakanlık makamından ne zarar gördüğünüzü bana söylemelisiniz!
 
Binlerce yıllık geleneği olan başbakanlık neden kaldırılıyor bana izah edin!
 
İzah edin, seve seve “evet” diyeyim!
 
Bir de ricam, Necip Fazıl’ın, aşağıda sunduğum hikâyesini okumanız:
 
CAMİLERİ DOLDURUP DA İÇİNE GİREMEYENLER
 
"Hasene Bacı" adlı hikâyesininden:
 
"Ya o Müslüman eskisi dediğin kimler?"
 
Hasene Bacı:
 
"Camileri doldurup da içine giremeyenler. Hepimiz!"
 
Hasene Bacı, İstiklal Savaşında 20 yaşlarında bir genç kızken, bir Cuma namazında caminin kapısına dikilip içeri avaz avaz seslenmiş:
 
"Müslümanlar! Kaldırın başınızı secdeden! Bozun zaten bozuk namazlarınızı! Allah'a secde edebilmek için evvela memleketinizden gâvuru kovun!"
 
Onu duyanlar dehşete düşmüşler. Camidekilerin çoğu çete yazılmış, düşmana karşı çıkmış.
 
Aradan 40 yıla yakın süre geçmiş.
 
Cuma namazı. İmam hutbede. Müslümanlar öğütleri dinlerken arkalardan, kadınlar tarafından bir ses geldi:
 
"İmam efendi sen ne söylüyorsun, kimlere söylüyorsun?"
 
Herkes korkunç bir şaşkınlık içinde başını çevirmiş, sesin sahibini ararken, birden, Hasene bacıyı ayakta gördüler:
 
"Müslümanlığı indirdiniz indirdiniz, gövdenizle yatıp kalkmaya, anlamadığınız şeylere 'Hû' demeye!"
 
Korku büyük. Hasene Bacı kendini dışarıya attı. Hâlâ bağırıyor:
 
"Siz de Müslüman mısınız be, Müslümanlık kim, siz kimsiniz?"
 
Hasene Bacı karakolda. İyi kalpliliğiyle tanınan komiser soruyor:
 
"Müslümanları ayaklanmaya çağırdın diyorlar. Yok böyle bir şey, değil mi?"
 
"Var mı, yok mu, bilmiyorum ama ortada Müslüman yok!"
 
"Sana mı kaldı onları aramak?"
 
 "Bundan kırk yıl evvel camiye gidip Yunanlıya karşı, yine böyle Müslümanları aradımdı."
 
"Bulmuş muydun?"
 
"Bulmuştum, şimdi bulamıyorum!"
 
Bacı, bir daha camiye uğramayacağına dair söz vermesi istenince şöyle demiş:
 
"Uğrayıp da ne yapacağım? İçinde kimse yok ki!" (Necip Fazıl, Hikâyelerim, 1965)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yani kendisi evet diyebilir ama bu işin yeri cami değil.

Kerim Korkut 
 12.02.2017 23:49
 

"Hasene Bacı" öyküsü muhteşem, doğru söyleyenin yeryüzünde yeri yok, var sa da dar, haklı sorularınızın cevaplarını ben de merakla bekliyorum. Dilerim sağduyu hakim olabilir. Zira etrafımızda fanatizm kol geziyor. Emeğinize sağlık saygılar

Cemile Torun 
 12.02.2017 0:00
 

Din diyince akan sular durur ya. Söyleyen bi de imamsa uymamak dinden çıkmakla eşdeğer addedilir. O nedenledir soyunuyor siyasete bazı imamlar. Karşılığını da buluyor. Neyseki bir kaç müslüman itiraz etti de çevir gaz yanmasın yaptı imam. Selamlar, mutlu kalın.

Ayşegül HAYVAR 
 10.02.2017 14:19
 

Son yüzyılda Müslümanlık kisvesine büründürülmüş uyduruk bir din oluşturuldu, insanlar da işlerine geldiği için hemen kabullendiler bu uydurmacayı. Sorsan Müslüman, hangi hareketiyle Müslüman? Namaz yok, oruç yok, kıbleyi bilmez cami siftahı yok ama içki sular seller gibi, hırsızlık, çalıp çarpma ve dolandırıcılık? Oooooooo, onu herkes yapıyor, başkasının ahlakına göz dikme, sahte evraklarla devletten kendi zimmetine geçirme, fitne fesat, iftira atma daha çok hangisini yazayım ama sor kendisine Müslümanım der...Gerçek Müslüman çok azınlıkta şimdilerde, selam ve saygı ile...

Yurdagül Alkan 
 09.02.2017 21:36
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1414
Toplam yorum
: 4905
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 1190
Kayıt tarihi
: 04.06.10
 
 

Ücret karşılığı hiçbir yerde çalışmıyorum. Sandıklı'da doğdum. Kuleli Askerî Lisesi, Kara Harp Ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster