Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

27 Şubat '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
324
 

Siz Sayın Başbakan… Elbette seçilmişleri “KUL” etmeyin, biz de seçilmişleri seçenlere ”SULTAN” etmey

NOT: Bu yazıyı yazıp, yayına alamadan ameliyata aldılar, o nedenle bugüne kaldı...

XXX

Sayın Başbakan, ne zaman kürsüye çıksa ve bir yerde “İtirazsız” oturanlara karşı önceden hazırlanmış konuşmasını yapmaya başlasa, hemen herkes ağzı açık, hayranlıkla ve “Hak verir” eda ile dinliyor.

Elbette bunda bir terslik yok, çünkü başbakan “Konuşma sanatının” en güzel örneklerini vererek konuşuyor.

Öyle ki, karşısındakileri etki altına alabildiği için “Hadi” dese, hemen herkes itirazsız öne atılacak gibi etki alanına giriyor.

Yine böyle bir gün, yine böyle bir topluluk ve yine başbakan yine “Belagat” sanatının en üst düzey örneklerini veriyor.

Sayın Başbakan’ın ibret dolu sözlerini dinliyoruz: "AK Parti yolundan saptırmaya yönelik her türlü girişim, Türkiye'nin rotasına müdahale anlamına gelir. Demokraside, yasamanın yürütmenin yargının yetkileri ve sınırları bellidir. Sınırları aşan her türlü girişim, yetki gaspıdır. Millet iradesinin çiğnenmesidir. Gücünü milletten almayan, milletle aynı yöne aynı istikamete bakmayan her girişim millet nezdinde Anayasa ve yasalar nezdinde gayrimeşrudur. Biz bu ülkede gayrimeşruluğa izin vermeyiz. Hiç bir zaman seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz" diye konuştu.

Siz, söylediği ile yaptığı birbirine “Ters” olan bir lider ararsanız, işte o AKP Genel Başkanı ve Başbakan Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’dan başkası değildir.

Diyor ki: “…Demokraside, yasamanın yürütmenin yargının yetkileri ve sınırları bellidir...”

Devam ediyor: “...Sınırları aşan her türlü girişim, yetki gaspıdır…”

Öncelikle “Milletvekili” sıfatı ile “Yasamanın” bir parçasıdır. Anayasa’ya göre Yürütmenin başıdır.

Baktığınız zaman, çoğunluğun verdiği gücü kullanarak Genel Başkan ve Başbakan gücünü “Yasama” organı üzerinde kullanıyor musunuz?

Oysa sizin sınırlarınız “Yürütme” ile sınırlı değil mi?

Buna “Hayır” derseniz, ben de size “Allahtan korkun” derim…

Dolayısıyla “Yetki gaspı” tavırları içindeki kişi, başbakandan başkası değildir. Yani, Yasama ve yürütmede “Tek kişi” başbakan. Ve bunun en güzel tarifini, Yasama organı içindeki en faydalı milletvekilimiz yaptı.

Haklan şükür, “Yorumculuk” konusundaki “Hukuki” durumu aynen şöyle açıklıyor: “Beyefendi onay vermiş, gerisi laf!...”

Son durumu en güzel açıklayan cümle bu… Yasama, yürütme, yargı, kurumlar, hepsi boş işler… “Beyefendi” onay verdi mi vermedi di?

Devam ediyor Sayın Başbakan: “…Biz bu ülkede gayrimeşruluğa izin vermeyiz…”

Güldürme adamı…

En güzel cümlesi ise şu: “…Hiç bir zaman seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz…"

Güzelliği şurada, bu söz üzerine kendisine hatırlatılması gereken çok önemli bir durum var, ki “Beyefendi”nin “Onayı” ile ilgisi yok…

Sayın Başbakan…

“…Hiç bir zaman seçilmişleri atanmışlara kul etmeyiz…" lafınız çok doğru, etmeyin de zaten…

Ancak herkesin de unutmaması gereken bir şey var, onu da ben hatırlatayım isterseniz…

Biliniz ki Sayın Başbakan….

Demokrasiye ve hukuk devletine inanmış Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşı olarak

SEÇİLMİŞLERİ DE SEÇENLERİN ÜZERİNE SULTAN olmalarına izin vermeyiz…

Söylediğiniz sözlerin samimiyetine de güvenemiyorum. Çünkü söylemleriniz ile eylemleriniz çelişkinizi ortaya koyuyor sayın Başbakan…

Hani sizin çok kurduğunuz bir cümle gibi…

Kusura bakmayın…

23 ŞUBAT 2012
İBRAHİM PEKBAY

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Etrafındakilerin hazırladığı metni 'prompter' dan okurken iyi konuşuyor ama çıplak dile vurulunca iş değişiyor.Geçen günlerde Oğuz Atay'dan alıntı diye söylediği Oğuz Atay'ın kendisinin bir başkasından alıntı olarak söylediği idi. Adı söylenmese de bu ülkede padişahlık hükmü sürmede. Mit krizine bakın; anında kanun,anında yer değişiklikleri vs vs... Fazla konuştu mu yallah içeri devri! Musatafa Balbay da seçilmiş ama içeride işte suçu ne gazetecelik... Teşekkürler paylaşımınıza Allah görüyor nasılsa!İlâhi adâlet vardır elbet.

SAHAFÇA 
 01.03.2012 14:08
Cevap :
Sayın Kaptan.... Katılımınız için teşekkür ederim. Saygılarımla...  05.03.2012 21:48
 

Yani sayın başbakan, çoğunluğu sağlayan ve hükümti kuran partinin genel başkanı olarak, yasama görevini yürüten mecliste de etkili olması gereken bir kişi. Siz bunu müdahale olarak mı yorumluyorsunuz? Bu sadece Erdoğan için değil, iktidarda olan her partinin genel başkanı için geçerlidir. Sizce yasaları muhalefet milletvekilleri yapmalı, iktidar bunlara hiç karışmamalı mıdır? Peki muhalefet lideri milletvekillerine etki yapmıyor mu, hatta baskı kurmuyor mu? Keşke her şey sonsuz bir özgürlük içinde gelişse, kimse kimseye karışmadan işler düzgün gitse... Ama böyle bir özleme ütopya bile denemez. Belki olmayacak duaya âmin denir. Hakan Şükür meselesine gelince, Beyefendi'nin onay vermesi, partinin milletvekili olarak Hakan Şükür'ün bu işi yapıp yapmamasıyla ilgilidir. Yoksa yasalarda bir engel var da, savcılar dava açmışlar da, beyefendi "karışmayın benim Hakanıma, ona ben onay verdim" mi diyor? Yapmayın Allah aşkına... Kısacası İbrahim bey yazınız düşünenleri etkileyemiyor. Slmlr sayglr.

Ahmet YILMAZ 
 29.02.2012 10:26
Cevap :
Sevgili Kardeşim Yılmaz... Şu anda gerçekten"SAĞLIK" gerekçesi ile cevap verecek durumda değilim. Ancak yorumunzun da beklemesini istedim. Şİmdi yayına alayım sonra cevaplayacağım.Saygı ve sevgilerimle...  29.02.2012 15:54
 

İbrahim bey, döktürmüşsünüz yine... Sayın başbakanın herkesi hayran bırakan hitabet sanatı kadar, sizde de "öf, ne yazmış be!.." dedirtecek kadar güzel yazma ve yazının içeriğine baktırmadan ikna etme gücü var. Tebrik ederim. Fakat ben peşin peşin başbakanın aleyhine ne yazılırsa "ohh, helâl olsun" diyenlerden olmadığım için, yazıyı okuduktan sonra, "İbrahim bey ne yazmış, yazının içeriğinde ne var" diye bir baktım, maalesef bi şey bulamadım. Ne bekliyordun ki derseniz, başbakanın yaptığı yanlışları, sözleriyle ters düşen uygulamalarını boy boy dizeceksiniz sandım. Buradaki en önemli ithamınız, yürütmenin başı olan başbakanın yasama organı üzerinde de etkili oluşu... İbrahim bey, başbakan dışarıdan atanmış bir vekil değil ki, hükümeti kuran partinin genel başkanı. Seçimde millet ona oy verirken "sen sadece başbakanlık yapacaksın" diye oy vermiyor ki, "sana çoğunluğu sağlayacak milletvekili kazandırıyorum. Bu şekilde mecliste benim istediğim yasaları çıkaracaksın" da diyor.(devamı var)

Ahmet YILMAZ 
 29.02.2012 10:16
 

Şak şakçıların çıkardığı gürültüden halkın gerçek sesi kulağına gelmiyor beyefendinin...Böylece,seçilmişlerin saltanatı aldı başını gidiyor...Geçmiş olsun dileklerimle saygılarımı sunarım...

Mesut Selek 
 27.02.2012 18:01
Cevap :
Sayın Selek... HYorujmunuz için teşekkür ederim. "Son duruma" gelince, harika... İyice iyiyim artık. Saygılarımla...  28.02.2012 8:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1104
Toplam yorum
: 2655
Toplam mesaj
: 212
Ort. okunma sayısı
: 906
Kayıt tarihi
: 28.01.07
 
 

Emekliyim ama “Tekaüt” değilim. 1961 yılından beri değişik “Anadolu” gazetelerinde yazdım. 1984-8..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster