Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ağustos '10

 
Kategori
Ruh Sağlığı
Okunma Sayısı
67457
 

Soğukkanlı olabilmek

Soğukkanlı olabilmek
 

 

Soğukkanlı insanlar. 

En özendiğim, onlara benzemek istediğim insan tipleridir.  

Tamamen mantık insanlarıdır bu gruba dahil insanlar. Duygularını aldırmış gibi bir halleri vardır. Kolay kolay tepki vermezler, kolay kolay üzülmez ve hatta kolay kolay sevinmezler. (Bence bütün duyguları yaşarlar ama belli etmezler.) 

Gözlemlerime dayanarak belirtmek isterim ki, bu gruba dahil insanların pek çoğu fazla konuşmazlar. Sorulduğu zaman kısa ve net yanıtlar verirler. Konuyu uzatmamak için ellerinden geleni yaparlar.  

Bu insanların kendilerine ait bir dünyaları vardır kanımca ve orada yaşarlar. Kimseyi de almak istemezler dünyalarına. Kendi dünyalarında sakinlik, serinkanlılık ve mutluluk kol gezer. Bu yüzdendir kendi dünyalarından çıkmak istememeleri, çünkü orda huzuru bulurlar.  

Ben ise saman alevi gibi yapımla, çoğu olay karşısında anında tepki verir, çabuk öfkeye, heyecana ve telaşa kapılabilirim ve olayların uzamasına sebep olurum.  

Sadece doğal afetler karşısında - nedenini anlayamadığım şekilde - serinkanlı olabiliyorum. Büyük Marmara depreminde herkes sokaklara dökülmüş panik içinde beklerken, ben yatağımda uyuyabildiğimi hatırlıyorum.  

Günlük olaylarda ve çalışma hayatında tam bir panik ve heyecan hali mevcuttur bendenizde.  

Bir kaç sene önce panik atak tedavisi görürken aldığım antidepresan ilaçlar beni soğukkanlılık mertebesine ulaştırmıştı. Kendimi çok sevmiştim o zaman. Dünyaya, yaşadıklarıma ve olaylara bir uzaylı gözüyle bakmak mükemmel bir deneyimdi benim için. Demek buydu "soğukkanlı" olabilmek.... Beni en delirtecek olayda bile, gayet güleryüzlü, mantıklı ve soğukkanlı bir şekilde bakabiliyordum yaşadıklarıma.  

Geçen gün kendimi denemek istedim ve karşımdakinin beni çileden çıkartacak düzeyde saçma bir lafına - kendimi zorlayarak - sustum ve hatta suratına manalı bir şekilde bakarak gülüp geçtim. (Soğukkanlı olma alıştırmalarım 1- devam edecek.) 

Normalde beni tanıdığı için, vereceğim tepkiyi çok iyi kestirebilen karşımdaki, bu halimi görünce afallayıp şaşkına dönmedi değil tabii.  

Ama benim için fevkalade güzel bir deneyim oldu.  

Çok zevkliydi "soğukkanlı" olmak. Tereyağından kıl çeker gibi, rahattım yaparken. Bir kaç kez yapınca devamı gelecek diye geçirdim içimden. 

Son yazdıklarımdan "soğukkanlı" bir insan olmak istediğim sonucunu çıkartmak mümkün.  

Evet ben "soğukkanlı" bir insan olmak istiyorum.  

Olaylar karşısında tepkisel, heyecanlı ve öfkeli olmak hayata karşı bitmek bilmeyen bir mücadeleye itiyor ve yoruyor sizi.  

Soğukkanlı olduğunuzda ise, sükunet, mantık ve iyimserlik ruhunuzda kol gezdiği için hayatı olduğu gibi kabul edebiliyor ve mutlu olabiliyorsunuz. 

Çok önemli bir ayrıntının altını çizmek istiyorum, soğukkanlı olmak demek, ruhsuz olmak demek değil. Sadece başınıza gelen olaylara duygularınızla değil, mantığınızla yaklaşabilme özelliği. 

Kuşkusuz stres ve kriz anlarında soğukkanlılığın önemi daha artıyor. Ne kadar soğukkanlı iseniz, krizden o kadar yara almadan çıkıyorsunuz. 

Ben de serinkanlı insanların dünyasına girmek istiyorum....  

Bana çok şey kazandıracağını biliyorum, alıştırmalarıma devam ediyorum. 

Başaracağım, biliyorum....... 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Valla Nilgün hanımcığım, sizin soğukkanlı olmak için çabalayıp, çırpınmanıza hiç gerek yok kanımca. Zira siz fazlasıyla "soğuk" kanlı değil misiniz zaten? Cemce sevgiler...

Cem Beraat Çamsarı 
 11.04.2011 14:37
Cevap :
Cem Bey, yapım gereği çok iyi tanımadığım insanlara karşı "mesafeli" yaklaşımım ile "soğuk" kanlı! olmayı karıştırdığınızı düşünüyorum. Çok ayrı mefhumlar, tekrar düşünmeye davet ediyorum sizi, saygılarımı sunarım.  11.04.2011 15:40
 

Her zaman soğukkanlı olmak kolay bir şey değil. Alıştırmalarla bunu alışkanlık haline getirseniz bile, beklenmedik olaylar insanı gerer. Deprem karşısında soğukkanlı durduğunuza göre, bu ünvanı almayı hak etmişsiniz. İzmir depreminde herkes sokaktayken, ben işime devam ettim. Kızım iş yerinden aradı, içerdesin değil mi, dedi.Sık sık sallanmak, enerjiyi yavaşlatır, korkmaya gerek yok, dedim. Ama haksızlık karşısında artık kendimi tutamıyorum. Ellerim titrer durur. Gençsiniz bu özelliği rahatlıkla sürdürebilirsiniz. Yarım asrı aşınca soğukkanlı olmak zor. Dördüncü çeyrekte kışa girildiğinden, soğukkanlılık asalet gibi insanı sarar. Başarı yoldaşınız olsun...

Ayten Dirier 
 24.03.2011 0:52
Cevap :
Ayten Hanım, haklısınız tabii her zaman soğukkanlı olunmaz, doğru da değil. Ama yazıyı kaleme aldığım dönemde, herşeyin herkesin üzerime geldiği ve benim de soğukkanlılık mefhumumu yitirdiğim bir dönemdi. Eğer olanlara aldırmaz ve soğukkanlı olursam kurtulurum ümidi içindeydim. Şimdi çok şükür düşüncelerimi değiştirdim ve karşımdaki insanlar ve olaylar değişti. Ben de rahatladım :) Ne güzel söylemişsiniz, "Dördüncü çeyrekte kışa girildiğinden, soğukkanlılık asalet gibi insanı sarar." Değerli yorumunuz için teşekkür, çok naziksiniz. En derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum.  24.03.2011 8:51
 

Nilgün hanım, soğukkanlı ve serinkanlı olmayı başarırsınız, bu blogu yazarken içinde bulunduğunuz ruh haliniz bunu yansıtıyor. Ben de oldukça serinkanlıym, ama haksızlıklara tahammülüm yok işte o an, fışkırıyorum adeta ama yine de baskılıyorum kendimi. Benimle geç buluşan, çok güzel, dingin, okuyanı rahatlatan "hoş" bir yazıydı blogunuz, okuyunca daha bir huzur buldum kendimde ve iç dünyamın pastel renkleri çoğaldı. Mutlulukları ve sükûneti yazan kaleminiz daim ola.

Yurdagül Alkan 
 03.03.2011 11:02
Cevap :
Çok teşekkür ederim Yurdagül Hanımcığım, eksik olmayınız... Haklısınız başardım :) O yazıyı kaleme aldığım günden beri - yaklaşık 7 ay geçmiş - içsel dinginliğimi korumaya yönelik çalışmalarım oldu. Bunu başarınca soğukkanlı olabildim. Haksızlıklıklara gelince, o konuda hala soğukkanlı olamıyorum maalesef ! Olmamamız da gerekiyor diye düşünüyorum... Güzel iltifatlarınız için çok teşekkür ederim. Ben de yazılarınızı ilgiyle okuyan blogdaşlarınızdan biriyim... En derin sevgi ve saygılarımı sunuyorum, sağolunuz.  03.03.2011 11:19
 

Değerli Üstadım bu güzel bloğunuzu yeni okuyabildim daha da okumaya devam edeceğim. İnanır mısınız bana ilaç gibi geldi:)) Şifa niyetine. Kaleminize sağlık.

YEŞİM BUYURGAN 
 02.03.2011 10:46
Cevap :
Gülen yüzünüze, farklı bir tebessüm kattıysam ne mutlu bana Yeşim Hanım. En derin saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Çok teşekkür ederim.  02.03.2011 10:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 547
Toplam yorum
: 1936
Toplam mesaj
: 118
Ort. okunma sayısı
: 7848
Kayıt tarihi
: 30.03.10
 
 

Kişisel gelişim uzmanıyım. Yaşam Koçu, İlişki Koçu, NLP Uzmanı ve Eğitmeni, Kuantum Yaşam Koç..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster