Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '14

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
116
 

Soma faciasından gerekli dersleri mutlaka çıkarmalıyız....

Soma faciasından gerekli dersleri mutlaka çıkarmalıyız....
 

Türkiye’de 84 yılda toplam 30 olayda, 80 bin 873 vatandaş hayatını kaybetmiş. Bu olaylardan 20 tanesi ise (çoğu) deprem kaynaklı olaylarmış.

Soma faciası ülke tarihinin 16. büyük faciası olarak tarihteki yerini almış bulunuyor.

Bu zamana kadar olan büyük olayların dökümü ise şu şekilde;

6 Mayıs 1930 Hakkari depremi, 2.514 ölü.

19 Nisan 1938 Kırşehir depremi, 149 ölü.

27 Aralık 1939 Erzincan depremi, 32.962 ölü.

23 Haziran 1941 Refah şilebinin Mersin’de batırılması, 168 ölü.

1942 Tokat Niksar depremi, 3.000 ölü.

1943 Tosya ve Ladik depremi, 2.824 ölü.

1 Şubat 1944 Gerede depremi, 4.611 ölü.

1944 Adapazarı depremi, 2.831 ölü.

1 Ocak 1952 Erzurum Hasankale depremi, 133 ölü.

11 Eylül 1957 Ankara’da yaşanan sel nedeniyle 133 ölü.

20 Ekim 1957 İstanbul Yarımburgaz tren kazası, 95 ölü.

1 Mart 1958 İzmit’te vapur batması, çoğu öğrenci 300 ölü.

19 Ağustos 1966 Muş Varto depremi, 2.394 ölü.

1970 Kütahya Gediz depremi, 1.086 ölü.

6 Eylül 1975 Diyarbakır Lice depremi, 2.385 ölü.

19 Eylül 1976 THY’nin Ankara uçağı düşmesi, 154 ölü.

24 Kasım 1976, Van depremi 3.840 ölü.

22 Aralık 1978 Maraş olayları, 111 ölü.

7 Mart 1983 Zonguldak Armutçuk grizu patlaması, 103 ölü.

30 Ekim 1983 Erzurum depremi, 1.330 ölü.

1992 Erzincan depremi, 653 ölü.

3 Mart 1992 Zonguldak Kozlu grizu faciası, 263 ölü.

27 Haziran 1998 Adana depremi, 210 ölü.

17 Ağustos 1999 Marmara depremi, 17.840 ölü.

12 Kasım 1999, Bolu depremi, 894 ölü.

2 Şubat 2004, Konya’da apartman çökmesi, 92 ölü.

23-9 Kasım 2001 Van depremi, 644 ölü.

13 Mayıs 2014 Manisa Soma’da maden faciası, 301 ölü.

Rakamlarla Soma Faciasının dökümü ise şöyle;

- Olay sırasında madende bulunan işçi sayısı: 787

- Ölen işçi sayısı: 301

- İlk anda kurtarılan işçi sayısı: 363

- Arama-kurtarma çalışması sonucu kurtarılan işçi sayısı: 123

- Toplam sağ kurtulan işçi sayısı: 486

- Yetim kalan çocuk sayısı: 432

- Yetim çocukların yaş ortalaması: 10

- Ölen evli işçi sayısı: 255

- Ölen bekâr işçi sayısı: 46

- Ölenlerden çocuğu olmayan işçi sayısı: 84

- Ölenlerden çocuğu olan işçi sayısı: 217

- Madenin uzunluğu 4.5 kilometre, derinliği yaklaşık 420 metre.

- Yangının çıktığı nokta -150 metrede, 2 bin 200 metre mesafede.

- 36 kişi hakkında adli işlem yapıldı, 8’i tutuklandı.

- 110 mezar kazılarak, faciada hayatını kaybedenler için ilçede “maden şehitliği” oluşturuldu.

- Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’de çalışan sayısı: 2 bin 941

- Soma Holding bünyesindeki toplam çalışan sayısı: Yaklaşık 5 bin 800

Manisa Soma faciası gerçekten Türkiye tarihinde önlenebilir nitelikte olan büyük olaylardan biridir. Bu olayı toplumumuzun çok iyi analiz etmesi ve mutlaka gereken dersleri çıkarması gerekiyor. Toplum için bu olay, mutlaka büyük bir fırsata çevrilmeli ve gelecek nesiller için bir an önce etkili aksiyonlar alınmalıdır.

Batı neden Batı'dır? Batı nasıl böyle Batı olmuştur?

Batı, her olaydan gerekli dersleri zamanında çıkararak bu günlere gelmiştir. Her karşılaştıkları olaydan dürüstlükle ve akılla, gerekli dersleri almasını bilmişlerdir. O nedenle dünyada büyük atılımlar yapabilmişlerdir. Adamlar, sürekli hayattan öğrenerek, sürekli dersler alarak geliyorlar ve ilerliyorlar.

Bu tutumun bizim coğrafyamızdaki en büyük örneğini ise Mustafa Kemal Atatürk oluşturuyor. Mustafa Kemal ve arkadaşları, Osmanlı'nın hatalarından gerekli dersleri çıkararak, ülkeyi adeta yeniden kurmuşlardır. Ve çok kısa zamanda da büyük başarılara imza atmışlardır. O büyük insanlar, millet olarak hayatta kalmamız için, kesinlikle akla ve bilime dayanarak ilerlememiz gerektiğini acı tecrübelerle de olsa çok iyi anlamışlardır.

Ders almak diyoruz, kimimize bu hikaye gibi gelebilir ama bugün dünyada çok tehlikeli işlerde tam da bu tabir kullanılıyor: "Lessons Learnt" diyorlar buna. Bize de bu kavramın artık sirayet etmesi lazım. Aklı, bilimi en ön sıraya koymalıyız. Önlem alma konularında kesinlikle ideolojik davranmamalıyız. Her işte hangi akılcı önlem gerekiyorsa o önlem ivedilikle alınmalıdır.

Ülkemiz kaynakları için adeta kendi içinde büyük çarpışmalar, kapışmalar yaşıyor. Bu hırs dizginlenemediği için bazen böyle büyük felaketler kapımızı çalıyor. Oysaki hem devlet hem de özel sektör emniyete, güvenliğe, insana ve çevreye büyük önem vermeli. Önce can güvenliği, sonra çevre güvenliği, bunlardan sonra da varlıkların, iş mekanlarının (mal-mülk) güvenliği gelmeli.

Bugün eğer ülkemizde etkili bir denetim mekanizması geliştirebilseydik, Soma olayı olmayabilirdi. Ama ülkede denetime karşı, anlamsız, büyük bir tepki var. Oysaki sistemler denetlenmediği zaman çürürler, bu nedenle sürekli sistemleri denetleme ile beslemek ve geliştirmek lazım. Aslında her şirketin nasıl bir muhasebecisi varsa bir de emniyet ve çevre yönlerinden risklerini denetleyecek denetlemecileri olmalı. Bu olduğunda hem emniyetli ve temiz bir çevrede yaşamış olacağız hem de istihdam olanakları daha da genişleyecek, sermaye tabana yayılacak ve yaşam kalitemiz daha da artacaktır.

Peki bundan sonra neler yapılmalı;

Benim önerilerim şu şekilde;

1. Sadece madenler gibi çok tehlikeli işyerleri değil, tüm işyerleri etkin bir şekilde denetlenmelidir.

2. Çok tehlikeli ve tehlikeli işyerlerinde ölçüm aletleri daha çok kullanılmalıdır. Teknolojiden daha çok yararlanılmalıdır. Metrolojiye gereken önem verilmelidir.

3. Madenlere, kaçış odası/yaşam odası zorunluluğu getirilmelidir.

4. İşyeri denetimleri bağımsız kişilerce objektif olarak yapılmalıdır.

5. İşyerlerinde acil durum tatbikatları ciddi ve etkin bir şekilde yapılmalıdır.

6. Zehirli gazlara karşı dedektörler ve takip sistemleri çok hassas olarak kullanılmalıdır.

7. Gaz dedektörlerinin kalibrasyonlara büyük önem verilmelidir.

8. İSG Uzmanlarının (İş Güvenliği ve İşyeri Hekimleri) maaşı yeni kurulacak olan ortak fondan karşılanmalıdır.

9. İSG Uzmanlarına mali zorunluluk sigortası getirilmelidir.

10. İşyerlerine geniş kapsamlı zorunlu sigorta sistemi getirilmelidir.

11. Sigorta iş kolu da, riskleri azaltmak için tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerine bilimsel katkılarda bulunmalıdır.

12. 15 günde bir her tehlikeli ve çok tehlikeli işyerlerinde bir gün eğitim verilmeli ve bunun masrafı da ortak fondan karşılanmalıdır.

13. Yeraltı madenciliği konusunda Uluslararası Çalışma Örgütü; ILO’nun 176 sayılı Madenlerde Güvenlik ve Sağlık Sözleşmesi imzalanmalıdır.

14. Yeraltı madenciliği çalışma şartları iyileştirilmelidir. Vardiya çalışması günde 6 saat olacak şekilde 4’e çıkarılmalıdır.

15. Yangınlara karşı en etkili yangın söndürücüler ve teknolojik olanaklar kullanılmalıdır.

16. Madenlerde kullanılan kişisel koruyucu ekipmanlar, özellikle solunumla ilgili olanlar madenlerdeki her türlü tehlikeye karşı uzun süre dayanıklı olacak şekilde olmalıdır.

17. Madenlerde teknoloji (kişisel izleme, sensör kullanımı, robot kullanımı vbg.) artırılmalıdır.

18. Taşeron uygulamalarına asgari şartlar sağlanamıyorsa kesinlikle izin verilmemelidir.

19. Asgari ücret belirlenirken az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışanlar için ayrı ayrı belirlenmelidir.

20. Sendikalar da iş güvenliği konusunda aktif olmalıdırlar. 

21. Ülkede "tehlike raporlama" bilincinin artması ve "risk değerlendirme" çalışmalarına büyük önem verilmelidir.

...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Maden ocaklarını kapatsak,kömürü ithal etsek ve maden kömürü havzalarına yüksek sübvansiyonlarla özel sektöre fabrika ve diğer yatırımları yapma olanağı sağlasak, ortaya nasıl bir ekonomik tablo çıkar.Elimde rakamlar olsa ben tabloyu hazırlayacağım.Ama devlet bunu neden yapmıyor anlayamıyorum?Selamlar.

yılmaz çetingöz 
 27.05.2014 0:43
Cevap :
Yılmaz Bey, Tabi dediğiniz de bir çözüm. Önemli olan çözümleri düşünmek, insanları, çevreyi korumak ve ülkenin kaynaklarını akılcı bir şekilde kullanmak olmalı. Katkınız için teşekkürler. Selamlar,saygılar  27.05.2014 11:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 642
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2306
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster