Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Temmuz '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
359
 

Sonsuza yolculuk

Sonsuza yolculuk
 

Dayı, amca, teyze ya da kuzen deyince ne anlarız. Onlar çekirdek aile sonucunda büyüyen ve gelişen bir aileyi temsil ederler. Onlarla ayrı ayrı anınız vardır. Hep sizin ve bizlerin yapmış oldukları yaramazlıkları anlatırlar ve bizi biz yaparlar. Hepsinden birşeyler almışsızdır ve her birinin huyu yada başka bir özelliği bizde mutlaka farkında olmasak ta mevcuttur.

Benim öyle bir dayım vardı ki beni ve bizleri bırakıp gitti. İsteyerek mi gitti hayır ama yine de çekip gitti. Bir daha sesini duymayacak elini tutmayacak ve onla şakalar yapamıyacaktı. Bedeni kendini taşıyamaz olmuştu. Çünkü o dayım değildi artık başka bir bedene bürünmüştü ve onu tanıyamaz olmuştuk. O kilolu insan sağlıklı insan gitmiş yerine yerine kemik yığını içinde bir insan gelmişti.

Gücü yoktu konuşmaya çünkü seside yoktu. Biz onun 4 yıldır sesini hasret kalmıştık ve sadece yakınında olduğumuz zaman kendisini anlıyabiliyorduk ama ona da razıydık çünkü onla yine gülüp eğleniyorduk ve bu gülmelerimizde o biz anlamasakta kendi içinde fırtınaların estiğini bize hissettirmiyordu bile. O öyle bir insan dı ki her zaman hatalarını da sevaplarını da bilir di ve hep hayata tutundu.

İlk hasta olduğunu öğrendiği zaman tıranışı olmuş üzerine takım elbisesini geçirmiş ve o şekilde hastaneye ameliyat olmaya gitmişti. Dimdik ayakta durdu kendini acındırmadı yada kimseye acı çektirmedi. O günden sonra herşeyin farklı olacağını biliyordu. Artık sesim olmayabilir diyerek bunun da iyi bir yanının olduğunu söylerdi ozaman kimin arkasından ne düşünüyorsam onun duyması imkansız diyerek rahat hareket edebilirim diyordu. Ama biz anlardık gözlerinin içine bakınca herşeyi sonra da bir birbimize bakıp gülerdik.

Kimse özellikle çoçuklar kendisinden korkmasın diye hep uzak durur du onlardan. Çünkü onlara kıyamazdı üzmek istemezdi ve kendisini nasıl biliyorlarsa o şekilde tanısınlar isterdi.

Çok acı çekti hangi bünye bu kadar eziyeti çekebilirdi. Kendisi ben zamanın da istemesem de birinin canını yakmışımdır mutlaka derdi ve Allahta bana bu dünyada bu acıları çektiriyor derdi. Önceden her insan gibi o da küfrederdi bağırırdı sinirlendiğinde çok ta sigara içer ve alkolde alırdı ama kimseye zararım yok derdi sadece kendi bedenime zararım var derdi ve şuan da da ben bunların cevafısını çekiyorum derdi. Bir gün bile ağzından bu hastalığa neden düştüm demedi ve bunun da bir gün geçeceğini söylerdi.

Evet geçti toparladı kendisini yine aynı benim bildiğim dayım gelmişti ama bu da çok kısa sürdü ve yine kötü günler ya da o na göre özgürlük gelmişti. En küçük bir üşütmeden dolayı bu seferde başka bir hastalık onun yakasına yapışmıştı. Yine hayata tutundu üflemedi püflemedi ben yine yeneceğim dedi. Ama yenemedi....

Bu sefer artık yolun sonundayım dedi ben gidiyorum dedi ve sizlere güzel anılar ve iki çoçuğumu yani kuzenlerinizi size bırakıyorum dedi. Kendisini her gördüğüm de yatakta acılar içinde kıvranıyordu ve her ağrısında bizim benim benim canım acımasın diye gülmeye başlıyor onu bırakmamı istiyordu. Elini tutup kendisini dinlememi istediği son görüşümde. Fatoşum dedi azrail köşede duruyor ve bana bakıyor zaten üç gün zor izin aldım sırf kızımı ve sevdiklerimi son kez görebilmek için. Ve yarın benim son günüm yarın beni görmeye gelmeni istemiyorum beni nasıl tanıdıysam o şekilde hatırlamanı istiyorum dedi ve son kez HERŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK VE HAYAT DEVAM EDİYOR DEDİ.

Gerçekten herşey çok mu güzel olacak bilmiyorum ama ben dayımı çok özlüyorum. Ve kendisi dediği gibi bir gün sonra gece hayata gözlerini kapatı. Giderken sadece bedenimizi örten deriyi değil sadece 30 kilo bir insan olarak gitti. Kendisini son kez musalla taşında kefenler içinde gördüm ve bu benim çoçukluğumun geçtiği dayımmı dedim o değildi sadece elini tutmakla yetindim seni öpmeye kıyamadım dayım.

Dayıcım benim sen gırtlak kanseri oldun, karaciger kanseri oldun ve en sonun da mide kanserinede yakalandın ve gittin. Ama sadece sen gittin anılarım benle kaldı senin yokluğuna alışamadım hala. Alışanlar alıştı çünkü senin kurtulduğunu düşünüyorlar. Senle zaman kavramını bilmedikleri için seni hiç dayı olarak özümsemedikleri için sen benim için gerçekten değerlisin.

Mekanın cennet kabrin nur içinde dolsun dayıcım benim. Seni rahmetle anacağımı bilmeni istiyorum. Dayıcım cennette espirilerinle kimseyi kırma emi :)))

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 8
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 580
Kayıt tarihi
: 27.03.08
 
 

1981 yılında Kadirli'de doğdum. Konya Selçuk sosyoloji mezunuyum. Şuan ailemle beraber yaşıyorum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster