Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '16

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
10023
 

Sosyal medya kezbanları

Sosyal medya kezbanları
 

Sosyal medya ne kadar hayatımızda acaba?
Yanlışlıkla telefonunuzu yanınıza almayı unuttugunuz oldu mu? Ya da gün içinde bataryası bitip şarjlayamayıp, telefonsuz kalmışlığınız? 
Bir garip oluyor di mi insan? Sanki eli ayağı eksikmiş gibi.
 
Nasıl oldu da biz bukadar bağımlısı olduk bu sosyal medyanın?
Hepimizin elinde birer akıllı telefon devamlı aksiyon halindeyiz. Kırmızı ışıkta, lanet İstanbul trafiğinde, metroda, otobüsde, toplantı da bile elimizden düşürmediğimiz akıllı telefoncuklarımız ile devamlı çevrimiçiyiz.
İlişkiler de artık buralardan yürüyor; swarm, tinder, instagram, facebook, happn, snapchat, vb. daha nicesi...
 
Peki nasıl oluyor bu sosyal medya ilişkileri dersek artık herşey çok kolay; yerinden kıpırdamadan sadece lokasyon bildirimiyle dahi (gerçekte o mekanda bulunmadan da) istediğin türden insan ile arkadaş olup, daha sonra ilgili uygulamar üzerinden mesajlaşıp, muhabbet iyiye giderse de level atlayıp telefon numaraları alınıp verilerek whatsapp'ten iletişime gecilip, belki once bir kahve (şanslıysa yemek) bahanesiyle gerçekleşen yüzyüze buluşmalar sonucu, kısa sürede tüketilip biten ilişkiler bunlar.
Ha, istisnalar tabiiki olabilir, aralarından 1-2 düzgün birşey çıkabilir tabii ki ama ben ne duydum ne de gördüm maalesef.
 
Kendi adıma, özellikle Tinder, swarm ve diğer benzeri bir kaç çöpçatanlık aplikasyonunu kullanan tiplerden özellikle kaçıyorum artık, o kadar ucuz geliyorlar ki bana. Amaç belli, niye kastırıp sevimlileştirmeye çalışıyoruz ki muhabbeti aplikasyon başlığı altında anlamıyorum, dümdüz yürü git yani.
 
Dolayısıyla artık düzgün ilişkilerin,evliliklerin bile bitişinde sosyal medyanın etkisi çok yüksek, çünkü alternatif arttı, herşeye çok kolay ulaşabilir ama değer bilmez olduk. Çabuk tüketip bir sonrakine geçip vampir gibi birbirimizin kanını emiyoruz.
 
Sosyal medya resimlerinde de çirkin hatun yok anasını satayım zaten, herkes VS mankeni sanki. Ama gel gör ki gerçek hayatta bir de bakıyorsun, popom daha güzel kalıyor yanlarında.
Bir kadın olarak kusura bakmayın ama hemcinslerimi eleştireceğim bu konuda, hatta benzeri daha bir sürü konu var eleştireceğim de onları da ilerleyen zamanlarda yazarım artık.
 
Bizim erkeklerimizi de bazen çok aptal buluyorum, iki artistik resim görüyorlar hemen dilleri bir karış dışarda aksiyondalar, sonra hayaller ve gerçekler durumu...
 
Bazen bu kızları ben bile inceliyorum; profillerine giriyorsun hertürlü açıdan bir sürü sexy poz ama bioya bakıyorsun başlık koymuş "Kün fe yekün"!
Bir de Cumaları , dualar, binbir türlü hayır dilekleri içeren resimler-arapça yazılar paylaşan ancak haftanın geri kalan günlerinde gayet cesur kıyafetler ile gece kluplerinde partilemeden de eksik kalmayan tipler var. Bu aklıma geçenlerde E&C kardeşlerin kara çarşaflı ama kırmızı rujlu ,TH'nin özel jeti ile"kutsal topraklara dua etmeye gidiyoruz" paylaşımını hatırlatıyor, gülmekten kırılıyorum!
.
Herkesin dini inancı görüşü kendine, kimseyi ne yargılayacak ne de eleştirecek mercideyim, tamamen şahsi görüşlerimi paylaşıyorum burada sizlerle ama benim bakış açıma göre bu pek normal gelmiyor bana ya...
Neyin kafasını yaşıyor bu kızlar diyorum. Eğitim ve kültür seviyelerine hiç girmeyeceğim, bu gruptakilere sadece Kezban deyip geçeceğim ben.
 
Bu Kezbanlardan okadar çok var ki...
Spor salonunun soyunma odasında ve duş bölümünde özellikle gözüme takılıyor bu tipler; profil resmine bak Gigi Hadid, soyunma salonunda bizim temizlikçi Hacer Abla! Ya o ayaklar, tırnaklar, plastik pazar işi terlikler nedir arkadaş. Giyilen iç çamaşırlarından bahsetsem mi bilemiyorum, daha da iğrençleştirmeden kapatayım en azından örnekleri.
 
Bir kadın nasıl olur da kafasını eğip o ayaklarına bakmaz, nasıl ter kokar, nasıl deli gibi spor yaptıktan sonra fönü bozulmasın diye kafasını yıkamaz?
Ama bu kadınların sosyal medyadaki profillerine girin bakın, mutlaka spa'da paylaşılmış resimler, kuaförden yeni çıkmış saç ve makyajlı "Düğüne-Kınaya" paylaşımlarını bulursunuz... Büzük dudaklar ile yandan iki foto da patlattın mı değmeyin keyfime misali...
 
Ne diyeyim, herkesi dilediği gibi yaşasın, ertesi güne güzel uyansın ama bu tipler benden bir zahmet uzak dursun.
Bir büzük dudak da benden olsun bari, öpüldünüz!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

dört yıl yatılı olarak erkek lisesinde okuma gafletinde bulunmuş biri olarak sizi temin ederim, bu işin kadını erkeği yok. ayağından çıkardığı çorabı duvara yapıştıran, koltuk altı kokusu ile gurur duyan arkadaşlarım oldu benim. :) gerçi biz erkeklerin teke gibi kokması toplumda alışılagelmiş bir durum olduğu için anlatınca komik geliyor ama üzülerek belirteyim ki söz konusu varlıklar kadınlar olunca durum farklı. kadınlardan soğudum yahu!!! :) ne diye anlattınız ki şimdi bize bunları :) bu yazıdan önce biz ne güzel sanal alemdeki her dudağı büzük ablayı güzel sanıyorduk :) ama artık çok geç, okumuş bulunduk bir kez. şimdi işin yoksa bu travmayı atlatma yolları araştır dur :)

serkan geray 
 12.05.2017 11:47
 

"Sen" Kapitalizm ne demek hiç "duydunmu" okudun mu?.. OKU!.. çözer ve garipsemezsin tüm bu yazdıklarını.. tırnak içindeki sen, ve duydun mu sözcükleri yaşadıklarınızı anlatırken kullandığınız dile işaret içindir.. selamlar..

yucel evren 
 08.11.2016 12:41
Cevap :
Samimi yorumunuz çok teşekkurler. Kesinlikle haklısınız, kapitalizm maalesef.  08.11.2016 14:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 14
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
: 1208
Kayıt tarihi
: 29.09.15
 
 

Kurumsal hayata sıkışıp kalmış plaza çalışanı, bekar bir İstanbul kadını.... Biraz kendimden, bir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster