Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '11

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
937
 

SOSYALİZM ÖLDÜ MÜ? , KÜRESELLEŞME

SOSYALİZM ÖLDÜ MÜ? , KÜRESELLEŞME
 

Bir taşra kentinden gelmiştim. Üniversite özgürlük demekti benim için. Sigarayı bile özgürce içebiliyordum. (!) 1971 - 12 Mart Muhtırası sonrası kısa süreli bir apolitizasasyon egemendi, benim yüksek öğrenime başladığım 1974 yılında. Saçlarımız alabildiğine uzun, pantalon paçalarımız 26 santim, çeket yakalarımız bir omuzdan bir omuzaydı. Kız arkadaşlarımızın etekleri de diz kapağının bir hayli üstünde...

Okulumuz, Ankara'nın Keçiören'inde ve hepimiz Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı'nın burslu öğrencisiydik. Servis aracımız, öğle yemeklerimiz de pek çok üniversite öğrencisinin özlemiydi belki o yıllarda. Aldığımız 500 lira bursa ailemizden gelen katkı da eklenince, bir hayli ayrıcalıklı oluyorduk.

1974 yılının Ankara'sı da bir hayli renkliydi. Kızılay'da, Üsküdar Pub, Kavaklıdere'de, Papazın Bağı, -O zamanlar tarlaların arasında olan- Dikmen'de Dört Mevsim Mantıcısı... Selda Bağcan, Cem Karaca, Barış Manço, Dadaşlar, Nilüfer... Sıhıye'de Büyük Sinema, Esat'ta Karınca Sineması, Bahçelievlerde Yazlık Renkli Sinema... Köşk Gazinosu Halk Matineleri, Zeki Müren, Bülent Ersoy konserleri.. Bahçelievler'in romantik mekanı Figaro Pastanesi... Maltepe'de Muzaffer Hepgüler Kavuklu Tiyatrosu, İzmir Caddesi'nde Ankara Sanat Tiyatrosu...

Yüksek Öğrenimimizin ilk yılı saydığım bu yerlerin keyfini çıkararak geçmişti. nereden bilirdik sonraki yılların getireceklerini.

Okulumuzda aykırı bir hocamız vardı, tanımıyorduk kendisini. Farklıydı. Giyim kuşamı ile farklı, öğrenci kantinine uğradığı ender günlerde öğrencileri ile yaptığı sohbetlerinde farklı... Pantolonu farklı, ceket yerine giydiği ince kumaştan yapılmış astarsız giysisi ile farklı...Elbiselerinde seçtiği iddiasız renkleri ve her zaman açık renk desensiz kravatı ile farklı bir adamdı. O yıl dersimize gelmiyordu. Ama, adı hep söylenir olmuştu aramızda; Ferit BERK... Bir fenomendi bizler için. Kendisi ile ikinci sınıfın ikinci yarısında tanıştık sanıyorum. ( O dönemde okulumuzda bir yıl, üç dönemden oluşuyordu ve kesintisiz 10,5 ay eğitim vardı) Dersinin adı; " Sosyal Sorunlar" dı. Tam ders zilinin çalması ile sınıfa girmişti. Kapıyı kapattı ve sınıfı bir kaç kez kısa, kararlı adımlarla dolaştı. "Charles Bronson'a benziyor" dedi. Yanımda oturan Mukaddes Kızılkan. Duydu sanırım. yüzünde bir tik oynadı ard arda bir kaç kez. Sonradan alıştık bir olaya. Sinirlenince, ya da bir konuyu vurgulamak istediğinde hep aynı tiki gördük yüzünde... Dudaklarını bir çizgi gibi birleştirip, iki dudak kenarını iki tarafa çekerdi... İlk dersinde dağıttığı teksir ( Teksir; o yılların vazgeçilmez eğitim materyali), " Yoksulluk Kısır Döngüleri" başlığını taşıyordu. Yoksul bir ailenin, çocuklarını yetiştirdiği ortamın, beslenme ve kültür yoksunluğunun, gerek bedensel gerekse mental olarak yeterince gelişmeyi engelleyeceğini ve kaçınılmaz olarak onların da toplumsal paylaşımda gerekli başarıyı gösteremeyen yoksul insanlar olacağını anlatıyordu. Çok etkilenmiştim. Soraki günlerde derslerini kaçırmadığımı da anımsıyorum.

Bu gün elimde iki kitap var. Her ikisi de adıma çok sıcak ve çok dostça bir armağan yazısı ile imzalanmış. " SOSYALİZM ÖLDÜ MÜ? Sosyalizmi Yeniden Okumak ve Anlamak" ile " KÜRESELLEŞME Dünyayı Sömürgeleştirme Süreci " vesta yayınları'ndan çıkmış. Bir solukta okunacak iki kitap. Bu gün eve gelirken Ankaray'da ilkini yarıladım bile...

Birinci Sınıfta bizler için bir fenomen olan, sonraki yıllarda saygı duyduğum bir hocam ve "Dostum" diyebilecek kadar kendime yakın hissettiğim, son sınıfta bitirme tezimizin  danışmanı olan O aykırı adamı, Ferit BERK'i takdimimdir. Kitaplarının girişinde kendi anlatımı ile...

"FERİT BERK; 1937 yılında, Anadolu'nun yoksul bir köyünde doğdu. İlkokul diplomasını dışarıdan sınavlara girerek aldı. Yatılı sınavlarını kazanarak, 1953 yılında Hasanoğlan Köyenstitüsü'ne yatılı olarak girdi. Öğretmen ve İlkokul müdür olarak,Doğu ve İçanadolu bölgelerinde köy okullarında beş yıl görev yaptı. Dışarıdan lise bitirme sınavlarına girerek, yüksek öğrenime başladı.

Sosyal Hizmetler Akademisi'ni derece ile bitirerek 'asistanlık' görevine başaldı. İngiltere'de yüksek lisans eğititmi almak için, girdiği burs sınavlarını kazandı. İlk olarak EdinburgÜniversitesi'nde "toplum Kalkınması ve Gençlik Çalışmaları" konusunda bir yıllık bir eğitim programını tamamladı.

Daha sonra York Üniversitesi'inde, " Sosyal Hizmetler ve İdaresi " alanın da Master yaptı. Bu program için hazırlamış olduğu bitirme tezi, York Üniversitesi tarafından basılmaya değer görüldü. Yine York Üniversitesi tarafından " Doktora Programına " kabul edildi. Doktora derslerini başarıyla tamamladıysa da Türkiye'den 12 Mart döneminde, doktora tezini tamamlamadan "Yurda dön" çağrısı aldı.

Daha sonra "Doktora" çalışmalarını Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Bölümü, Ankara Üniversitesi siyasal Bilgiler Fakültesi ve Avusturalya'da NSW Üniversitesi'nde sürdürdü.

Politik nedenlerle, 1980yılımda, kendi isteği ile Avusturalya'ya göç etti. Avusturalya'da Öğretmenlik, Sosyal Hizmet UzmanlığıTercümanlık olmak üzere üç mesleği resmen tanındı. Burada Sosyal Hizmet Uzmanı olarak çeşitli devlet dairelerinde, Öğretmen olarak Eğitim Bakanlığı'nda, hem yazılı hem de sözlü tercüman olarak Başbakanlık'da ve bağlı kurumlarında Tercüman olarak çalıştı..." diye kendisini anlatıyor. Bu anlatımın devamı yok mu? elbetteki bu bölüm ikibuçuk sayfalık bir anlatım. Ben sadece ilk sayfasını yazdım. Devamı kitaplarda. Mutlaka alıp okumanızı öneririm. Avustralya'da Şairler ve Yazarlar Sendikası Üyesi, merkezi Washingtong'da bulunan Uluslararası Şairler Sendikası Ayrıcalıklı Üyesi ( Distiguished member) olduğunu da ben yeni öğrendim.

Ferit Berk, Türkiye'ye sürekli olarak dönüş yapmış ve Balıkesir/Burhaniye'de yaşamını sürdürüyor. Hala Ülkesine bir şeyler vermenin gayreti ve heyecanı ile. Yazıyor, yayınlıyor...

Ferit Berk, farklı bir hocamızdı. Giyimi kuşamı, konuşmaları, tavırları ile... Faklı ve aykırı...

Kendisinden çok şey öğrendim. Hem akademik hem de yaşamsal...

Teşekkürler Sevgili Öğretmenim. Hem öğretikleriniz hem de adıma imzalama inceliği gösterdiğiniz kitaplarınız için...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 182
Toplam yorum
: 1287
Toplam mesaj
: 348
Ort. okunma sayısı
: 2305
Kayıt tarihi
: 29.01.07
 
 

10 Kasım 1954 tarihinde doğdum. Sosyal Hizmet Uzmanıyım. Pilotum. (ultralight licence no:151)..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster