Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '20

 
Kategori
Kişisel Gelişim
Okunma Sayısı
86
 

Sosyetik Cehalet

Dünyayı saran afetler, bozulan ekonomiler, artan cinayetler ve tecavüzler… Bitmeyen felaketler duyarlı insanları depresyona sürüklüyor. Dünyada olup bitenlere gözünü kapatamayanlar izlediklerinin şokuyla dertleniyor. ‘Dünyada ne olup bittiğinden bana ne, ben keyfime kahyayım’ diyenler de sözde mutluluklarını gözüne sokuyor duyarlı insanların. 

İnsanların başka insanların acısına, mutsuzluğuna, hastalığına ve fakirliğine duyarsız kalabilmesi dünyanın gerçeği maalesef. Dünya kötülerin iyileri üzerek imtihan ettiği bir yer. Bu kötülükleri görmemek, duymamak hayatı daha yaşanılır kılıyordu. Ama kötülüklerin, sapıklıkların ve cahilliğin artık gizlenemeyeceği sosyal haberleşme ağları var. Yeni dünya ekolleri gör, duy ama bir şey yapama ya da kör, sağır, dilsizi oyna. Duyarsız kalmayı vicdanına yakıştıramayanlar iyi bir şeyler yapabilme çabası içinde. Ama kör, sağır, dilsizi oynayanlar maalesef hem daha popüler, hem daha zengin. Gençler de onların popüler mutluluğunu benzer yollarla yakalama peşinde. Kendilerince haklılar. Okuyarak, araştırmacı ya da bir meslek sahibi olarak onlara sınırsız zevk kapıları açılmayacak. Bedenlerini reklam ederek sahip olabilecekleri şöhreti IQ seviyeleri ile elde edemeyeceklerini görüyorlar. Ekranlar da zaten bu standart, modalaşmış bedenlerin reklamlarıyla dolu. Bu pazarlama amaçlı reklamlar yeni nesillerin beyinlerini sulandırma amacını başarıyla gerçekleştiriyor. İtirazları susturmak adına da bu çirkin tutumlara ‘Özgürlük’ deniyor. 

Arada sevindirici olaylar da yaşanıyor tabi, hayat kötülüklerden ibaret değil. Mesela beyin egzersizlerinin estetik dolgulardan, botokslardan, bacak boylarından daha gerekli olduğunu gösteriyor birileri. Zekanın, çevreye duyarlı olmanın insanı kaliteli hale getirdiği; zengin insanlarla ilişkilerin, bedenini sergileyerek şöhret olmanın insanı vasat olmaktan kurtaramadığı mesajını vermiş bir program canlı bir örnekle. O şahıs gibi olmanın hayalini kuran kızlara azıcık ibret olmuş, aralarından onlarcasının aklı başına gelmişse amacına ulaşmıştır belki program. 

Daha acısı halkı, fakir insanları verdikleri oylar üzerinden cehaletle suçlayan elitist tiplerimiz de popüler genç kızımızın cehaletini savunmuş. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu. Kendi aralarından, sosyeteden olan ve eğlence partilerinin gözdesi bir kadının cehaleti kabul edilebilir; ama hayatı maddi zorluklarla, manevi eksiklerle geçmiş, belki de okula gitmek nasip olmamış halktan birilerinin cehaleti ise kınanır. 

Cehaletin insanı küçük düşürmesi gerektiğini gözler önüne seren program için emeği geçenlere teşekkürler. Cehalet insan hangi pozisyonda, hangi tabakada olursa olsun savunulabilecek bir durum değil. Her insan imkanları aynı olmasa da kendini geliştirebilmenin bir yolunu bulur. Tabi önce, gelişmenin yolunun estetik ameliyatlardan geçmediğini idrak etmemiz lazım. Kafaları önce değiştirip, sonra geliştirebilecek bir eğitim sistemi diliyorum tüm dünyaya. Belki çıkan çivisinin yerine dünyaya sağlam bir vida tutturur yeni nesiller…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 2
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 130
Kayıt tarihi
: 13.06.15
 
 

Zorla değil ama, zorluklarla eğitilen ve bitti sanıldığında zorlukların yeni başladığı doktorluk ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster