Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '16

 
Kategori
Futurizm
Okunma Sayısı
328
 

Tanrıların oyunu

Tanrıların oyunu
 

TANRILARIN OYUNU


Efendiiim ; Vakti zamanın birindeiki kumarbaz kardeş varmış. Nasıl ve ne şekilde olursa olsun, her yerde, yerli yersiz, İddiaya tutuşurlarmış.  En zevk aldıkları bahis tipleri ise; İnsanlar ve ülkeler üzerine girdikleri bahislermiş. Bu iddiaları kazanmak için ellerinden ne geliyorlarsa yaparlar hiç bir şeyi gözleri görmezmiş. Yakılan yıkılan şehirler, ülkeler, mahvolan hayatlar, çoluk çocuk, para, pul ne var ne yoksa umurlarında olmazmış. Kuralları tekmiş bu yolda. Kazanmak !
 
Tüm bunları yaparken kendilerini TANRI gibi hissetmeleri ise en hazların en büyüğü içinmiş. Düşünsenize ; insanların cemaatların, grupların, toplumların milletlerin, ülkelerin hatta dünyanın kaderini belirlemeye çalışıyorsunuz !
 
Bu oynadıkları oyunun adına '' TANRILARIN OYUNU '' derlermiş. Doğal olarak kurallarını da kendileri belirlermiş.
 
Oyun özetle şöyle oynanıyormuş ;
 
Tarafların önlerinde büyük bir dünya haritası bulunur ve bu haritanın üzerinde de ülkeler işaretli olurmuş. Taraflar bu ülkeler içinden satranç oyununda olduğu gibi şah, vezir, kale, at, fil, piyonlarını seçerlermiş.  Ayrıca tarafların üçerde yedek seçme hakları olur, seçtikleri ülkeler yine satrançta olduğu gibi siyah ve beyaz renkler şeklinde işaretlenirmiş. Diğer seçilmeyen ülkeler gri renklerde olup yedek seçilenler siyah oyuncu için kırmızı beyaz oyuncu için ise mavi renk üzerine kardeşlerin özel olarak belirlediği simge ile işaretlenirmiş. Bunların yanı sıra haritada yer alan tüm ülkeler üzerinde o ülkelerin siyasi ve ekonomik durumu, nüfusu, iklimi, askeri, dini, toplumsal yapıları gibi ana özelliklerini gösteren temel bilgilerini içeren notlar ile ayrıca oyuncuların özel olarak aldığı notlar da bulunurmuş...yanlız  bu özel notları diğeri göremez, sadece ilgili oyuncu özel şifresiyle açabilirmiş. Kuraya göre oyuna başlayacak oyuncu belirler, oyuncular belirledikleri taşların durumlarına konumlarına , güçlerine göre harekete geçirilir karşı oyuncunun oyunlarını bozmaya çalışılır nihayetinde ilgilenilen duruma göre ( insan, toplum, millet ekonomi, ülke artık her ne ise ) dünyaya dizayn verilmeye çalışılırmış. DÖRT devreden oluşan oyunda;  Zamanı saati belirlenen her deverenin sonunda taraflara zaman tanınır, bu zaman zarfında da taraflar son durumlarını, konumlarını tekrar gözden geçirir, yeni stratejiler belirlenir, icab ederse yeni oyuncular,  plan ve projeler devreye sokulduktan sonra öbür devreye geçilir ve dört devre sonunda hangi oyuncu amacına daha çok yaklaşmış ve harita üzerinde ne kadar başarı gösterebiliş ise o oyunun dolayısı ile İddianın kazananı olur parsayı toplarmış.
 
Vellhasılı uzatmayalım ; günlerden bir gün uzun boylu, soluk benizli zayıf olan kardeş, ipek döşeklere sarılmış halde uyuyan, daha sıska ve şişmanca görünen diğerini heyecanla dürtmüş.
 
-  Uyansana be adam !!! Uyan dedim sana, ilk devre bitti....İkinci devre için ana stratejilerimizi belirlememiz ve taşları yerine koymamız gerek. Başlamadan kaybetmek mi istiyorsun yoksa. Hadi kalk !!! Nasıl da uyuyorsun inanamıyorum sana...Belirlemiş kadim saat gelmeden bitirelim şu işi.
 
Öteki gözlerini aralayarak mırıldanmış.
 
-  Vay be !!! Ne çabuk geçmiş zaman. Daha bazı yerlerdeki yapacağım operasyonları bile bitirememiştim... Neyse yapacak bir şey yok. Yarım kalan işleri bu devrede tamamlarım artık.
 
İte kalka doğrulmuş yatağından. Elini uzatarak ilerideki kristal şişedeki kırmızı şarabı işaret etmiş.
 
- Gevezeliği bırak da şuradan bir kase ŞARAP uzatırmısın. Uykum açılsın..
 
Sırıtmış öteki ve sakin sakin şarabı doldurmuş kaseye.
 
- Al biraderim sana bir kase şarap...Hem de en kutsalından...Neyse ben oyun salonuna geçiyorum, acele et  geç kalma.
 
Nihayetinde oyun salanunda buluşan BİRADERLER teknolojik gelişmeyle doğrudan orantılı olarak eski haritalar yerine, duvara iliştirilmiş devasa ekranda görünen dünya haritasının önünde yerlerini almışlar.
 
Büyük kardeş ellerini ovuşturarak sabırsızlıkla bir iki adım ileri çıkmış.
 
- Hadi hadi başlayalım artık. İlk kim başlayacak oyuna onu belirleyelim. Var mısın iddiaya ?
 
Öteki garip bir ifadeyle cebinden para çıkarmış ve ‘’ tura ‘’ demiş ve diğerine doğru havaya atmış...
 
- Yakaladım biraderim. Malesef  kaybettin...Yazı geldi...
 
Ve yavaş hareketlerle öndeki masada bulunan kendi rengi ve simgesiyle işraretli  bilgisayarını açıp dev ekranın başına geçmiş . ‘’Ben seçim yaparken sen çıkabilirsin istersen.  Malum, uzun sürecek....’’
 
Kısa tıknaz olan ses çıkarmadan salonun loş bir köşesindeki koltuğa oturarak izlemeye koyulmuş.
 
Büyük birader tek tek aldığı notları incelelerken garip sesler çıkartarak, yavaş hareketlerle sanki ritüel yapargibi ekranın bir orasına bir burasına gidiyormuş...Gel zaman git zaman sonra yavaşça seslenmiş kardeşine....
 
- Tamamdır birader.
 
Bilgisayarının başına geçip, büyük ekrandaki haritanın üst sol köşesine kendi simgesinin altına güneş amblemi ve onunda altına kanadı swastika damgalı kel kartal amblemini yerleştirmiş.
 
Benim ŞAH’ım ‘’ GÜNEŞ  Konfederasyonu ‘’  Geçen devrede de bana sadık kaldılar  ve iyi hizmet ettiler. Yine onları seçiyorum. Operasyonlarımı onlar yönlendirecek ve ilgili karalar almakta yetkili olacaklar.
 
-  Ve VEZİRİM olarak da ‘’ THULEMERİCAN ‘’ ı  seçiyorum...Malum;  Siyonistlerle olan mücdelelerinde oldukça başarılı oldular. Sanırım bu devrede onlarla çalışmak daha akıl karı olacak benim için.
 
- Kalelerim olarak ise amerika ve ALMANYA olcak. Dosta güven düşmana korku vermeye devam edecekler..
 
-  AMERİKA !!! Dünyanın kalbi, ikinci kutsanmış topraklar, büyük armada, ve paradaki sırrın diyarı...
 
-  ALMANYA !!! Bu kez AMERİKA’ nın yanında onları oyuna sokuyorum...Avrupanın kalbi, uslanmaz millet, korkusuz TÖTON’ lar.  Zamanları yine geldi, bu devrede ortalığı yine kasıp kavuracaklar kanaatimce.
 
AMERİKA ve ALMANYA haritları beyazlaşırken üzerlerinde büyük kardeşin simgesi belirmiş.
 
- Evet kardeşim FİL seçiminde zorlanmadım desem yalan olur. Pek çok aday var bu konum için ama sanırım içlerinde en iyilerini aldım sanıyorum...artık kötülerin iyileri ile idare edersin.
 
- FİL lerimden ilki VATİKAN..Histiyanlık dünyasını etkilemek ve sadakatlrinin devamı  için vazgeçilmez bir unsur. Parasal gücü tartışılamaz bile..Karanlık yanı ise tam bir korku imparatorluğu olacak rakiplerim için..
 
- İkinci fil için seçim yapamadım, kurallar gereği eğer izin verirsen sonra devreye sokmak amacı ile hakkımı saklı tutmak istiyorum.
 
Küçük kardeş başını sallamış olumlu manada ve kısık sesle '' Tabiki hak senindir büyük biraderim. Lütfen devam et. ''
 
-Büyük kardeş teşekkür ederek devam etmiş..
 
- AT olarak ise Ortadoğu ve Asya siyasetini belirlemek üzere oyun kurdum. TÜRK’ lere güvenemiyorum. Her daim oyunu bozuyorlar.  Yine bir TÜRK oyun bozanlığına uğramamak için İRAN ‘ ı tercih edeceğim. En azından yüzyıllar boyu gerek bize gerek ise hristiyan dünyasına kendilerini kanıtladılar. Sünni yapılara ve devletlere karşıda güvenilir operasyonel bir güç olacaktır.
 
İkinci at tercihimi de sonraya bırakıyorum.. Ümit ederim deverenin hemen başında kafamdaki ikinci at oyunda yerin alacaktır.
 
- Ve nihayetinde kardeşim sanırım piyonlarda da senden bir adım önde olacağım...PİYON aşamasında her zaman taraflar arası karışıklık olduğu için bunun kısmen de önüne geçmek açısından belli başlı seçenekleri değerlendirmeye koydum. Şöyle ki :
 
- Küresel operasyonlar için NATO ve BM ilk iki piyonum olacak. Ve bunlara EL KAİDE ve bilinen adı ile GLADİO’ yu ekliyorum. Bunlara son dönemde aktif olarak bana hizmet eden PKK / PYD ya da adları her ne ise onlarıda ekleyerek senin bu bölgelerdeki fiili hareketlerine cevap vermeyi planlıyorum.
 
- Son olarak yedeklerimi söyleyerek sırayı sana vereyim...Evet kardeşim yedeklerde ilk yedeğim KALElerim den AMERİKAyı hedef  alabileceğini göz önüne alarak Asya'da yapabileceğin olası hamlelerin karşısında ekonomik olarak yükselen ve askeri açıdan ve nüfus bakımından göz dolduran ÇİN’ i seçiyorum..
 
- İkinci yedeğim Danimarka olacak...Şimdi diyeceksin DANİMARKA zaten AB içerisinde neden hakkını boşa harcıyorsun ? Şöyle ki ; İleride doğacak hareketlilikler için GRÖNLAND bana lazım olacaktır. Özerk hali göz önüne alınırsa AB de doğabilecek olumsuz durumlara karşı en azından hukuken sahipsiz bırakmamak açısından Danimarka’ yı yedek hakkımı yeme pahasına seçiyorum.
 
- Eveet sevgili kardeşim buyur bakalım, karşımdaki hamlelerini görmek için sabırsızlanıyorum.
 
Küçük kardeş hafif bir tebessümle büyük ekrana yaklaşırken elindeki ısırılmış elmayı havaya atıp tutmuş...
 
Teşekkür ederim kardeşim...Aslında genel anlamda beni çok yanıltmadın ....
 
İki konu hariç : Grönland konusunda bu kadar endişelendiğini  farketmemiştim ve bu Danimarka hamlen ile AB ye de güvenemediğin ortaya çıktı. Halbuki Grönland’ ı garantiye almış gibiydin. ABD’ ye olan yakınlığı, AB’ye bağlı bir ülkeye bağlı olması hatta ilk yedek olarak seçtiğin Çin ‘ in de hukuken bölgede hakları olması beni başka türlü düşündürmüştü.
 
İkincisi ise Türkiye konusunda ısrarcı olursun diye düşünmüştüm ama aksini yaptın. Hoş ;  B planını Bildiğim için haklı sebeplerin olabilir diye düşünülebilir....Ama maalesef uzun yıllardır yaptığın çalışmaların boşa çıkma ihtimali çok büyük. Nedenine gelince bu güvendiğin adamlar ÖZBEKİSTAN’ da bir kez başarısız oldular zaten, yani düşündüğün şekilde operasyonlar için çok da güvenilemeyeceğini gösterdi. Ayrıca az öncede beyan ettiğin gibi TÜRK’ ler enteresan yapıdadırlar. Bu tip SAR-MAL yapıları ister GLADİO ister başka istihbarat birimleri ile dahi desteklesen ters tepebilir. SAR-MAL’ lara güvenmen enteresan. Ben hali hazırdaki TÜRK hükümetini ve devletini alacağım fikrimi şimdiden belirtmekte bir beis görmüyorum. Haa seninkiler başarılı olurlar ise; benim AT ‘ ı direkt oyun dışı bırakarak kendin ikinci atını devereye sokmuş olacaksın. Fakat her halukarda riskli  plan.
 
Diğerleri basitti dediğim gibi. THULEMERİCAN tercihi ile ABD ve Almanya ile devam edeceğini belli etmişti zaten. Ki zaten;  ABD‘ nin derinlerinin de ta derinlerinde NAZİ’ ler yokmu ? Hatta 51. Bölgede bile.  Tüm bunlara rağmen AMERİKA’ yı farklı bir gözle gördüğünü de biliyorum...Hani bir film var; Ona benzetiyorum. ‘‘ ALİEN ‘’  Sanırım içinde saklanan YARATIK;  ‘’ GÖĞSÜNÜ PARÇALAYIP ÇIKMAK ÜZERE ’’ ...
 
Vatikan da şaşırtmadı ve daha geçenlerde papanın elini öpen İRAN’da. Zaten İRAN çağlar boyu sünni dünyanın karşısında vatikanın en iyi müttefiki olmuştur ve bir de şu gerçek var bunlar kime tü kaka diyorlarsa, ŞEYTAN diyorlarsa en iyi müttefikleri onlardır. Çok kolaydı.
 
ÇİN ‘ de kolay tahmindi benim için geçen devredeki yaptığımız hamlelerden sezdiğin üzere benim yapacağım HİNDİSTAN tercihime karşı onları çıkaracağın gün gibi aşikardı.
 
Birde şu dikkatimi çekiyor; Avrupa dahilindeki planların içerisinde BÜYÜK PRUSYA, onun derininde KUTSAL ROMA - CERMEN İMPARATORLUĞU ve onun da derinlerinde PAGAN BÜYÜK ROMA İMPARATORLUĞU..Oyun, oyun içinde. Rusların MATRUŞKASI  gibi, hakkını veriyorsun bazen.
 
Neyse ; ben de tercihlerimi sıralayayım..Zaten sende çoğunu tahmin etmişsin, tercihlerinden belli.
 
ŞAH ‘ım kadim öğretilerin, derin sırların, paranın ustaları siyonizm. Bu özellikleri ile oyun kurucum ve uygulatıcım olacaklar.
 
VEZİR‘ im  KRALİÇE. Hiç bir zaman başkasına boyun eymemiş, zaman zaman sessiz kalmayı tercih etse de her dem kendi planları içinde hareket etmiş KRALİÇE ( KARANLIKLARIN KRALİÇESİ) ... Avaneleri ile sırları ile dünyaya yön verebileck kudrette.
 
1. Kale tercihim;  GÜNEŞ BATMAYAN İMPARATORLUK ‘’  İNGİLTERE !!! ‘’ Kraliçe’ nin ana evi. Her daim saklanmış ve korunmuş puslu deniz kokan memleket...Tarihin her döneminde kendini kanıtlamış KUTSAL KRAL’ ın ve şovalyelerinin ülkesi.
 
2. Kale hakkımı saklı tutuyorum sevgili biraderim. Senin YARATIK  ‘’AMERİKA’’ nın içinden bir çıksın hele. Ona göre düşünürüm bir hamle.
 
Hiç FİL tercihim olmayacak..onları da sırası gelince kullanacağım...Böylece hakkımı doldurmuş oluyorum ama tedbir her zaman iyidir.
 
AT’ larım ise RUSYA ve mevcut TÜRKİYE... RUSYA çünkü senin AB hamlene karşı bir duvar olacaklar. Demirden olmasa da ASYA ‘ daki mevcut kudretleri ile iyi bir operasyonel güç olacaklardır...Ve yine TÜRKİYE...Onlarla olmuyor onlarsız da olmuyor. Ben senin hain planının tutmayacağı kannatindeyim ve  SAR-MAL ‘ ların yine başarısız olacağını düşünüyorum ve mevcut TÜRK  Devletini diğer AT’ ım  olarak kullanmayı planlıyorum...Birde şu kabuklarından kurtulurlarsa senin işlerini oldukça çıkmaza sokacaklardır. Eski kıtaların KİLİT noktası anahtarı, çağları, devletleri yönlendiren, diz çöktüren TANRISAL GÜÇ...TÜRKLER!!!
 
Tüm bunlarla beraber RUSYA ve TÜRKİYE ‘ nin başını çektiği bir güç Asya’ daki iki arada bir derede kalmış devletleri motive edecektir...Ayrıca Şaha kalkmış Türklerin varlığı İslam devletleri için de itici bir güç olacaktır. Hatta bazı Afrika devletlerine bile.
 
Piyonum ise; senin elemanlarının içinden özenle, titizlikle süzüp, çekip aldığım ISIS...Senin gibi NATO, BM gibi uluslararası piyonlarım olmasada ISIS gibi piyonlarım, uzun vadeli stratejilerime iyi hizmet edeceklerdir....
 
Yanlarına şu bağnaz kürt liderini de destek diye koyuyorum...petrol lazım, Ortadoğu da sis hiç kalkmamalı. Petrodolar stratejim çöker ise buralar stratejik önem arz edecek benim için. Senin elinde olan OPEC ve uyduruk PETRO-DOLAR kavramına karşı da SUUD’ları ekliyorum. Ne de olsa krallıklarının varlığını KRALİÇEME borçlular.
 
Kim bilir ? Belki piyonlardan zamanı gelince bir at, bir kale çıkar...Kim bilir ?
 
Yedek oyuncum ise tahmin ettiğin gibi Kraliçemin sadık hizmetkarları olan HİNDİSTAN... Nüfusu ile sadakatleri ile birazda ekonomik destek ile doğunun parlayan yıldızı olmaya hazırlar neredeyse..
 
Bu arada farkında mısın BİRADERİM... üçüncü periyodun şablonu oluştu neredeyse..ahahahaha..
 
Tamamdır biraderim....Benden de bu kadar....Oyunu kilitliyorum ve özel kodu giriyorum....
 
Devre bitimine kadar asıl taşlar değiştirilemez yerine oyuncu sokulamaz...Taraflar doğrudan müdahale edemez, aracı oyuncuları aracılığı ile müdahale söz konusudur.
 
İKİ BİR SIFIR.....
 
- Ya bu arada harbiden aklıma takıldı ; Biraz erken olacak belki ama;  Senin şu SAR MAL’ lar operasyona başlasalar ya !.. Bunun üzerine İDDİA’ ya girelim mi ? Mesela İSTANBUL’ una.
 
- Pardon, yani İstanbul’ da yemeğine....
 
Büyük kardeş sakalını sıvazlayıp duraksamış ve gözlerini kısarak iniltili bir ses tonuyla cevaplamış:
 
TÜRK’ LER BİR OYUNBOZANLIK YAPARLARSA BU KEZ  GERÇEKTEN PİŞMAN EDERİM ONLARI !!!
 
CENNETİN KRALLIĞI’ ndaki gibi... Şovalye Selehaddin’ e soruyordu ya ;
 
-KUDÜS sence ne ?
 
Selehaddin  şovalyeye bakıyor ve diyordu ki;
 
-KUDÜS mü ? Hiç birşey... Geri giderken duruyor ve tekrar şovalyeye dönüp, ellerini göğsüne çekip yumruk yapıyor :
 
- KUDÜS’ mü?  HERŞEY !!!
 
diyordu gülümseyerek...Aynen  onun dediği gibi ;
 
Evet biraderim...İSTANBUL’ mu ? Her şey biraderim HERŞEY !!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 32
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 877
Kayıt tarihi
: 18.02.16
 
 

Güncel, analizler, komplo teorileri, tarih, siyaset, magazin, kısa notlar, hikayeler, eleştiriler..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster