Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Mayıs '07

 
Kategori
Rüyalar
Okunma Sayısı
1365
 

Tarihi Rüyalar 3

Tarihi Rüyalar 3
 

Sultan Osman’ın 10 Mayıs 1622 Gecesi Gördüğü Rüya

Sultan Osman Han, tatbikine kalkıştığı devletin bünyesini esastan değiştirecek ve muhtemelen başarıldığı takdirde faydalı olacak olan reformlarının ne derecelere kadar müşkül bir iş olduğunu anlamıştı. 10 Mayıs gecesi gördüğü ünlü rüya, kendi nefsiyle müthiş bir mücadele halinde olduğunu, yapmaya çalıştığı reformun doğru olup olmadığı hakkında şuuraltında da olsa tereddüt duyduğunu gösterir.

II. Osman zırhını giymiş savaş kıyafetiyle tahta oturmuş, Kur’an-I Kerim okuyormuş. Birden Hz. Peygamber gelmiş: “-Sen buraya layık değilsin” demiş, eteğinden tutup çekmiş. Ve bir tokat atmış. II. Osman şefaat dilemek istediyse de (ayaklarına kapanarak) Hz. Muhammed buna müsaade etmemiş. Bu müthiş rüyanın etkisinden titreyerek uyanan padişah, Ömer Efendiye, Sadrazama, Şeyh Aziz Mahmut Hüdai’ye rüyayı nakletmekten geri kalmamıştır. Şeyh ve Sadrazam, İstanbul’dan ayrılmasının mahzurlu olduğunu, Hoca ise (yani Ömer efendi) din ve devlete hayırlı projeleri üzerinde tereddüde düştüğü için Peygamberin gazabına uğrayacağı şeklinde tabir etmişlerdir.

Bunun üzerine 12 Mayıs 1622’de Eyüp Sultan‘ı ziyaret ederek kurbanlar kestirmiş ve sadaka dağıtmıştır. Üsküdarlı Şeyh Aziz Mahmut Hüdai ise, İstanbul’dan ayrılmasının büyük ve felaketli olaylara sebep olacağını söyleyerek II. Osman’a öğüt vermişse de, gene hükümdar, babasının da şeyhi olan bu büyük kişinin sözlerini dinlememiştir. Derler ki; II. Osman rüyayı gördükten sonra Şeyh Aziz Mahmud Hüdai’ye adam göndermiş. Fakat, adam daha içeriye girmeden pencerenin kafesini kaldıran Şeyh Hüdai:
“-Haydi der, Peygamberin kabul etmediğini ben hiç kabul etmem. Bu iş bitmiştir. Git söyle padişaha dua etsin.” Bazı yazarlar padişahın elçisini ve gönderdiği hediyeleri kabul ettiğini nakleder. Şurası muhakkak ki, gönül adamı olan Şeyh Aziz Mahmud Hüdai hediye kabul edecek bir yapıda değildi. Vaktiyle II. Osman’ın babası I. Ahmed’in gördüğü rüyayı da tabir etmişti. Haremağası, I. Ahmed’in rüyasının yazılı olduğu zarfı uzattığı zaman: “- Bunu açmadan tabirini üzerine yazayım” demiş. Ve yazmış.

Oysa haremağası bir kese altını cebinde saklamış. Fakat, rüyanın tabiri bu şekilde yapılınca “-Aman şeyhim der, affet. Padişah size bu keseyi yollamıştı, buyurun.” Derler ki, I. Ahmed böylesine bir olayla ilk defa karşılaşıyordu. Bunun üzerine Şeyh Aziz Mahmud Hüdai’ye saygısı artmış ve sık sık onu ziyarete gitmişti.
II. Osman her şeyi olduğu gibi kabul edecek yapıda değildi. Tek hedefi reformdu. Reform uğruna yapmayacağı fedakarlık yoktu. Aslında sabırsız hareketlerinin yadırganması sonucu yeniçeriler kazan kaldırmış bulunuyorlardı. Böylece 18 Mayıs 1622’de başlayan Haile-I Osmaniye 20 Mayıs 1622 akşamına kadar sürmüştü. Gerçekten pek feci bir akıbetti bu. Yedikule zindanında Cebecibaşı ve Kalender uğrusu denen 65. Ortadan bir yeniçeriyle 8 cellat II. Osman’a baltayla hücum etmişler sonrada ibrişimlerden bir kement atıp orada boğmuşlardı.

resim:.mkutup.gov.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 113
Toplam yorum
: 183
Toplam mesaj
: 48
Ort. okunma sayısı
: 4918
Kayıt tarihi
: 11.09.06
 
 

Kişisel gelişimde, düşüncelerin kullanımını sanat gibi gördüğümden, 1986yılından itibaren çok sevdiğ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster