Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sonsuzluk (Osman Özeker)

http://blog.milliyet.com.tr/yasev

02 Şubat '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
2408
 

Taşeron işçilerimizin sorunları

Taşeron işçilerimizin sorunları
 

Kamuoyunda "taşeron" olarak nitelendirilen kişi, bir işverenden (kamu ya da özel sektör) işyerinde yürüttüğü mal ve hizmet üretimine ilişkin, bir işte veya bir işin bölüm ve eklentilerinde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği, sigortalı çalıştırılan üçüncü kişiyi ifade etmektedir.

Son yıllarda kamu ve özel sektörde, özellikle de hizmet alanında taşeronlaşma çığ gibi büyüyerek gelişmiş, bugün sadece kamuda, hizmet sektöründe taşeron firmaların çalıştırdığı işçi sayısı 450 bini geçmiştir.

Kamu kurum ve kuruluşlarının özellikle, güvenlik, temizlik, ulaşım, tıbbı sekreterlik, yemek, teknik hizmetler gibi hizmetleri taşeron firmalara ihale edilmekte, ihaleyi alan firmalar ise “ucuz insan gücü” çalıştırarak büyük karlar elde etmektedirler.

Bir kamu hastanesinde temizlik işini yapan bir taşeron elemanı asgari ücretle yetinmekte, kadrolu "hademe" dediğimiz kişi ise taşeron elemanıyla aynı işi yapmasına rağmen statüsü gereği en az üç katı daha fazla maaş almaktadır.

Kamu ve özel sektörün taşeron firmalara iş vermesinin temelinde yatan ise “işçilik maliyetlerinin ucuza mal edilmesi” hedeflenmektedir. Taşeron firmalar ihaleyi almalarının ardından çalışan işçilere asgari ücret ödemekte, fazla çalıştırılmasına rağmen “fazla çalışma ücreti” ödenmemekte, yıllık izinlerini yılda on bir ay çalıştırarak işten çıkış yaptığı için kullandırtmamakta, her yıl işçilere “giriş çıkış” uygulaması yaparak işten ayrılan işçilere “kıdem tazminatı” ödememe yollarına başvurulmaktadır. Özellikle AKP’nin iktidara gelmesiyle yaygınlaşan “taşeron hizmet” uygulaması çalışan kesim için adeta bir “çalışanın sömürülme düzeni” haline gelmiştir.

Şu anda kamu kesiminde çalışan ve sayıları 585 bini bulan “taşeron işçilerin” kamuda ki dökümüne bakacak olursak:

Sağlık alanında: 16 bin.184

Temizlik: 471442

Güvenlik: 117541

Dağıtım: 34621

Toplam: 585788

Özel sektördeki rakamlara baktığımızda da rakamlar çokta farklı değildir.

İdari ve destek hizmetleri 4146

Ulaştırma ve depolama 10347

Madencilik ve taş Ocakları 12606

İmalat                                   63849

İnşaat                                  318087

Diğer                                     10431

 Toplam                            419466

Kamu ve özel sektörde çalıştırılan taşeron firmalarına ait bir milyona yakın işçimizin hiçbir sosyal güvencesi olmadan, (sadece SSK primleri ödenmekte) hiçbir sendikal yapılanması olmadan ve ekseriyeti de asgari ücretle köle gibi çalıştırılan işçilerimizdir.

Taşeron firma işçileri bu toplumun “kanayan bir yarası” olmasına rağmen, ne iktidarda ki hükümet, ne de muhalefet bir milyona yakın bu işçilerimizin sorunlarını gündeme getirmemekte, haksız kazanç sağlayan, çalıştırdığı işçilerimize genellikle sosyal haklarını ödemeyen ve gasp eden firmalarla ilgili yasal düzenlemeler yapılmamaktadır.

Kamu ve özel sektörden taşeron firma olarak iş yapan firmaların içersinde gerçekten yasal haklarını veren, işçinin sosyal haklarını gözeten firmalarımızda mutlaka vardır. Ancak bu sistemin geneline bakıldığında çalışanın yasal haklarını vermeyen, kaçamak yollara başvuran firmalar ise çoğunluktadır.

Birçok vatandaşımızın iş bulamadığı, işsiz gezdiği ülkemizde taşeron firmada olsa, asgari ücretle de olsa iş bulan işçilerimiz ise “işten atılma korkusuyla” mevcut yasal haklarının verilmemesine ( Yıllık izin, fazla çalışma ücreti, kıdem tazminatı v.b) ses çıkaramamakta adeta sermayenin “sömürü aracı” olmaktadır.

Kamu ve özel sektörde bir milyona yaklaşan taşeron firma işçilerinin yıllardır sorunlarının çözülmemesinde yatan temel nedenlerden biriside, bu kanalın daha çok iktidar tarafından, zaman zamanda muhalefet tarafından “kendi çıkarları doğrultusunda” kullanılması yatmaktadır.

Bu konuyu “örnekleyerek açalım:

Sağlık Bakanlığına bağlı bir devlet hastanesinin Tıbbı sekreterlik, güvenlik, temizlik, yemekhane ve teknik hizmetlerle ilgili yaklaşık 850 kişilik bir hizmet ihalesi yapılacak. Bu ihaleye;

Öncelikle kendi yandaş firmalarına verebilmenin yolları bulunmakta;

İhaleyi verdirdikleri “yandaş firma” işçi alımı yaparken iktidardaki partinin gönderdiği elemanları işe almakta,

Seçim zamanında ya da sıkıntı anlarında bu tür firmalardan “el altından” maddi destek sağlamaktadır.

Aynı uygulamalar muhalefet partilerinin (örneğin belediyelerde) yaptığı hizmet alımlarında da geçerli olmakta, belediye CHP li ise hizmeti CHP’li “yandaş firmalara” vermekte, işçi alımında, maddi destekte partisine olanak yaratmaktadır.

İşte tüm bu nedenlerle taşeron firmalarda çalışan bir milyona yakın işçilerin emek sömürüsüne, sosyal haklarının gasp edilmesine ses çıkarılmamaktadır.

Sonuç olarak bir taraftan yandaş sermaye cebini doldururken, diğer taraftan, “emeğin sömürülmesine” göz yumulmaktadır.

Son günlerde Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’in “taşeron işçilerinin” durumunun düzeltilmesiyle ilgili yasal çalışmalar başlatıldığına dair beyanatları bulunmaktadır.

Bu konuyla ilgili yapılacak düzenlemelerde taşeron işçilerimizin sömürülmesine son verileceği, hatta kamuda çalışan işçilerimizin “kadrolu” hale getirileceği de ifade edilmektedir.

Dileyelim ve temenni edelim ki, yıllardır çalışma hayatında sahipsiz bırakılan, firmaların insafına terk edilen bu işçi kardeşlerimizin insan onuruna yakışır bir yasal düzenlemeyle “kanayan yaraları” artık durdurulur.

Osman Özeker 02.02.2013

osmanozekerQ hotmail.com 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Taşeron işçilerin kendileri örgütlenmeden bu iş tam anlamıyla çözülemez...

sedat tugan 
 08.02.2013 14:16
 

sayın Osmanbey yazdıklarınızda haklısınız.Ancak AKPiktidarıyla yazdığınızda yanlışlık var.Çünkü Bu durum 80 harekatından Sonra Rahmetli Özalın başbakanlığı döneminde işsizlere iş bulunması amacıyla Taşörön fırmaların önü devlet kadrolarında görevlendirme yolu açıldı gerçi niyet iyiama biz herşeyin suyunu çıkarmasını iyi bildiğimiz için bu durumunda suyunu haksız kazancımızı artırabilmek için çıkarttık tabiki şahsen şikayet edilse neyazıkki kanunlarımızdaki yaeksiklik yada yanlış yorumlara açık olduğu için savcılarımız Hukuki ihtilaf gerekçesiyle kovuşturmaya gerek olmadığına hükmedip önü kapatılıyor gerçi itiraz hakkıvar ama yiyecek ekmeğe muhtaç insanımız bu kezde masraftan korktuğu için itiraz edemiyor. Buna bir Örnekte Tüketiciyi Koruma kanunu gereğince hakem heyeti bir Malın yenisi ile değiştirilmesine hükmediyor.firma çeşitli oyalamalarla kararı uygulamıyor.nakit olmadığıiçin parasınıda alamıyor haksız kazancıda firma kazanıyor elden birşey gelmiyor gidenparasını unutmakla kalıyor

Yadigar Bal 
 05.02.2013 11:57
Cevap :
Sizinde bahsettiğiniz gibi taşeron işçileri konusu Özal zamanında başlatılmak istendi, ancak kamu kesiminde pek uygulama imkanı olmadı. Bu konu o dönemlerde özel sektörün ve genelde de ihaleli işlerde uygulandı. Kamuda ise bu işi, bu sömürüyü bizzat AKP iktidarı başlatmıştır. zaten yazımda verdiğim rakamlarda bu gerçekleri açıkca ortaya koymaktadır.  07.02.2013 2:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 286
Toplam yorum
: 233
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 3036
Kayıt tarihi
: 11.07.08
 
 

1949 Konya Ereğli doğumlu olup, halen İzmir'de oturmaktayım. A.Ü. Eğitim Fakûltesi mezunuyum  Ata..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster