Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '14

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
48
 

Tel Aviv, Gazze savaş ve dünya

Tel Aviv, Gazze savaş ve dünya
 

Gazze günlerdir bombalanıyor.


Bu ara Gazze’yi bilmeyen yok. Günlerdir gece gündüz demeden sürekli düşen bombaların gürültüleri ile çocukların, kadınların, yaşlıların ödleri kopuyor, evler, işyerleri, hastaneler yerle bir ediliyor, insanlar yaralanıp öldürülüyor.

 Çağdaş iletişim araçları kullanılarak son model kameralarla en ince ayrıntısına kadar çekilmiş videolar, fotoğraflar, sesler tüm dünyada paylaşılıyor, izleniyor, görülüp okunuyor.

 Gazze’de havalar kötü. Gazze bomba kokuyor, toz, duman kokuyor, yanık kokuyor. Gazze’de insanlar sığınaklarda, hastanelerde, güvenli saydıkları ama hiç biri güvenli olmayan yerlerde başlarına inecek bombaları bekliyor.

 Gazze’de ilaç, su, yiyecek, elektrik sıkıntısı yaşanıyor. Gazze’de hastanelerde İsrail bombaları ile vurulmuş insanlar ölüyor, elleri, kolları kesiliyor, sağlık malzemesi ve ameliyathaneler yetersiz olduğu için göz göre göre ziyan oluyor.

 Bu ara Tel Aviv’de havalar nasıl dersiniz? Yani insanlar cafelere, eğlence yerlerine gidiyorlar mı? Mağazalardan alışverişlerini yapabiliyor, sevgilileriyle buluşabiliyorlar mı? Televizyonlarından sevdikleri dizileri, maçları, filmleri izleyebiliyorlar mı? Bütün bunları yaptıktan sonra da akıllarına estikçe arabalarına atlayıp güvenli mesafeye kadar yaklaşıp Gazze’ye modern uçaklarının attığı tonlarca bombanın çıkardığı tozu dumanı izleyip çığlıkları işitip keyifle gülüşüyorlar mı?

Evet, yapıyorlar.

 İsrail yurttaşı bir teknisyenin vaktiyle bütün ayrıntılarını ortaya döktüğü yerin bilmem kaç kat altına kadar inen nükleer tesislerine ve sürekli sırtlarını sıvazlayan Sam Amcalarına, kendilerinden desteklerini esirgemeyen sömürgeci İngiltere’ye, Almanya’ya ve diğer güçlü ülkelere güvenip akıllarına esen her zulmü yapıyorlar mı?

 Evet, yapıyorlar.

Yetmiş yıldır eze eze, sıka sıka topraklarını işgal ettikleri Filistinlileri Gazze ve Şeria gibi dar alanlara sıkıştırıp soluksuz bıraktıkları yetmiyormuş gibi her canları istediğinde bir bahane bularak tutukluyor, bombalıyor, korkutuyor, öldürüyorlar mı?

 Evet, yapıyorlar.

Türkiye de içinde olmak üzere dünyanın her yerindeki hormonlu aydınlarının ağzına bir parmak bal sürüp susturabiliyorlar mı? Kendilerini savunan birer kukla haline getiriyorlar mı?

 Bütün semavi dinlerin yasakladığı faizi kullanarak elde etmiş oldukları haksız kazançlarla dünyanın pek çok yerinde basın yayın, sinema ve diğer medya araçlarını kullanarak saf, samimi insanların kafalarını bulandırabiliyorlar mı?

 Gizli ya da açık örgütlerle, yapılarla, ödüllerle dünyanın her yerinde sermaye çevreleri ile silahlı güçleri kendi talepleri doğrultusunda yönlendirebiliyorlar mı? En azından bugünkü gibi ağır zulümler karşısında sessiz olmalarını sağlayabiliyorlar mı?

 Açık açık bunca suçu işlerken, bunca zulmü yaparken “bir insanı haksız yere öldüren bütün insanları öldürmüş sayılır” inancını esas alan bir dinin mensuplarını “terörist” kendilerini “ak pak” gösteriyorlar mı?

 Bunca suçu işleyip, zulmü yaptıktan sonra hala 2. Dünya Savaşı’nda Hitler’in yaptıklarını konu alan filmlerle, konferanslarla, yazılarla masum ve mazlum rolü oynayabiliyorlar mı?

 Ülkemizde milyonların koşulsuz güvenini kazanan vaazları, sohbetleri ile pek çok kişi için idol haline gelen, dinden bahsederken hüngür hüngür ağlayan bir hocayı, aralarına soktukları ajanlar vasıtasıyla yetkili kadroları ile birlikte kendi menfur emellerine alet edebiliyorlar mı?

 Evet, evet, evet hepsini yapıyorlar.

Peki bütün bunlar göz önüne alındığında siz dünyanın dürüst ellerde ve güvenilir olduğuna inanıyor musunuz?

 Siz çocuklarınızın geleceğinin iyi olacağından, dünyada kardeşliğin, eşitliğin, insan haklarının güç kazanacağından emin misiniz?

 Topu topu yarım dakika bile sürmeyen bir Van Depremi yüz binlerce insanın ödünü kopardı. İnsanlar deprem sonrası akın akın şehri terk edip gittiler.

 Gazze’ye gece gündüz bombalar yağıyor. Düşen her bomba, havaya uçan her bina bir deprem sarsıntısından fazlasını yapıyor.

 Bu gürültülü bombardımanlar insanları sadece öldürmüyor, yaralamıyor aynı zamanda ödlerini koparıyor, psikolojilerini bozuyor. Bir halkı her anlamda tüketiyor.

 Bütün dünyanın an be an izlediği bu katliamlar gerçekleştirilirken ABD, Almanya ve İngiliz devletleri İsrail’e desteklerini açıklıyorlar. Pek çok devlet ve uluslar arası kuruluş da suskunluğu ile bu zulme destek veriyor.

 Herkes her şeyi biliyor.

 Her dinden, her ülkeden vicdan sahibi insanlar bu katliamı protesto ediyorlar. Beyazlar, zenciler, zenginler, yoksullar, Müslümanlar, Hıristiyanlar, Yahudiler, Budistler, Ateistler protesto ediyorlar.

 Tel Aviv’de insanlar eğleniyor. İsrail plajlarında millet denize giriyor.

 Gazze bombalanıyor. Hastaneler vuruluyor. Çocuklar ölüyor, sağlık malzemesi bulunmuyor.

 Mısır Refah sınır kapısını kapalı tutuyor. Tüneller çalışmıyor.

 Siyahın beyazının, gecenin gündüzünün, zulmün hesabının olduğu bir dünyada şimdilik İsrail’in patırtılı gösterisi sürüyor.

 Tüm dünya, insanlar, kurtlar, kuşlar ilahi adaletin gerçekleşeceğini biliyor ve o günü bekliyorlar.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 327
Toplam yorum
: 227
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 198
Kayıt tarihi
: 21.06.14
 
 

Yaşadığımız evrenin oldukça zengin bir yer olduğunun farkındayım.  Bu zenginliğin çok az bir kısm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster