Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
784
 

Temel Sorunları Gizlemenin Simgesi Türban

Temel Sorunları Gizlemenin Simgesi Türban
 

Bir süre önce,durakta otobüs beklerken yolun karşı tarafında gitmekte olan Ambulans’ta şöförün yanında oturan türbanlı bir bayan gördüm.Bir kaç gün önce de özel kanallardan birinin Ana Haber Bülten’inde Erzurum’da türbanlı oldukları için okul yönetimi tarafından sınava girmelerine izin verilmeyen kız öğrencilerin yüksek sesle okul yönetimini şikayet eden konuşmalarını ekrandan izledim.İçlerinden biri “Ben doktor olmak istiyorum” diye bağırmaktaydı kameralara karşı.

Türban konusu aylardan beri ısıtılıp,ısıtılıp önümüze konulmakta. Özellikle de ört bas edilmesi gereken konular var ise en iyi çözüm türbanı gündeme getirip dikkatimizi başka yöne çekmek.

Benim asıl dikkatimi çeken ve takıldığım nokta. “Ben doktor olmak istiyorum” diyen kız öğrencinin ya da kadın doktorun türban takmasının nedenini açıklamadan önce din,inanç ve bilim tanımlarına kısaca değinmek istiyorum.

Din, genellikle doğaüstü,kutsal ve ahlaki öğeler taşıyan, çeşitli ayin, uygulama, değer ve kurumlara sahip inançlar bütününe verilen isim veya tanımdır. Zaman zaman inanç sözcüğünün yerine kullanıldığı gibi, bazen de inanç sözcüğü din sözcüğünün yerinde kullanılır

İnanç; kelime anlamıyla, bir düşünceye gönülden bağlı bulunmak demektir. Ayrıca inanılan şey, görüş, öğretidir. Din bilimde, Tanrı'ya, bir dine inanma, iman, itikattir.

Yani bir düşünceye, bir kişiye, soyut bir kavrama gönülden bağlanma durumudur. Bu bağlılık, bağlanılan şeyin bizzat var olup olmamasına veya ahlaken doğruluğuna yönelik olabilir. Ama her halûkârda, özünde "sevgi" "korku" gibi bir duygu bulunmaktadır. Hatta bazen bir tür sevgi-nefret ilişkisi olarak da tanımlanabilinir,.

Bilim; merak ve amaç besleyen bir olgu olarak günümüze kadar bir çok alt dala bölünmüş, insanların daha iyi hayat şartlarına kavuşmasına, var olmayan olguları bulmasına ve yeni şeyler öğrenmesine ön ayak olan genellemedir.

-Her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düşünceler arasında uygunluk sağlama çabasıdır.

-Gözlem ve gözleme dayalı akıl yürütme yoluyla dünyaya ilişkin olguları birbirine bağlayan yasaları bulma çabasıdır

Tıp fakültesini kazanan ve türban takan bir kız öğrenci düşünelim. Bu öğrenci tıp fakültesinde çeşitli dersler görecek. Doktor değilim ama göreceği temel derslerden biri İnsan Anatomisi olacak.Tıp Fakültesini kazanan genç kız Anatomi dersinde ne yapacak.?Bildiğim kadarıyla İnsan Anatomisi dersinde insan vücudu,organlar ve işlevleri en ince ayrıntılarına kadar ele alınarak, anlatılır. Türban takan kız öğrenci inançları açısından namahrem olduğu için bu derse nasıl girecek ya da girmeyecek mi? Eğer bu öğrenci tıp fakültesini kazanmış ve tıp öğrenimi almayı tercih etmişse zaten yukarıda sözünü ettiğim dersi ve benzeri dersleri okumayı baştan kabul etmiş olmaktadır.O zaman bu kız öğrencinin türban takmasına ne gerek var.

Fen bilimleriyle ilgili bir branşta öğrenim gören öğrenci ya da çalışan kişi sürekli olarak doğru verilere ulaşabilmek için yaşamı,olayları sorgulayabilmeli,ortaya çıkan neden –sonuç ilişkisini objektif bir şekilde değerlendirebilmelidir.

Diğer yanda türban takanların savundukları (bir kaç gün önce ana haber bülteninde türban takan başka bir kız öğrenci “İlahi adalet” diye bağırmaktaydı) iyi-kötü,günah-sevap,sevgi-korku üzerine kurulu net ve derin inançları bulunmakta.

Bilimin birincil görevi yaşamdaki her şeyi sorgulamak ise türban takan öğrenci hangisini tercih edecek ve nasıl bir ikilem ortasında kalacak.Bir yanda fakülte de okuduğu dersler diğer yanda çocukluğundan beri beynine nakış gibi işlenmiş günah ve sevap olguları.

Başka örnekler de vermek istiyorum:

-Birkaç ay önce Ankaray’da giderken Beşevler durağında kızlı-erkekli bir grup öğrenci bindi.Bir kız öğrenci arkadaşlarıyla diğer yolcuların dikkatini çekecek kadar yüksek sesle konuşmakta ve ağıza alınmayacak espriler yaparak erkek öğrencilere laf atmaktaydı.Yüksek sesle konuşan ve erkek öğrencilere laf atan kız türbanlıydı.

-Çeşitli zamanlarda parkta,durakta beklerken,yolda yürürken büyük bir keyifle sigara içen kadınlar gördüm.Diğer bayanlardan tek farkı taktıkları türbandı.

-Sokakta yürürken bütün bedenini sımsıkı sarmalamış,kıyafetine rağmen vücut hatları tamamen belli olan ya da palto ve eteğindeki uzun yırtmaçlardan olduğu gibi bacakları görünen bayanlarla karşılaşmaktayım. Bu bayanların diğerlerinden tek farkı türbanlı olmaları.

-Yol kenarında, toplu taşıma araçlarında ya da parkta birbirleriyle aşırı samimi pozlar içinde olan gençlere,sevgililere rastlamaktayım.Bu sevgililerin diğerlerinden tek farkı genç kızın türbanlı olması.

-Türbanlı kadınların kullandığı eşarpların tamamı saf ipek ve giydikleri kıyafetlerin büyük bir kısmı pahalı ve hepsi marka.

Yukarıda örnek olarak verdiğim hareketleri Allah indinde doğru olup olmadığını düşünmeksizin herkesin içinde rahatlıkla yapabilen türbanlı kızlar lise ya da üniversite kapısına geldiklerinde mi namus abidesi kesiliyorlar.

Türban inançtan,günah-sevap, doğru-yanlış gibi nedenlerden dolayı takılıyor olsaydı zaten yukarıda sözünü ettiğim hareketlerin hiç birinin ulu orta yerde yapılmaması ya da giyilen kıyafetlerinin o denli pahalı ve dikkat çekici olmaması gerekmezmiydi?

İlk emir “Oku” olmasına rağmen iktidardakiler kızların okumasını engellemek için her şeyi yapmakta.Daha sonra da “Çocuklarımızın okumasını engelliyorlar” diye nutuklar çekmekteler.Gerçekten çocuklarının okumalarını,eşlerinin çalışmalarını isteseler okulda, üniversitede, kamusal alanda, devlet dairesinde “türbanınızı çıkartın” diyemezler mi? Bu sözü söylemek o kadar zor mu?

Kısaca,ülkemizde kamuoyu sağlamanın,gündem değiştirmenin yeni simgesi türban oldu




var gaJsHost = (("https:" == document.location.protocol) ? "https://ssl." : "http://www."); document.write(unescape("%3Cscript src='" + gaJsHost + "google-analytics.com/ga.js' type='text/javascript'%3E%3C/script%3E")); try { var pageTracker = _gat._getTracker("UA-7006964-1"); pageTracker._trackPageview(); } catch(err) {}

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

simdiki olusumu 1980-1990 yillari arasinda hayret ve ilgi ile izlemis akitilan onca mali kaynagin bir gun onlari iktidar yapacagi konusunda cevreme hep dikkat nidalari dagitmistim.Hatta katildigim bir toplantida ve konusmasini dinledigim bir sahis icin dikkat gelecegin bas olacaklarindan demistimki dedigim cikti.Bu mesele 20 senenin urunu sabirla inatla ve inanilmaz mali kaynak aktarimiyla bu gunlere gelindi.Anayasanin degisiklik bile teklif edilemiyecek maddesiyle celiski icinde olan konu meclisten gecip kanunlasirsa bir kelimem var EL INSAF!! Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 30.01.2008 7:15
Cevap :
Bu oluşum 1980 darbesinin hemen sonrasında başladı.Kenan Evren'in televizyon kameraları karşısına geçip Kuran ve ekmek konusunda halka verdiği demeçler daha dün gibi aklımda MÜİAD Başkanı,daha sonra Başbakan ve Cumhurbaşkanı olan Özal ve çevresindekiler bu oluşuma her türlü maddi kaynak bularak,her türlü desteği sağladı. Daha önce ki yerel seçimlerde ve son seçimde kapı kapı dolaşıp erzak,kömür,beyaz eşya, kameralı cep telefonu ,altın vb. dağıttılar.Daha sonra da ya Kuran'a el bastırıp yemin ettirdiler ya da kendilerine oy vermezlerse yapılan yardımların kesileceğini söyleyerek bir anlamda tehdit ettiler.Bugün türbanın gündemde tutulmasının nedenlerinden biri de önümüzdeki yerel seçimler ve ülkemizdeki kötü gidişatın üstünü örtmek. Oysa,Türkiyenin şu an için en önemli sorunu ekonomi ve işsizlik. Selam ve Saygılarımla  30.01.2008 11:27
 

Bizde hoş bir atasözü vardır. Derler ki'' Maksat üzüm yemek değil, bağcıyı döğmek'', aynen o ortamdayız...Selamlar...

Yalnıztürk 
 29.01.2008 21:46
Cevap :
İçinde bulunduğumuz ortam ve koşullar hiç bir açıdan güzel değil ne yazık ki. Üstüne üstlük her geçen gün giderek çirkinleşmekte.İktidar partisi de ortamı gerginleştirmek için elinden geleni yapmakta. 1980 öncesinde olduğu gibi kardeşi kardeşe düşman edecekler bu gidişle.Amaç sadece oy toplamak. Selam ve Saygılarımla  30.01.2008 1:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 225
Toplam yorum
: 476
Toplam mesaj
: 111
Ort. okunma sayısı
: 1313
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster