Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Ekim '12

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
581
 

Tezkere Geçti, Gözümüz Aydın Olsun

Tezkere Geçti, Gözümüz Aydın Olsun
 

  • Savaş göz göre göre geliyorum diyordu zaten… Ama AKP hükümeti ve Başbakan Erdoğan’ın vaziyete bilinçli bir gözle değil, ille de Ortadoğu’nun lideri olma hevesiyle yaklaştığını gördükçe, “Vay halimize” diyordum.
  •  
  • Başbakan Erdoğan her ağzını açtığından Esad’ın diktatörlüğünü diline doluyordu. İyi güzel de, adama sormazlar mı, “Esad bugüne mahsus mu diktatördü? Birbirinize iltifatlar dizerken Esad diktatör değil miydi? Boğazda yat turu düzenlerken, ortak bakanlar kurulu toplarken Esad diktatör değil miydi?”
  •  
  • Esad’la bol bol gezip, etrafa renkli camdan pozlar verirken de Esad diktatördü ama o zaman Esad’ın ipini ABD çekmemişti. Ne zaman ki ABD Esad’ı gözüne kestirdi, işte o zaman bizimkiler Esad’a cephe aldı. Ne Esad’ın diktatörlüğü kaldı, ne gaddarlığı, ne eli kanlı hali…
  •  
  • Lisedeyken, Edebiyat Hocamızdan ilk kez duyduğum bir cümle aradan geçen onca zaman bile zihnime kazınmış bir halde duruyor; “Umutsuzluk, insanın gücünü arttırır” demişti hoca… Gerçekten de öyle… Halkı isyan bayrağı açmış ve ha düştü ha düşecek bir ülkenin lideriyle dalaşmak akıl kârı iş değil ama büyük efendi emri verdiği için, bizimkilerin bu emre itaatten başka çıkar yolları da kalmadı.
  •  
  • Kendilerine çıkar yol bulamayan bizimkiler, Ortadoğu’ya liderlik hevesiyle, kendilerine biçilmiş misyonun gereğini yerine getirmek hedefiyle, güdümlü politikalarını bir bir perdelediler. Bundan sonrası için artık hamasetten öteye yapacak bir şeyleri de yok. İsrail’e güya kafa tutup, boyunun ölçüsünü aldılar… Suriye’ye bulaştılar ve bu bulaşma bir uçağa mal oldu. Muhalifleri beslediler, lojistik destek verdiler ve en nihayetinde düşmekte olan bir liderle dalaşmayı kendilerine hak gördüler. Lakin kazın ayağı öyle değil. Esad tek başına düşmeyecek… Allah muhafaza Türkiye, Suriye ile bir savaşa tutuşursa sadece Erdoğan ve partisi değil, koca bir ülkenin düşüşüne de tanık olacağız. Bölünmek, parçalanmak ne demekmiş, işte asıl o zaman göreceğiz.
  •  
  • İstediğimiz neydi?
  •  
  • Gayet açık ve net… Gayet yalın… Savaş olmasın, kimsenin içişlerine karışmayalım, Allah muhafaza bir oldu bittiyle kendimizi savaş denen belanın içerisinde bulmayalım. Ve gerisin geri, mazlum insanların gencecik çoluğu çocuğu cephelerde, ölümün soğuk kollarına terk edilecek.
  •  
  • Yok ama… Bir insanın zihnini hırs bürümüşse… Bir insan hırsı yüzünden her şeyi kırıp döküyorsa… Koca bir ülkeyi hırsı yüzünden gözünü kırpmadan savaşın kucağına itmeyi göze alıyorsa, ne denli şansız olduğumuzu bilmem söylemeye gerek var mı? Kendi ülkesinde onca sorun varken, her gün onca genç insan yaşama veda ederken ve bir ülkenin otuz yılı aşkındır süren bir savaşı söz konusuyken, bunları görmeyeceksin, Suriye’de yaşanmakta olan iç savaşa cepheden dalış yapıp, üstüne vazife olmayan konuşmalar yapacaksın…
  •  
  • Bir ülke bu denli öngörüsüz, bu denli sığ, bu denli popülist politikalarla yönetilemez. Yönetilirse, işte bu gün savaş denen rezilliğin içerisinde kendimizi buluruz.
  •  

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1509
Toplam yorum
: 3024
Toplam mesaj
: 195
Ort. okunma sayısı
: 1133
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster