Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Aralık '07

 
Kategori
Tıp
Okunma Sayısı
548
 

Tıp teknolojilerinde yerli üretim

Tıp teknolojilerinde yerli üretim
 

Estetik ve güzellik, günümüz tüketim toplumunun yeni oyuncaklarından biri haline çoktan gelmiş durumda. Ben plastik cerrahi uzmanı olduğum için konuya bu açıdan giriş yaptım. Ama tıbbın diğer alanlarında da durum çok farklı olmasa gerek. Ülkemizde sağlıklı istatistikler olmadığı için bu konu üzerindeki ekonomik verileri tam olarak ortaya koymak zor görünüyor. Ama şu bir gerçek ki; İstanbul’da tüm İngiltere’den fazla MR veya tomografi cihazı olmasına benzer bir savurganlık bu alanda da kendisini gösteriyor. Bu konuda başı çeken de lazer ya da zayıflama aletleri. Bu cihazların fiyatı 30 ile 40 bin avrodan başlıyor ve 100 ile 150 bin avroya kadar çıkabiliyor. ‘Yeni teknoloji tabiî ki pahalı olur ve biz de bu teknolojiden yararlanma hakkına sahibiz’ denebilir. Burada sorun bunların niye ithal edildiğinden ziyade neden bu kadar çok olduğudur. Yıllık bazda bu ithalat tutarı milyar dolarlarla ifade edilebilir. Bir de bu cihazların teknolojik ömrünün ortalama 3-4 yıl olduğu düşünülürse tablo daha net ortaya çıkar. Cihaz sahibi tabiî ki cebinden çıkan parayı belirli bir sürede çıkarmakta ve belirli bir kar payına ulaşmaktadır. Ama sonuçta giden milli servettir ve bu parayla birçok başka yatırımlar yapılabilir.

Ülkemizde bu teknoloji yapılabilir mi? Bu bilgi birikimi var mı? Tabiî ki yapılabilir ve bilgi birikimi var. Fakat sorun elde edilen ürünün pazarlanması ve maliyetinin diğer ithalatçı ülkelere göre fazla olmasıdır. Bu konuda yapılacak devlet teşviği ile bir süre sonra dünya çapında söz sahibi olunabilir. Yapılması gereken bence bu iradenin ortaya konmasıdır. Buradaki avantajımız, ithalata bağlı döviz kaybının azaltılması ve teknoloji alan değil ihraç edebilen seviyeye ulaşılacak olunmasıdır. Teknolojinin gelişimi aşamasında ülkemizde de belirli merkezlerde kıpırdanmalar mevcuttur. Ama bu kıpırdanmalar kaplumbağa hızındadır ve tatmin edici olmaktan uzaktır. Teknolojinin gelişimi ile ilgili benim bilebildiğim bir makro-politika yoktur. Öne çıkan belki de yegane konu yerli savunma sanayinin dışa bağımlılığının azaltılması olagelmiştir. Diğer taraftan yerli tıp teknolojilerinin geliştirilmesi çok uzak bir hayal gibi görünmektedir. Hali hazırda yapılan taklit aşamasındaki ürünler de tercih edilirlik sıralamasında aşağılardadır.

Özetle dışa bağımlılığımızın, her alanda olması gerektiği gibi tıbbi cihaz alanında da azaltılması gerekmektedir. Bunun yararları hem döviz kaybının azaltılması hem de teknoloji üssüne dönüşmemizin kapılarını açacak olmasıdır. Kendi ileri teknoloji ürünlerimizi kullanmamız dileğiyle.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel bir konuya değinmişsiniz. Bu konuda daha çok fırın ekmek yememiz gerekecek ve daha da ötesi sindirmemiz gerekecektir. Ülkemizde Ar-ge'lere ayrılan bütçeler malumdur. Resmini koyduğunuz Biyomedikal mühendisliği sanırım bir veya iki üniversitede mevcut. Daha çoook ÇALIŞMAMIZ ve BİLİME GEREKEN DEĞERİ VERMEMİZ gerekmektedir.. Sevgi ve saygılarımla. İyi bayramlar..

sevgiii 
 20.12.2007 23:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 17
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1917
Kayıt tarihi
: 27.01.07
 
 

1971 yılında Bandırma'da doğdum. İlkokulu Hamamlı Köyü'nde, ortaokul ve liseyi Savaştepe Öğretmen Li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster