Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Nisan '16

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
101
 

Tiyatronun çocuk eğitimindeki yeri

Tiyatronun çocuk eğitimindeki yeri
 

Tiyatro denildiğinde yaşamın aynası akla gelmektedir. İnsanlık tarihinden bu yana, belgelerle de kanıtlanmış bir gerçek olarak yaşamı şekillendiren, renklendiren, yönlendiren kısacası bireye kimliğini kazandıran etkenlerin kaynağında hep sanatsal bir yansıma görülmüştür. Tiyatro bu yansımaların ilk sıralarında yer almaktadır. Gerek yöresel orta oyunlarıyla gerekse kuklalarıyla ya da kendine has sahneleme teknikleriyle yapılan sunumlar, yaşamın ve insanın ta kendisini yansıtmayı ilke edinmiş, bunu yer ve mekân kaygısı gütmeksizin tarihin her sahnesinde başarıyla sergilemiştir.  Kısaca konu başlığımız doğrultusunda değerlendirecek olursak: “Tiyatro, çocuğun gerek bireysel (zihinsel ve duygusal) gerekse toplumsal gelişiminde çok etkin bir eğitim ve sanat faaliyetidir.” demek son derece yerinde olacaktır.

Bir sunumun ya da etkinliğin herkese hitap edişi genellikle “yediden yetmişe” söylemiyle yansıtılmaya çalışılır. Oysa tiyatro sanatı bu sınırı daha da öne çekmektedir. Anne-babaların duyarlı ve ilgili yaklaşımları doğrultusunda, ortalama 3 hatta daha da erken yaşlardan itibaren tiyatro etkinlikleri tüm çocukları etkilemeyi başaran bir özelliğe sahip olmuştur. Bunun en büyük nedeni de doğrudan insan kaynaklı bir sunum olmasındandır. Bu noktada anne ve babaların dikkat etmeleri gereken en önemli husus oyun seçimidir. Bu da tiyatro grubunun alanında bilinçli ve yetkin olup olmadığıyla doğrudan ilintilidir.

Oyunlarda ilk aşamada göze çarpan, sahnedeki kişilerin çocukları etkilemeye, dikkatini çekmeye çalışan ritmik ve sanatsal hareketleridir. Bunların müzik eşliğinde sunumu ise çok daha etkili olacaktır. Amaç çocuğu eğlendirerek oyunun içine çekmektir. Bu davranışlar çocuklara yönelik oyunların olmazsa olmazıdır. Ustaca ve bilinçli bir şekilde kurgulanan oyunda bu devinimin arasına serpiştirilen pek çok öğretinin yansıdığını görmek mümkündür. Zaten beklenen, istenen, olması gereken de budur. Bilindiği üzre çocukların öğrenme aşamasında en büyük tutanakları gözlem ve taklitçiliktir. Onların bu özelliği hiçbir zaman göz ardı edilmemelidir. Dolayısıyla işte bu noktada sahnedeki sunumlar çok önem arz etmektedir. Çocuk mutlaka sahnedeki oyunculardan biriyle özdeşleşecektir. Kendisini onun yerine koyarak oyunun içinde olduğunu düşünecek; kendince yaratıcılığını ve düş güçlerini zenginleştirecektir. Açmazlarda nasıl tepki vereceğini, ne söyleyeceğini kurgulayarak kendini sınama şansını yakalayacak; kendine olan güveni artacaktır. Toplumun uymakla olduğu yükümlülükler, gelenekler, olumlu ya da olumsuz davranışlar ve alışkanlıklar tiyatro gösterisiyle bire bir yansıtılabilir. Bu sayede izleyiciye görsel ve sözel pek çok öğreti kazandırılabilir. Aynı zamanda, özünde gelişmekte olan çocuğun duygusal yaklaşımlarına ve en önemlisi zihinsel gelişimine olan katkısı da yadsınamayacak kadar büyük değer taşıyacaktır. Bunun da, süreç içerisinde çocuğun kişilik ve sosyal gelişiminde çok büyük etken olacağı kesindir. En önemli noktalardan biri de tiyatronun dil kullanımındaki gelişime olan katkısıdır. Çocuklar dilinin ortak kullanım kurallarını ve söylemlerini en güzel yansımasıyla duyacak, özümseyecek, öğrenecektir. Bu bir ders niteliğinde olmayacağı için çok daha etkili ve kalıcı olacaktır. Böylece tiyatro sayesinde dilde birlik adına çok büyük kazanımlar sağlanmış olacaktır.

Çocukluk yıllarında sahneyle bütünleşen, kendini oyunun bir parçası gibi gören çocuk önceleri sadece kendini ve küçük dünyasındaki çevresini değerlendirirken zamanla oyunun içinden çıkıp dıştan bakarak sorgulamaya, yargılamaya, neden-sonuç ilişkilerini irdelemeye başlayacaktır. Bu da kişisel gelişimin en önemli yansımaları olacaktır. Çocukluk yıllarında kazanılan bu yetiler, ileriki yıllarda bireysel ya da toplumsal ilişkilerinde kendine olan güveni ve karar vermedeki etkinliğini, iş hayatında başarıya uzanan sağlam basamakları oluşturacaktır.

Amaç eğitimse aracın neler olabileceğine çok özen göstermek ve seçici olmak gerekir. Bu doğrultuda tiyatro sunumları değerlendirilmesi gereken en önemli eğitim aracıdır. Eğitimde görselliğin hele ki bire bir işin içinde yer almanın ne denli önemli ve etkili olduğu düşünülürse bu seçimin ne kadar yerinde ve anlamlı olduğu bir kez daha kendini göstermiş olacaktır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Düşüncelerinize katılıyorum. Özellikle çocuklarımızın gelişiminde en etkili olduğu yer dil ve kültürdür. Dil başlı başına bir kültür taşıyıcısıdır ve eğer bir milletin dili yozlaşmaya başlamışsa, aynı milletin kültürü de yozlaşmaya başlamış demektir. Her tiyatro örneği için aynı şeyi söylemek mümkün değil fakat hakkı verilerek hazırlanmış, marifetli insanların elinde şekillenmiş, onların yüreğinden ve zekasından kopup gelerek tasarlanmış tiyatro oyunları hem kültürümüzü hem de o kültürün içindeki halk diline yerleşmiş kalıpları, kullanım alanlarını çok rahat bir şekilde çocuklarımıza aktarabiliyor. Belki biraz aşırı bulanlar olabilir ama bazen okullarımızın dahi birazcık tiyatrolaştırılması taraftarıyım. Görsellik açısından en azından.

Bülent Güler 
 02.05.2016 0:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 68
Toplam yorum
: 48
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2649
Kayıt tarihi
: 07.09.06
 
 

Türkoloji eğitimi aldıktan sonra A.Ü. TÖMER kuruluş aşamasında ve ilk yıllarında yurt içinde göre..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster