Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '16

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
83
 

Dil…

Dil…
 

www.aliozdemir.net


Kimi insanlar günlük hayatta 300 kelime kullanıyormuş. Kangal köpekleri de 300 kelimeyi öğrenebiliyormuş. Gazete, kitap, dergi nedir bilmeyince hayat “geliyorum, gidiyorum” arasına sıkışıp kalıyor. Üniversiteyi bitirmiş olanlarımız bile kütüphaneye uğramaz, okumaz oluyor.

18 milyon aile var. 14 milyon eve hiç gazete girmiyor. Okumayan insanlar yazamaz, çizemez, proje yapamaz.

Yazıdan uzak hayatı olan insanların şehirleri de yeşilden, estetikten, temizlikten, standarttan uzak oluyor.

Yalap şap, hesapsız kitapsız yapılmış binalar depremde tokat gibi yüzümüze çarptı. Üç beş suçlu bulup hapse attık. Aynı yolda yürümeye devam ettik.

Orta Asya’dan Anadolu’ya gelen atalarımız Farsçanın, Arapça’nın, Rumca’nın, İtalyanca’nın, İbranicenin, Fransızcanın, Almancanın, İngilizcenin etkisinde kala kala kendi dilini unuttu. 1945 yılından sonra İngilizce sinsice beyinlerimizi ele geçirdi.

Ana okulundan üniversiteye kadar İngilizce ile eğitim yapılan akıldışı / saçma okullar açtık. İnsanın en iyi ana diliyle düşünebileceğini bilmezden geldik. Sonuçta ortaya 300-500 İngilizce sözcükle papağan gibi konuşan, kendi değerlerinden uzak, abullabut, patavatsız, projesiz tipler etrafı sardı.

Türk Dili Edebiyatı öğretmenlerini bile derslerin İngilizce okutulduğu sahte üniversitelerde yetiştirme aymazlığı yaptık.

İngilizce’ye karşı değiliz. Ancak İngiliz gibi tüm dersleri akıl dışı kuralları olan bu dille yapmaya karşıyız. İngilizce ne yazık ki kuralları olan bir lisan değildir. Hintçe, Fransızca, Latince gibi dillerden aşırma yani uydurma bir yapıdır. Bunu hangi dil uzmanına sorarsanız aynı cevabı alırsınız.

Peki nasıl olmuş da İngilizce dünyanın en çok konuşulan dili olmuş? Bunun cevabı tarihte vardır. Sömürgeci, istilacı, acımasız, zorba bir toplum 2-3 asır boyunca kan emerek servet yapmış, kuklalarıyla dilini de yaymıştır.

Aslında teknolojiyi dil bilmeden takip etmek de mümkündür. Bilgisayar, elektrik, elektronik, makine, gıda, tarım, ilaç gibi alanlarda yeni ortaya çıkan bilgileri bir kurul tarafından çevirmek, web ortamında hızlıca yaymak çok mu zor?

Yazışmaları, analizleri, belgeleri web tarayıcıları büyük bir doğrulukla çevirir olmuştur. Yani bir İngiliz gazetesini web ortamında Türkçe okumak mümkün hale gelmiştir. 

Dil bilmek iyi bir şeydir. Ancak 2000’li yıllardan sonra önemini kaybetmeye başlamıştır. Zira bilgisayarlar çeviri işini halletmiştir. Dil gidince gelenek, görenek, kültür, ahlak da gitmektedir.

Ali Özdemir

BOLU

www.aliozdemir.net

Not: Kargo bedelini ödeyen herkese bir kitabımı hediye ediyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ali Bey,dil,bir ulusu oluşturan öğelerin başında gelir; ama diline de yabancılaşan bir toplum olduk.İngilizceye,Fransızcaya,Almancaya,Arapçaya,Farsçaya gösterilen özen Türkçeye gösterilmiyor.Kitle yayın organlarında da bu özensizliği görüyoruz.Özünde,okuma özürlü bir toplumuz.Ben de "dil"konusunda yazıyorum. .Selamlar.

Hüseyin Başdoğan 
 24.04.2016 14:45
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 270
Toplam yorum
: 158
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1785
Kayıt tarihi
: 24.04.11
 
 

Eğitimci - Yazar - Yayıncı. 1968'de doğdu. Marmara Üniversitesi, Teknik Eğitim Fakültesini bitird..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster