Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '16

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
497
 

Trabzonspor - Osmanlıspor Maç Analizi

Trabzonspor - Osmanlıspor Maç Analizi
 

Geçen hafta yaşananlar paralelinde hareketli bir hafta geçiren Trabzonspor ile ligin en iyi deplasman takımı Osmanlıspor arasındaki maç beklentilerin altında kaldı. Maç Trabzonspor’un geçen hafta yaşananlara tepki maksadıyla protestosu ile 30 sn. geç başladı.

Özellikle Trabzonspor bu dağınık görüntüsü ile ligin en kötü takımı olduğunu bir kez daha ispatladı. Her hattıyla tel tel dökülen takımı geçen hafta yaşananlar bile diriltememiş. Kalede Onur, defansta Akpabo ve ileride Marin dışında bütün futbolcular sezon sonun son maçını oynar gibiydiler. Bosingwa’nın bireysel hataları Trabzonspor’a maç kaybettirmeye devam ediyor. Akhisar Bld. maçında olduğu gibi. Trabzonspor bütün hatlarıyla çok kopuk oynuyor. Erkan, Sefa, Marin ve Muhammet’in takım savunmasına hiç katkıları yok. Rakibin beklerinin ve orta saha oyuncularının hücuma desteklerinde hiç adam kovalamadılar. Defansın önünde oynayan Fatih ve Okay’ın düz ve sıradan oyuncular olmaları ofansif anlamda takıma hiç katkı sağlamıyor. Orta sahada kreatif oyuncu eksikliği yüzünden Trabzonspor yana ve geriye çok pas yapıyor. Okay’ın yüksek pas hatası ve Erkan’ın topla ve kendisi ile kavgası haftalardır devam ediyor. Hami hoca her iki oyuncuya da sabırla katlanıyor. Trabzonspor fizik ve kondüsyon olarak çok kötü durumda. Osmanlıspor’un özellikle ayağa kısa pas oyunu ile Trabzonspor 20’nci dakikadan sonra oyundan düştü. Hami hocayı zor günler bekliyor.

Osmanlıspor maçı orta sahadaki direnci ile kazandı. Mehmet Güven ve Raheem Lawal’ın yüksek pas yüzdeleri ve oyunun yönünü sürekli değiştirmeleri Trabzonspor’un oyundan düşürdü. Mehmet Güven’in 30 yaş olgunluğundaki futboluna hayran kaldım. Sahanın her yerinde arkadaşlarını rahatlattı. Hem defansta hem ofansta bir İniesta, bir Xavi kıvamındaydı. Osmanlıspor her hattıyla çok basit ve hızlı oynayarak rakibini yordu ve oyundan düşürdü. Final pasları başarılı olsa fark açılabilirdi. İleride ve kanatlarda oynayan oyuncuları (özellikle Delarge) ile onların arasına sürekli giren Mehmet ve Ndiaye, kanatlardan bindirme yapan bekleri ve savunmada basit oyunu ile taş gibi bir takım görüntüsü verdiler. Mustada hocayı ve takımını tebrik etmek lazım. Çünkü yaşananlar paralelinde onlar için çok zor bir maçtı.

Son sözüm şehire ve taraftara; Geçen hafta yaşananlar neticesinde yapılmak istenen gövde gösterisine maalasef taraftar ve özellikle şehir sessiz kaldı. Maça gelen taraftarın çoğunluğu başka illerden gelmişti. Biletlerin 3 TL olması bile şehri ve taraftarı harekete geçirmedi. Yönetimin bunları irdelemesi gerekiyor. Şehir, takımı yalnızlığa bırakmış gibi gözüküyor. Takım ile şehir arasında bir kopukluk oluşmuş. Trabzonspor acilen 2010-2011 sezonu unutmalı ve geleceğe bakmalı. Bu süreç yönetimin, takımın ve taraftarın bütün enerjisini almış götürmüş. 50. Yıl şampiyonluğu hayal gibi duruyor. Türk futbolunun geleceği Trabzonsporsuz olmaz. Şehrin ve takımın üzerindeki ölü toprağı bir an önce atmalı ve geleceğini inşa etmelidir. Türk futbolunun buna acil ihtiyacı vardır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 631
Kayıt tarihi
: 14.02.16
 
 

1975 Samsun doğumluyum, Anadolu üniversitesi işletme bölümü mezunuyum. Kamuda çalışıyorum. Trabzo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster