Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1917
 

TSK'nın açılımı!

TSK'nın açılımı!
 

TSK'nın açılımını bilmeyen yoktur elbette;Türk Silahlı Kuvvetleri...

Silahlı kuvvetler kurumlaşma açısından Türkiye'nin en rafine olmuş, homojenleşmiş grubudur....Hatta, bu "kurumlaşma" mensupları arasında öylesine bir bağlılık şeklinde tezahür ediyor ki, TSK mensupları daima kurumlarını kendilerinin "rızık vericisi" olarak görüyor ve adeta yaşamları kurumlarıyla birlikte anlam ifade ediyor.

Söylem karşımıza şöyle çıkıyor: "Ekmeğini yediğim bir kuruma nasıl karşı çıkarım" ya da bu karşı çıkma "ihanet" olarak algılandığı için, "Ekmeğini yediğim kuruma nasıl ihanet ederim!"

Ordu gibi, disiplini her şeyden önce gelen bir yapıda mensuplarının bu denli "kurum tabietini" anlamak mümkün. Hatta bunu bizim ordumuz için bir üstünlük meziyeti de sayabiliriz.

Ama bir de insanın hakikati vardır. İnsanın hakikati şudur: Hatasız kul olmaz; her insan bir gün suç işleme potansiyeli taşır..

Bu insana mahsus hakikate ordu mensupları da dahildir elbette..İnsanın giydiği elbisenin haki renkli olması, omuzunda yıldızlar bulunması onu insan olmaktan çıkarmıyorsa, bütün bu görünümü ile onun da "suça bulaşma" ihtimali vardır.

Fazlasıyla homojenleşmiş, fazlasıyla "kurumsal kimlik" vurgusu olan grupların asıl sorunu da burada ortaya çıkıyor işte: Kurum öylesine katı bütünleşme gösteriyor ki, suça bulaşan bireyler sahipleniliyor ve suç bütün gruba yansıyabiliyor...Bu durumun Türkçedeki karşılığı: "Kol kırılır yen içinde kalır"...

Yalnışlık burda..Eğer TSK bu katı "kurumsal tabiet"i terkedip içindeki suçluları temizlemezse, bütün kurumun büyük bir hızla halk nezdinde yıpranması ve "suçlu" duruma düşmesi ihtimali var. Bu ihtimal, sadece ordu mensupları için değil, bütün ülke için önemli bir "tehdit" oluşturuyor.

Darbe planları, suikastler, silah ve mühimmat yolsuzlukları...Bütün bunları yapanlar ordu mensubu da olsa, belli şahıslardır. Ama siz onlara "belli şahıslar" olarak değil de "ordu mensubu" olarak bakarsanız, yaptıkları tüm suçları orduya bulaştırmış olursunuz...

TSK, halk nezdinde (Türkiye Suç Kurumu) gibi algılanmaya başlanmadan, kendi içinde ciddi bir temizlik yapmalı..Kanunların dışına çıkan, kendini hukukun üstünde tutan ve suça bulaşan kim varsa kurumsal kimliğinden arındırılıp Yargının karşısına çıkarılmalı...

"Göz bebeğimiz" ordumuz algısının, "gözümüzü çıkaran" haline gelmesini hiç birimiz istemeyiz!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sivil matigin askeri anlamasi hayli zordur. Dununden bu gunune kadar silahli kuvvetlerimiz icindeki zararlilari ayiklamis ve ayiklamaya devam etmektedir. Cogu kez mediaya yansimadan cokda buyuk ayiklamalar gerceklesmistir. Tabi sizlerin tum bunlari bilme ihtimalinizde yoktur. Bir gercegi goz ardi etmeden bakiniz, siz can dostunuzun kursun yarasini elinizle tanpon yapmadiginiz icin, sunguyle kalles kalesnikoflarin ustune gitmediginiz icin , sehidiniz arkasindan vatan sagolsun demediginiz icin ayni duygulari hissetmenizde zordur. Bu acidan birakin sanli ordum sanli yerinde kalsin gercekten birakin!! Saglik ve saygiyla

Newyorker sade vatandas 
 23.12.2009 17:10
Cevap :
Yanlış olan işte bu bakış açısı sayın newyorker...Şehit olanlar, arkadaşının yarasına tampon koyanlar kimler?? Başka bir millet mi? Biz değil miyiz..Hepimiz askerlik yapmadık mı? Bugün dağlarda savaşanlar veya herhangi bir savaş çıktığında canını ortaya koyacak olanlar bizler değil miyiz? Biz haki elbise giymiyoruz-mesleğimiz bu değil çünkü- diye yan gelip yatıyor muyuz?...Sanki bu ülkede bir askerler var- ki vatan koruması işi onlarındır- bir de siviller var ki, onlar yer içer yatarlar.Fırsat buldukça da ülkeyi soyarlar..Böyle şey olurmu..Yanlışı, hatayı herkes yapabilir. Ve demokratik bir toplumda yanlışı yapan herkes eleştirilir..Yoksa Amerikada böyle değil mi??..Yanlış bu çok yanlış..Selamlarımla.  24.12.2009 0:42
 

Katılık demişsiniz tek taraflı değil gibi :)Haberlerde kaçırdığım bir nokta mı var diye düşündüm okuduğumda. Yani demek istediğim suçlululuğu kesinleşmiş bireyler var da ordu onları mı aklamaya /saklamaya çalışıyor anlayamadım. Basından izlediğim kadarıyla üzerinde ufacık şüphe olan herkes alındı zaten ve her bir suçlama da kendi içerisinde tartışmalı. Haber kirliliği kısmına da tamam diyorum ama yani ordu götüreceğiz diyene OK diyor zaten, başka ne yapması lazım, suçlanıyorsan suçlusundur soruşturma mahkeme hukuk hikaye, hedef olmadan evvel düşünseydin deyip kişiye seni meslekten ihrac ediyorum mu demeli mesela ? Ya da sivil mahkemeyi reddedip askeri mahkeme de halledeceğiz biz bunu mu demeli ve halletmeli miydi? Ki bunu da diyemiyor zaten sanırım. Bilemiyorum , tabii ki kimse sütten çıkmış ak kaşık değil kesinlikle masumdurlar da demiyorum ama suçlu demek icin en azından mahkeme sonucunu beklemek lazım gelmez miydi diye sorma ihtiyacı hissediyorum, katılık sadece ordudamı gercekten

Emef 
 23.12.2009 14:55
Cevap :
Sivil yargılamanın son yıllarda olması gerektiği yönde ilerlediğini kabul ediyorum..Ancak alınan yol, demokratik bir toplum için yeterli değil..Ordu, içindeki çürük elmaları temizlemek konusunda daha titiz ve daha açık olmalı...Basına yansıyan haberler böyle olmadığını gösteriyor. Sürekli bir belge karartma çabası seziliyor..Elbette, kararı bağımsız yargı verecektir; kimseyi peşinen suçlamak söz konusu değil..Ancak bu işler bir an evvel açığı kavuşmazsa en büyük zararı ordunun imajı görecektir..Ben bu yöndeki kaygılarımı dile getirdim..Selamlarımla..  23.12.2009 19:52
 

Yedi yıldır devletn yıpratılmadık, üzerine gidlmedik kurumu bırakmadılar,. Bir kısmını siyasi varyasyonlarla "biat" ettirdiler, bir kısmını da "yandaş medya" ile .Şimdi ise hedefe TSK konuldu. Size bazı noktalarda katılıyorum. Çürük elmalar mutlaka ayıklanmalı, ancak bunu yaparken de yaşla kuruyu da ayırt etmeli, sisteml bir şekilde ordu yıpratılmamalıdır. Br gün bu orduya hepimizin ihtiyacı olacaktır.

Sonsuzluk (Osman Özeker) 
 23.12.2009 14:35
Cevap :
Osman bey, haklısınız..Ben de bu çürük elmalara vurgu yapmak istedim. Ancak, toplumu asker yanlıları ve karşıtları olarak ayrıştırmak doğru değil..Bu ülkede ordusunu sevmeyen, onun en güçlü ve güvenilir bir ordu olmasını istemeyen yoktur. Ama ordunun da kendini yıpratmamak adına suça bulaşanları temizlemek, onlara arka çıkmamak gibi birsorumluluğu var..Selamlarımla.  23.12.2009 19:54
 

Hep denizciler suçlanıyor. Onlar mı yapacak darbeyi? Büyükadayı mı alacaklar? Hikaye bunlar.

Ahmet Balcı 
 23.12.2009 14:31
Cevap :
Ahmet bey, denizci, havacı meselesi değil bu...Biz bu "hikaye"lerin geçmişte nasıl senaryolaştırıldığını ve ne dramatik filmler çekildiğini iyi biliriz..Yanlış mı??  23.12.2009 19:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1189
Toplam yorum
: 2971
Toplam mesaj
: 192
Ort. okunma sayısı
: 745
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklilik....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster