Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '19

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
196
 

Tükenmiş Hayatlar Gezegeni

Her yeni gün bir hikaye. Her yeni gün bambaşka bir hayat. Umutlar,sevinçler,hüzünler,acılar... Uçsuz bucaksız "Bilinmezlikler Ülkesi"ne doğru yol alıyoruz her yeni gün.

Hiç değişmeyeceğini sandığımız insanlar değişiyor. Hiç solmayacağını sandığımız sevdalar soluyor çiçekler gibi. Böyle şeyler yaşanıyor diye kimseyi yargılayamayız, hakkımız yok. Çünkü içinde yaşadığımız dünya değişiyor, evren başkalaşıyor. İnsanlar da bundan etkileniyor. Çünkü en nihayetinde hepimiz evrenin bir parçasıyız.

Ah şu koca evren bazen aldıklarını geri verir. Çoğu zaman da hiç vermez. Çünkü sanırım evren de insanlar kadar açgözlü oldu. Biz evreni negatifliklerimizle her geçen gün tükettiğimizi farketmedik. Sonra da yaşadığımız kötü olaylar için evreni suçladık. Ondan hep daha fazlasını istedik. Mutluysak daha mutlu, zenginsek daha zengin, iyi bir kariyer sahibiysek daha iyi bir statü ve daha sayamayacağım neler neler... Bir kez olsun elimizdekilerle evrenin bize sunduklarıyla yetinmeyi bildik mi? Yoksa hepimiz değişen hayat içinde tutsak,doyumsuz ruhlardan mı ibaret olduk?  Bu dünya uçmayı öğrenmeden önce daha güzel bir yer değil miydi? Ne çabuk unuttuk herşeyi?

Bir umudun, bir hayalin peşinde koşmak bile değerli olmalıydı. İlla ona ulaşmak değildi asıl amaç. O yolda gidebilmekti. Neden herkes hırsları uğruna, hep daha fazlası adına ruhunu şeytana satar oldu? İnsan olmayı ne çabuk unuttuk? Gözlerimi kapattığımda büyük bir kargaşanın, bir kaosun içinde yaşadığımı hissediyorum. Sadece şehirler değil dünya bir kaos. Onu çok yorduk. Tükettik. Ve biz de bu koca dünyada savrulan tükenmiş ruhlardan olduk. Artık bambaşka bir yerde yaşıyor gibiyiz. Umutsuzluklar Ülkesi'ni içinde barındıran "Tükenmiş Hayatlar Gezegeni" denilen bir boşlukta.

jale kasap bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Dediklerinize katılıyorum ve katılan çok fazla insanda var , sadece merak ettim bu dünya ne zaman tam anlamıyla mutlu oldu ki? Zira ben çocukken etrafımda sürülerce mutsuz insan vardı ve tarihe bakınca savaştan başka ne var ki...kişi kendinden özgür kalabildiğinde beynini yönetebildiğinde yeniden doğuş ve sizin tabirinizle adını mutluluk koyduğunuz teslimiyet varolacaktır...Sevgiyle kalabilmek sonradan öğretilemez öğrenilemez o doğuştan vardır, ruh Rahime girerken enerjideki çiftin tüm özelliklerini alır...Döngü devam eder bu dünya kaç kez ayni evreden geçti ve geçecek diye düşünüyorum.. sevgiyle kalın

jale kasap 
 22.11.2019 12:05
 

Evren aç gözlü olabilir ve o yüzden bizi tekrar tekrar istiyor da olabilir, kimbilir belki bize doymayan doyumsuzun teki odur... sevgiyle kalın hep

jale kasap 
 07.10.2019 5:28
Cevap :
Sevgili Jale Hanım, Biz evrene ne verirsek o da tıpkı bir ayna gibi onu bize tekrar geri veriyor bence. Negatif enerji, olumsuz duygular,karamsarlık bu kaos onu yoruyor. Biz onu yorduğumuz, tükettiğimiz için o da bizi yoruyor. İnsanlar böylesine hırslı,doyumsuz olmasa evren tekrar bu enerjiyi geri vermez bu negatif enerjinin tükettiği insan hayatları olmazdı. Biz de bu kaosta savrulmazdık. Sadece biraz daha az hırs ve tatmin gerekli. İnsanların küçücük şeylerden mutlu olduğu zamanlarda hepimiz ne kadar da mutluyduk değil mi? Keşke öyle zamanlara geri dönebilsek. O zaman bu evren hepimiz için yaşanabilir bir yer olurdu. Sevgi ve selamlarımla.  18.11.2019 23:52
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 11
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 151
Kayıt tarihi
: 08.09.19
 
 

Turizm İşletmeciliği ve Otelcilik mezunuyum.İlgi alanlarım kişisel gelişim, alışveris,moda, yurti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster