Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mayıs '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
317
 

Tüketilmiş hayat kesitlerinden sayfalar:

Tüketilmiş hayat kesitlerinden sayfalar:
 

Şimdiki genç jenerasyonun ilişkilerini izliyorum da;

Ne kadar süratli yaşamaktalar, arkadaşlıkları, sevgiyi aşkı, başarıları başarısızlıkları, umutları ve de realiteleri...

Teknolojinin koymakta olduğu soru işaretlerini, virgülleri ve noktaları sadece tek parmakları ile onaylayarak , başlatıp bitiriyorlar tüm değerlerini.

Bir ilişkiye mi başlayacaklar, hop bir tel mesajı ya da elektronik posta ile bir mail,
buluşmalar kafelerde yemek yemeler, burgerler gülümseyişler, el ele tutuşmalar, diskolar vs, aradan üç gün geçiyor bir de bakıyorsunuz tel mesajlarındaki slm. nbr. gibi kısacık haberleşmeler tak diye, BYE.kelimesi ile bitiveriyor.

Ne açıklamaya gerek var ne de bir son buluşma...

SADECE BYE...

İşte bu denli fırtınalı bir süreç içinde okulları, dersleri, aileleri ile iç çatışmaları, yaşadıkları sosyo-ekonomik çıkmazlar, ergenliğe geçiş sendromları vs.bütün bunları üs üste yaşarken, karşı cinsle olan tek dilaogları işte bu yarım günlük kısacık deneyimler ve kalpleri ilk başlarda gümbür gümbür atıverirken bir anda bir balon gibi sönüveren ve yeni ilişkilere yelken açan hallere giriveriyorlar.

Neden oldu bu geçiş, ne zaman oldu, nereye gidecek bu vaziyetleri bilinmez ama şu kesin ki bunca yoğun ve akıcı geçirdikleri zaman dilimleri arasında sadece basit cinsel deneyimleri, öpüşüp koklaşmalar el ele gezmeler olacaktır.

Bütün bunların haricinde SEVGİYİ AMA GERÇEK SEVGİYİ tanıyamıyorlar.

Çünkü sevgiliye slm yerine merhaba demenin karşısındakini yüz yüze tanımak yerine, mesaj atarak, bir iki klişe cümle ile ona sevimli görünmeye çalışmanın ve de en sonunda bıkkınlık hissettiklerinde ilişkilerini DEFOL GİT! dercesine bye!
diyerek sonlandırmalarının sancılarıdır bunlar.

Zannediyorum bilgisayarların cep telefonlarının, ucu yanık aşk mektupları ve de renkli kağıtlara yazılan kokulu nağmelerle dolu aşk iletilerini öldürmesinden sonra olmaya başladı bu baş aşağı düşüş...

Mektubuma başlamadan evvel, önce selam eder o güzel gözlerinden öperim.

Son;
Beni merakta bırakmadan yaz canım sevgilim.

diye yazılan uzun mektupların yerini bir saniyede iletilen kısacık mesajlar aldı ya,
acaba ne zaman gelecek yanıtı diye beklemek olmadan ne zevki kalır o ilişkinin.

İşte bu yüzden çabuk tüketiliyor ilişkiler.

Adını aşk koydukları heyecanlar bir hafta sonra da nefrete dönüşüveriyor.

İşte size teknoloji çağından bir kesit.

Ben şikayetçiyim güzellerim,
nerede o sevgiliye siz diyen gül kokulu nağmeler neredeler?

-

NİLGÜN ÇAKICI/BURSA


2 mayıs 2007/18.11

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elimin altında yüzlerce orta okul öğrencisi olduğu kırtasiyecilik dönemlerinden yaptığım sentezlerdi bunlar Bir arkadaşına: - Gel çıkalım! Dedikten sonra, erkek arkadaşlarına olayı kızı ayattım oğlum ne haber diyerek ,alaycı bir ses tonu ile lanse etmelerine şahit oldum ve hatta sık sık da uyardım onları.SAYGInın çoğu zaman aşkın da sevginin de üstünde yer alması gerkliliğini anlatmaya çalıştım. Benim anlattıklarım ile liseye başlayan bir jenerasyona sahibim. Sadece nasihat almak,yazdıkları kompozisyon ve de makaleleri okutmak için gelen bir sürü öğrencim vardı. Şuna inancım sonsuz ki; özellikle annelerinin bilgi ve denetiminden yoksun,içi boş rastgele yetiştirilen,çok fazla sayıda çocuğun varlığına tanık oldum. Sadece üst baş ve karın doyurmak ,dershaneye postalamak ile ebeveyn olunamıyor maalesf. Ruhunu ve beynini de beslemek şart. Doğruyu ve yanlışı anlatabilmek adına... Bunları paylaşmak istedim sn Aslan. Katılımınız için teşekkürler.

NİLGÜN BURSA 
 04.05.2007 10:18
 

zaman geçiyor ama haksızlık etmeyelim. onlarda aşklarını yaşıyorlar yine özgürce ve mutlu olarak...

erol aslan 
 02.05.2007 22:51
 

Yolunuzun üstündeki en yakın bir internet kafeye girin oturun bir hafta sonu. Bir genç msn de kız arkadaşına bir şeyler yazmaya çalışıyor, yanında en az üç arkadaşı,ona tiolar vererek kırıtıyorlar.O esnada kurulan cümleleri ağzıma almaya da inanın terbiyem müsait değil. Yazdıkları ayrı cümleler söyledikleri ayrı, kalplerinden geçirdiklerini ise hiç sormayın. Ben de 12 yaşında bir erkek,21 yaşında kız çocuğu annesi olarak yazdım bu yazımı. Katkılarınızdann dolayı çok teşekkürler. Nil.

NİLGÜN BURSA 
 02.05.2007 19:14
 

kendini bilen, iyi aile terbiyesi almış, eğitimli bir genç, teknolojiden pozitif yönde etkilenir. İnternetteki güzel, romantik web sitelerinde gül kokmasalar da gönderileni çok etkileyip duygulandıracak nağmeler içeren kartlar var. Ben bile çabuk yaşlandığım için üzülüyorum, bunları gördükçe. Türk toplumu sistemli bir şekilde yozlaştırıldı egemen güçler tarafından. Bunun gençlere yansımasını da maalesef internet ortamında sıkça görebiliyoruz. Sebep teknoloji değil bence. Saygı ve sevgilerimi iletiyorum İzmir'den.

Mustafa Mumcu 
 02.05.2007 19:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 238
Toplam yorum
: 966
Toplam mesaj
: 227
Ort. okunma sayısı
: 1431
Kayıt tarihi
: 26.03.07
 
 

Bursa'dan bir milliyet okuru olarak, burada sizlerle olmak çok güzel. Bir ev hanımıyım, iki çocuk..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster