Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Temmuz '06

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1328
 

Tünel ve artık orada olmayan ‘Açık Sütun’

Yaklaşık bir haftadır Almanca öğrenmeye çalışıyorum. Hani çalışıyorum da bunu tek başıma kitaplarla yapmaya çalışmıyorum, bir kursa gidiyorum. Kursum mekan olarak Tünel’de yer alıyor. Taksim, İstiklal caddesinin en sonu, hani eskiden o güzel heykelin olduğu şimdiyse onun yerine kocaman bir boşluğun yer aldığı mekan. Kocaman dediysem lafın gelişi, yoksa Tünel zaten küçücük bir mekan.

Bu küçücük, sıkışık mekanda, 1993’te belediyenin açtığı bir yarışma sonucu yerleştirilen ve mekanın bir parçası haline gelip, oraya ait olan ‘Açık Sütun’ yaklaşık bir senedir yerinde değil.

Açık alanda heykel dendiğinde, çevremizde genellikle, tarih sahnelerinden seçilerek betimlenen kişi ya da olaylara dair anıtları görüyoruz. Tabii o kadar kötümser olmamak lazım, anıtlar kötü olduğundan değil, ama estetik kaygıyı ikinci plana ittiklerinden, haz peşinde olan insan gözü çevresinde daha farklı sanat yapıtları arıyor. Ne şanslıyız ki, çevremizde aralıklarla da olsa sanatçıların kişisel kaygıları ile üretikleri ve bir şekilde belediye ya da hükümet tarafından da onaylanarak çeşitli mekanlara yerleştirilen heykelleri görebiliyoruz.

Her ne kadar, bunlar parmakla sayılabilecek kadar az olsa da; hakkettikleri ilgiyi göremeseler de ve hatta tahrip edilseler de, dikkatli gözlerle bakıldığında bu tarz güzel yapıtlardan çevrede bir kaç tane görülebiliyor.

Ayşe Erkmen’in ‘Açık Sütun’u da işte bu nadir bulunan eserlerdendi. Tünel bu sütunla o kadar bütünleşmişti ki, eski kartpostallarda, heykelin orada olmadığı fotoğraflar eksik geliyordu. Şimdi ise heykel gerçekten de bu mekanda değil. Sadece heykelin daha önce üzerinde yer aldığı yuvarlak mekan ve heykelin bir parçası olan ortasındaki yeşil alan Tünel’de halen varlığını koruyor.

‘Açık Sütun’ geçen yaz düzenlenen bir sergi kapsamında farklı bir şekilde izleyiciye sunuldu. Amaç heykele dair bir farkındalık yaratmaktı, bu ne kadar gerekliydi tartışılabilir fakat gerçekten de bir farkındalık yaratıldı ve strafor ile kaplanan heykel yakıldı, sonuç olarak bu güzel eser artık Tünel’de yer almıyor.

Her akşam kursa giderken ve kurs çıkışında bu mekandan geçerken içim cız ediyor. Nasıl etmezki. Mekan kafamda halen heykeline sahipken, oradan her geçişimde gözlerim, heykelin orada olmadığı gerçeğini yeniden hatırlatıyor, ve bu seremoni her seferinde aynı şekilde işliyor. Zaten sanatın neredeyse sıfır yaşam alanı bulduğu bir coğrafyada, bulunduğu yerle bu kadar bütünleşmiş ve orada yaşayan yaşamayan, oradan geçerken onu izleyen, varlığının farkında olan ya da olmayan herkes tarafından bu kadar benimsenmiş bir eserin başına, böylesi bir olayın gelmesi ve bunun telafisi için hiç bir şey yapılmaması gerçekten, iç sızlatıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

son gördüğümde esnaf olduğunu tahmin ettiğim kimseler heykelin bulunduğu yeri iki arabalık bir otoparka çevirmişlerdi, fotoğrafını çekmiştim ama karanlıkta iyi çıkmamış.. sanat manat desen eminim ki verecekleri cevap ya "biz burda ekmek parası zor kazanıyoruz sanat ne ola?" tadında olacak ya da "ibrahim tatlıses dinliyoruz ya, aha işte sanat" olacak.. brecht'in "Erst kommt das Fressen, dann kommt die Moral." sözüyle bir bağlantı kurulabilir mi bilmiyorum.. belki de sadece ayşe erkmen'in vakti yoktur.. en azından birilerinin bu durum karşısında içinin sızladığını görmek moral verici..

dj_enkidu 
 07.11.2006 4:17
Cevap :
Olay ilk olduğu dönemde üzerine okuduğum bir haberde, heykelin yerine mutlaka yeniden konulacağı yazıyordu. Bu sözü, aslında bu heykelin şu anda yok olmasından biraz da olsa sorumlu bulduğum, serginin küratörü veriyordu. Fakat üzerinden 1 yılı aşkın bir süre geçmesine rağmen, yapılanlar ne yazık ki ortada...  07.11.2006 16:23
 

kentteki böyle güzelliklerden, kimsenin dikkatini çekmeyen bu tür ayrıntılardan bahsetmeniz ne güzel. keşke herkes bunları farketse...

yaseminnnnnn 
 14.07.2006 11:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 17
Toplam yorum
: 4
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1645
Kayıt tarihi
: 23.05.06
 
 

Kendisini halen 10'lu yaşların ruh halinden kurtaramamış olan yazar kişi, 30'lu yaşlarına gelmede..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster